ATSO SEÇİMLERİNE KADINCA BAKIŞ...!

En son diyeceğimi baştan söylemiş olayım...! Antalya iş dünyasında kadınların görevi ekonomiyi büyütmek, erkeklerin görevi de yönetmek mi?

25 Eki 2026 - 16:49 YAYINLANMA
512 GÖSTERİM

ATSO seçimlerinde Davut Çetin, Hatice Öz ve Berkay Bahar yarıştı; sandıktan Berkay Bahar galip çıktı. Kırmızı, turuncu, mavi derken kendimi Pantone renk kataloğunun Antalya lansmanında sandım!

Esasen reklamcı, sonradan PR'cı, yandan çarklı gazeteci olarak meslek hastalığım yine nüksetti. Reklamcı yanım görsele, PR'cı yanım mesaja, gazeteci yanım sonuca baktı.

Üçü de aynı soruyu sordu: Renkler tamam da iletişim stratejisi nerede?

DAVUT ÇETİN:
Analog Dünyanın Sıcak Adamı

Eski ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya iş dünyasının tanıdığı, insan ilişkileri güçlü, mütevazı bir isim. Geçmiş seçimden kalan mağduriyet algısının da kendisine destek sağladığını düşünüyorum.

Ancak iletişim açısından ortada güçlü bir kampanya göremedim. Sanki dünya dijitale geçmiş, biz hâlâ faksın başında gönderildi raporu bekliyoruz!

Elbette insan ilişkileri önemli ama artık iletişimin de stratejisi, bütçesi ve profesyonel yönetimi olmalı. Buna rağmen aldığı oy düşündürücü.

Acaba güçlü bir iletişim kampanyası yürütseydi sonuç değişir miydi diye düşünmeden duramıyorum.

HATİCE ÖZ:
Billboardları Kazandı, Sandığı Kaybetti

Seçimin en derli toplu kurumsal kimliği Hatice Öz'ündü. Renkler, tasarımlar, billboardlar...

Bir reklamcının bakıp "Burada ajans çalışmış" diyeceği türden. Ancak 360 derece pazarlama iletişiminin diğer enstrümanları aynı güçte kullanılmadı.

Reklam vardı ama PR, medya ilişkileri ve mesaj yönetimi yeterince görünür değildi. "Güçlü ATSO" diyordu ama nasıl, kimin için ve hangi sorunları çözerek?

Yine de Hatice Öz bu seçimden önemli bir kazanımla çıktı.

Meşhurluğun temeli olan tanınırlık ve bilinirlik sorununu çözerek. Şimdi mesele bu görünürlüğü kalıcı bir güven ilişkisine dönüştürmek.

Ancak aldığı düşük desteği yalnızca kampanya eksikleriyle açıklayamıyorum. Eğitimli, kentli, güçlü bir iş kadınının Antalya'nın erkek egemen iş dünyasında karşılaştığı görünmez duvarları da sorgulamak gerekiyor.

Çünkü tanınmak başka, kabul görmek başka. Hatice Öz'ün bundan sonraki adımlarını merakla izleyeceğim.

BERKAY BAHAR:
Reklamcının Ezberini Bozan Adam

Sandığın kazananı Berkay Bahar, merhum Ali Bahar'ın kardeşi. Kendisiyle geçmişte yaptığım bir sohbetten hırslı, kararlı ama uzlaşmacı bir iş insanı izlenimiyle ayrılmıştım.

Kampanyasında ise belirgin bir reklam stratejisinden çok birebir ilişkiler öne çıktı. Telefonlar, ziyaretler, tokalaşmalar...

Biz 360 derece iletişim anlatırken o 360 kişiyi tek tek mi aradı acaba?

Sonuçta adam kazandı!

Demek ki ATSO gibi meslek örgütlerinde seçmenle doğrudan ilişki kurmak, geniş kamuoyu tanınırlığından daha etkili olabiliyor.

Ancak seçim başarısının gölgesinde kalan önemli bir mesele var: Yeni yönetim kurulunda tek bir kadın bile bulunmuyor.

Berkay Bahar'ın liderlik potansiyelini teslim ederken bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Çünkü güçlü liderlik yalnızca seçimi kazanmakla değil, temsil ettiği kurumun bütün kesimlerini yönetime taşıyabilmekle de ölçülür. Buraya bir soru işareti bırakıyorum.

Peki, Kadınlar Nerede?

ATSO'nun Ağustos 2026 verilerine göre 69 bin 606 üyesinin 23 bin 859'u kadın girişimci firma üyesi olarak bildiriliyor. Yani yaklaşık her üç üyeden biri kadın.

Peki yönetim kurulunda kaç kadın var?

Sıfır!

Başkan dışında 10 asil, 10 yedek yönetim kurulu üyesi. Kadın sayısı yine sıfır.

İnsan ister istemez soruyor: Antalya'da kadınlar şirket kuracak, üretecek, ihracat yapacak, istihdam sağlayacak, vergi ödeyecek ama yönetim masasına gelince sandalye bulamayacak mı?

Üstelik seçim sürecinde kadın girişimciliğini temsil eden çevrelerden Berkay Bahar'a verilen destek de bu sonucu daha düşündürücü kılıyor.

Özellikle TOBB Kadın Girişimciler Kurulu'nda üst düzey görev üstlenen Serap Kocaoğlu'nun desteği, kadınların yönetimdeki temsili açısından sorgulanmayı hak ediyor.

Kadın girişimciliğini desteklemek yalnızca kadınların iş kurmasını teşvik etmek değildir. O kadınların karar mekanizmalarında da yer almasını savunmaktır.

Kadınlara girişimcilik anlatıp yönetim masasında yer vermemek, yüzme kursu açıp havuza su koymamaya benzemiyor mu?

Antalya'nın iş dünyasında kadınlar artık yalnızca ekonominin üretici gücü değil, yönetimin de karar verici gücü olmalı.

Çünkü mesele yalnızca bir seçim, üç aday ya da bir yönetim kurulu değil.

Mesele, Antalya iş dünyasında kadınların ekonomiyi büyütürken yönetim hakkının neden hâlâ erkeklerin elinde kaldığı.

Yönetim katına çıkarken asansör hâlâ erkeklere çalışıyor...!

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: