ENDOMETRİOZİS FARKINDALIK AYI AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NDE KUTLANDI
Akdeniz Üniversitesi, Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerle hastalığın görünürlüğünü artırdı. Etkinlikte alanında uzman isimler ve hastalar deneyimlerini paylaştı. Endometriozis, her 10 kadından 1’ini etkileyen ve tanısı çoğunlukla yıllar süren kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor.
Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde, Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu tarafından düzenlenen etkinlikler, Minimal İnvaziv Jinekoloji Derneği (MİJİD), Minimal İnvaziv Jinekolojik Onkoloji Derneği (MİJOD) ve Robotik Jinekolojik Cerrahi Derneği (RJCD) katkılarıyla gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonu’nda yapılan programda Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, akademisyenler, öğrenciler ve hastalar yer aldı. Etkinlik, Antalya Devlet Konservatuvarı sanatçılarının dinletisiyle başladı.
Prof. Dr. Özlenen Özkan, açılış konuşmasında, endometriozisin toplumda fertilite yaşındaki kadınların yüzde 10’unu etkileyen yaygın ama zor tanınan bir hastalık olduğunu vurguladı. “Tanısı yıllar alabiliyor, tedavisi zor olabiliyor. Bu nedenle farkındalık çok kıymetli” dedi ve üniversitenin kendi yöntemleriyle en hızlı tanıyı koyup tedavi sağlaması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, endometriozisin hem hastayı hem de hekimi yoran ciddi bir hastalık olduğunu, ancak ehil ellerde iyi sonuçlar alınabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Selen Doğan, hastalığın toplumsal boyutuna dikkat çekerek, endometriozisin görünmeyen bir ağrı ile kadınları sosyal hayattan izole eden bir durum olduğunu ifade etti. Doğan, semptomların erken teşhisle yönetilebilir ve yaşam kalitesi geri kazanılabilir olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Murat Özekinci, endometriozisin 10 kadından 1’ini etkilediğini, kronik ağrı ve üreme problemleri yaşayan kadınlarda multidisipliner yaklaşıma ihtiyaç olduğunu söyledi. Ayrıca, yumurta dondurma ve modern tıbbi uygulamalarla doğurganlığın korunmasının önemine değindi.
Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan, hastalığın psikiyatrik sanılsa da aslında kronik bir ağrı sendromu olduğunu belirtti. Tanı sürecinin dünyada ortalama 8 yılı bulduğunu, hastaların çoğunlukla yanlış branşlara yönlendirildiğini ve iş gücü kaybına yol açtığını açıkladı.
Etkinlikte hastalar deneyimlerini paylaştı:
-
Berna Yıldırım, 16 yaşında başlayan hastalığı nedeniyle 40 kiloya düştüğünü, doğru teşhis ve ameliyat sonrası yaşamını geri kazandığını anlattı.
-
Hülya Uçar, yıllarca sosyal hayatı ve iş yaşamının etkilendiğini, başarılı cerrahi sonrası konforlu bir hayata kavuştuğunu söyledi.
-
Gülçin Gültekin, 15 yıl boyunca yanlış yönlendirilip sahne hayatını etkileyen hastalığını, doğru hekim ve tedaviyle yenebildiğini ifade etti.
-
Hatice Gülsüm Yücel, şiddetli ağrı ve yaşam kalitesi kaybı sonrası ameliyatla sağlığına kavuştuğunu belirtti.
Etkinlik, hem bilimsel farkındalık sunumları hem de hastaların gerçek yaşam deneyimlerinin paylaşılmasıyla endometriozisin toplumda daha görünür hale getirilmesini sağladı.
- Antalya
- Akdeniz Üniversitesi
- Erken Teşhis
- Kadın Sağlığı
- #Doğurganlık
- endometriozis
- farkındalık ayı
- minimal invaziv jinekoloji
- jinekolojik onkoloji
- robotik cerrahi
- kronik ağrı
- tüp bebek
- kadın hastalıkları
- jinekoloji
- endometriozis tedavisi