MERHAMET(MERCY)

24 Şub 2026 - 11:11 YAYINLANMA
867 GÖSTERİM

Mercy, 2026 yapımı bir Amerikan bilim kurgu filmi.

Sevelim sevmeyelim, beğenelim beğenmeyelim Amerikan, Çin, Kore film endüstrisi, konulu filmlerde benim hep dikkatimi çekmiştir.

Konu neden ilgimi çekti, neden köşe taşıma gereği duydum anlatayım.

Ülkemizde adaletten, verilen mahkeme kararlarından, emsal sonuçlardan hep şikayet ederiz.

Ülkemize, adalete olan güven listenin ilk sıralarında olması gerekirken, maalesef listenin son sıralarında.

Şikayet, tutuklama ve mahkumiyet kararlarında kişiye özel kararlar verildiği, hükümete yakın isimlerin hukuk zırhı ile korunduğu, muhalefete yakın kişilerin hukuk yolu ile korkutulduğu, basının çeşitli gerekçelere dayandırılarak suçlandığı kamuoyunda hep konuşulur.

Toplum, hukuku ve verilen kararlardaki adaleti bu kadar çok konuşursa, işte o zaman izlediği filmde de karşılaştığı manzarada da kıyaslamalara gidiyor, içten içe hukuku ve adaleti sorguluyor.

Mercy, (Merhamet) filminin konusu, yapay zeka ve teknoloji ile oluşturulan dijital mahkeme.

Mahkeme, dijital bir odada mahkumun idam sehpasında oturması ile başlıyor ve 90 dakika içinde kendisini aklaması veya suçu işlediyse gerekçe ve hafifletici nedenlerini anlatması gerekiyor. Savunmasındaki gerekçeler ve somut hafifletici deliller suçun  yüzde 92 oranına düşmesini sağlarsa kişi idamdan kurtuluyor, suça ve yüzdeye göre hapis cezalarına çarptırılıyor.

Aksi takdirde idam sehpası, idam koltuğu, idamı iğne ile gerçekleştiriyor.

Sürükleyici olan bu filmde mahkum, tüm dijital imkanlara ve suçun oluşmasına, olayın çözülmesine neden olabilecek tüm bağlantılara ulaşma hakkını kullanabiliyor.
Bu imkanı da tüm sistemlere erişme hakkı olan, KVKK kapsamındaki sınırları ise gerektiğinde dijital yargıç kararı ile açan bir yapay mahkeme düşünün.

Şu an böyle bir sistemin dünyada kullanılması mümkün olmasa da...
Gelecekte yapay zekalı mahkemeler oluşacak, insan unsurunu, derin yapıların hukuka müdahalesini, hakimlerin olası art niyetli veya talimatlı kararlarını engelleyecektir.

Hukuka güven duygusunu insanlar sağlayamıyorsa, sanal ve yapay zekalar sağlayacaktır.

Elbet 'Sanal ve yapay zekayı da yazan insanlar değil mi?' Diyeceksiniz.

O zaman yine adaletin tesis edilemeyeceği tezini savunacaksınız.

İnsanın değdiği her noktada şüphe ile yaklaşılması gerektiğini anlatmaya devam edeceksiniz.

Evet!..
Ben de bu kanıda olsam da...
İnsanın sağlayamadığı güveni bırakın biraz da teknoloji sağlamaya çalışsın, insanların tüm müdahalesine rağmen kötü niyetlilerle biraz da teknoloji savaşsın.

İnsanlar olarak ülkemizde adalete güveni sağlamakta zorlanıyorsak, o zaman gelecekte (Mercy, Merhamet) türü yapay teknoloji mahkemelerine, yapay hakim ve savcılara inanmaya mahkum olacağız, kararı sanal ve yapay zekalara bırakacağız.

Kişi için hukuk yerine, toplum için hukuku tercih etmediğimiz sürece, sanal da yapay da insan da olsa, biz bu sorgulamaları her zaman yapacağız.

Hayata Seyirci kalmamanız dileğiyle.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: