SAĞLIKLI YAŞAMIN BİLİMİ ANSİAD GÜNDEMİNDE
ANSİAD’ın 2026 yılı ilk kahvaltılı toplantısında “Longevity: Hücreden Hayata Uzanan Sağlıklı Yaşam Bilimi” konusu ele alındı. Tıbbi Biyokimya Uzmanı Dr. Asuman Kaplan Algın, sağlıklı ve uzun yaşamın genetikten çok yaşam tarzı seçimleriyle şekillendiğini vurgulayarak iş dünyasına önemli mesajlar verdi.
ANSİAD tarafından düzenlenen 1. Kahvaltılı Toplantı, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Akra Hotel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. İş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren toplantıda “Longevity: Hücreden Hayata Uzanan Sağlıklı Yaşam Bilimi” başlığı altında sağlıklı ve kaliteli yaşamın bilimsel temelleri konuşuldu.

Programın konuğu olan Dr. Asuman Kaplan Algın, sağlığın sadece bireysel bir konu olmadığını, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirliğin ve liderlik performansının temel unsuru olduğunu belirtti. “Başarıyı sürdürülebilir kılan şey sağlıktır” diyen Algın, özellikle yoğun iş temposu altında çalışan yöneticilerin biyolojik sınırlarını zorladığını ifade etti.

Algın konuşmasında longevity kavramının bir trend değil, hücresel düzeyde bilimsel bir yaklaşım olduğunu vurguladı. İnsan ömrünün uzamasının tek başına yeterli olmadığını belirten Algın, önemli olanın “sağlıklı ve fonksiyonel yaş almak” olduğunu söyledi.
“Genetik kader olabilir ancak epigenetik seçimdir” sözleriyle dikkat çeken Algın, sağlığın yalnızca yüzde 15-30’unun genetik faktörlere bağlı olduğunu, yüzde 70-85’lik kısmın ise yaşam tarzı, çevresel etkiler ve alışkanlıklarla şekillendiğini dile getirdi. Uyku kalitesi, stres yönetimi, doğru nefes teknikleri ve dengeli beslenmenin hücresel yaşlanmayı doğrudan etkilediğini belirtti.
Yoğun tempo ve stresin normalleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Algın, “Sürekli yorgunluk ve odak kaybı kader değildir; vücudun verdiği alarmdır” dedi. Özellikle kronik inflamasyonun birçok hastalığın temelinde yer aldığını belirterek bağırsak sağlığının bağışıklık sistemi üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Beslenme konusunda da önemli değerlendirmelerde bulunan Algın, 25 yaş sonrası metabolik değişimlerin başladığını ve bu süreçte protein, lif ve mikro besin dengesinin doğru kurulması gerektiğini ifade etti. Aşırı kırmızı et tüketimi, işlenmiş gıdalar ve yüksek şeker oranının hücresel yaşlanmayı hızlandırdığını belirtti. Ayrıca son yıllarda sebze ve meyvelerin besin değerlerinde düşüş yaşandığını, bu nedenle bilinçli tüketimin daha da önem kazandığını söyledi.
Algın, nefesin önemine de özel bir başlık açarak diyafram kullanımının artırılması gerektiğini ifade etti. “Akciğer kapasitemizin tamamını kullanmıyoruz. Doğru nefes, hücresel oksijenlenmenin anahtarıdır” dedi.
Standart check-up uygulamalarının çoğu zaman geç kalınmış veriler sunduğunu belirten Algın, biyokimyasal risk analizlerinin erken teşhis açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Özellikle D vitamini, B12 ve homosistein seviyelerinin düzenli takip edilmesi gerektiğini söyledi.
GETAT uygulamalarına da değinen Algın, bu yöntemlerin modern tıbbın alternatifi değil, bilimsel zeminde tamamlayıcı bir yaklaşım olduğunu belirtti. Doğru hasta seçimi ve kanıta dayalı uygulamalarla desteklendiğinde etkili sonuçlar alınabileceğini ifade etti.
Toplantı sonunda katılımcıların soruları yanıtlandı. Program, sağlıklı yaşamın bireysel bir tercih olmanın ötesinde, stratejik bir yatırım olduğu mesajıyla sona erdi.
- ANSİAD
- sağlıklıyaşam
- AntalyaİşDünyası
- Longevity
- AsumanKaplanAlgın
- AkraHotel
- Epigenetik
- FonksiyonelTıp
- GETAT