STRATEJİK GÜÇ HATTI

Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, tıbbi tedarik zincirinin artık yalnızca lojistik değil, çok boyutlu bir stratejik güç alanı haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve diplomatik ağı sayesinde bu alanda avantajlı bir noktaya ulaştığını vurguladı.

31 Oca 2026 - 16:33 YAYINLANMA
846 GÖSTERİM
STRATEJİK GÜÇ HATTI

Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen 6. Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi kapsamında gerçekleştirilen panelde, tedarik zincirinin küresel ölçekte sürdürülebilir bir yapı olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Okumuş, tedarik zincirinin üretim ya da ithalatla başlayan, depolama ve dağıtımla devam eden ve hastaya ulaşan bütüncül bir süreç olduğunu ifade ederek, sürecin herhangi bir aşamasındaki aksamanın hasta güvenliği ve halk sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle üretim ve satın alma gücünün güçlü tutulmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.

Tıbbi tedarik zincirinde sürdürülebilirlik ve izlenebilirliğin altını çizen Okumuş, ürünlerin her aşamasının denetlenmemesi halinde sahte ve kaçak ürün riskinin arttığını söyledi. Pandemi süreci ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin, tedarik zincirinin stratejik önemini açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Okumuş, kısa sürede organize olunarak milyonlarca kişiye sağlık hizmeti sunulmasının devlet kapasitesinin somut göstergesi olduğunu dile getirdi.

Okumuş, dünyada “tedarik zinciri diplomasisi” adı altında yeni bir diplomasi alanının oluştuğunu belirterek, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki konumuyla bu alanda önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade etti. Sağlık, savunma ve kimya sektörlerindeki üretim kapasitesine işaret eden Okumuş, gelişen lojistik altyapının hızla stratejik bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“Tedarik zinciri artık yalnızca lojistik bir konu değil; stratejik dayanıklılık, teknoloji, risk yönetimi ve diplomatik kapasitenin kesiştiği bir politika alanıdır.” dedi.

Panelde konuşan Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim Muaz Yaradılmış ise, kutu bazında ilaçların yüzde 90’ının yerli üretimle karşılandığını açıkladı. Kalan yüzde 10’luk kısmın yüksek değerli ithal ilaçlardan oluştuğunu belirten Yaradılmış, bu ürünlerin de zamanla yerlileştirilmesine yönelik çalışmalara açık olduklarını kaydetti. Yaradılmış ayrıca, kurumun yapay zekâ uygulamalarına hızlı şekilde entegre olduğunu ifade etti.

Kongrenin 2 Şubat tarihine kadar devam edeceği bildirildi.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: