ANTALYA’DA KENT HAKKI ALARMI
Antalya Kent İzleme Platformu’nun (AKİP) yayımladığı “2025 Yılı Kent Hakkı İhlalleri” raporu, kentte doğa, tarih ve kamusal alanların kamu yararı gözetilmeden projelere açıldığını ortaya koydu. Raporda müze yıkımı, falezlerin statü kaybı, otoyol ve TOKİ projeleri kent hakkı ihlali olarak değerlendirildi.
Antalya Kent İzleme Platformu (AKİP) tarafından hazırlanan “2025 Yılı Kent Hakkı İhlalleri” Raporu, Antalya’da geçen yılın doğal, kültürel ve ortak yaşam alanları açısından ciddi kayıplarla geçtiğini ortaya koydu. Rapora göre 2025 yılı, şeffaflıktan uzak, halkın ve yerel yönetimlerin dışlandığı kararlarla kentin geleceğinin şekillendirildiği bir dönem oldu.
Raporda, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkılması, Konyaaltı falezlerinin sit derecesinin düşürülmesi, Finike–Demre–Kaş otoyolu projesi ve Çakırlar TOKİ projesi başta olmak üzere birçok uygulamanın, kent hakkını ihlal eden örnekler olduğu vurgulandı. Bu müdahalelerin, doğal bellek, kültürel hafıza, ekolojik bütünlük, yerel demokrasi ve kamu yararı açısından kritik bir kırılma yarattığı ifade edildi.
MÜZE YIKIMI: KÜLTÜREL HAFIZANIN TASFİYESİ
Raporda, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımı, açık bir planlama gerekçesi ve kültürel etki değerlendirmesi yapılmadan gerçekleştirildiği için kültürel hafızanın tasfiyesi olarak nitelendirildi. Yıkım sürecinde yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplumun dışlandığı, alanın geleceğine dair kamuoyuna açıklanmış bir plan bulunmadığı kaydedildi.
FALEZLERİN KORUMA STATÜSÜ ZAYIFLATILDI
Konyaaltı falezlerinin sit derecesinin düşürülmesi, raporda kentin silueti ve kıyı ekosistemi açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirildi. Bu kararın, uzun vadeli çevresel sürdürülebilirliği riske attığı vurgulandı.
OTOYOL PROJESİNE ÇED ELEŞTİRİSİ
AKİP raporunda, Finike–Kumluca–Demre–Kaş otoyolu projesi için çevresel etki değerlendirme sürecinin yetersiz olduğu belirtildi. Projenin ekolojik koridorlar, tarım alanları ve arkeolojik sitler üzerinde baskı oluşturduğu, kıyı şeridinde rant odaklı değer artışını tetiklediği ifade edildi.
TOKİ PROJESİ: YEREL YÖNETİM DEVRE DIŞI
Raporda, Çakırlar güneyinde, Çandır Çayı dere yatağında planlanan TOKİ projesi de ele alındı. Projenin yerel belediye süreçleri dışında, merkezi idare eliyle yürütüldüğü belirtilerek, “ÇED gerekli değildir” kararının gerekçelendirilmediği, DSİ ve ASAT’ın çekincelerinin yeterince dikkate alınmadığı vurgulandı. Bu durumun, yerel demokrasinin zayıflatıldığının somut göstergesi olduğu kaydedildi.
AKİP, raporun sonuç bölümünde 2025 yılının Antalya için kentleşme açısından kritik bir kırılma yılı olduğunu vurgulayarak, kamu yararı, doğa ve kültürel miras odaklı planlama anlayışına geri dönülmesi çağrısında bulundu.