RANT UĞRUNA DOĞA GÖZDEN ÇIKARILIYOR

Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nihat Dipova, Antalya’da deniz manzarası odaklı yapılaşma anlayışının çay yataklarını daralttığını, taşkın ve kıyı erozyonu risklerinin bilinçli biçimde görmezden gelindiğini söyledi. Dipova’ya göre, doğayı feda eden bu yaklaşımın bedelini günü geldiğinde halk ödüyor.

06 Şub 2026 - 15:20 YAYINLANMA
RANT UĞRUNA DOĞA GÖZDEN ÇIKARILIYOR

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Antalya’da kıyıya sıfır yapılaşma politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Dipova, deniz manzarası uğruna çay yataklarının daraltıldığını ve bunun ciddi çevresel riskler doğurduğunu vurguladı.

Özellikle Boğaçayı örneğine dikkat çeken Dipova, daha fazla deniz manzaralı yapı üretmek için çay yataklarının bilinçli şekilde daraltıldığını belirtti. Bu durumun “şişe boğazı etkisi” yaratarak suyun denize tahliyesini zorlaştıracağını ifade eden Dipova, olası taşkınlarda mahallelerin su altında kalabileceği uyarısında bulundu. Yaşanabilecek felaketlerin ise çoğu zaman “doğal afet” denilerek geçiştirildiğini söyledi.

Dipova, taşkın risklerinin “100 yılda bir olur” söylemiyle küçümsendiğini, bu süreçte siyasi ve bürokratik sorumluluğun zaman aşımına uğradığını dile getirdi. Büyük taşkınların ardından yapılan yüksek maliyetli altyapı yatırımlarının, kamu bütçesi üzerinden meşrulaştırıldığını savundu.

Açıklamasında kıyı erozyonu tehlikesine de değinen Prof. Dr. Dipova, çayın üst kesimlerinde yapılacak taşkın önleme yapılarının, Antalya’nın simgesi olan kumsallarda daralmaya yol açabileceğini ifade etti. Bu risklere dikkat çekenlerin ise “istemezükçü” olarak yaftalandığını belirten Dipova, mevcut anlayışın kamusal yarar yerine rantı öncelediğini vurguladı.

 

Kaynak :
https://www.antalyakorfez.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: