SÖZEN, "ULUALAN'I YEDİRMEYİZ...!"
Manavgat'ın, iktidar ile arası hiç iyi değil dostlar.. Tarımın ve turizmin adeta kişnediği, yaklaşık 300 bin nüfusa sahip olması bir yana...

250 adet beş yıldızlı otelin yanı sıra diğerleriyle birlikte 500 turistik tesiste 300 bin yatak sayısına ulaşan...
64 kilometrelik sahiliyle dünyada bir eşi olmayan...
Türkiye'de 44 ilden daha büyük bir ekonomik güce sahip olmasıyla öne çıkan...
Türkiye'de 55 vilayetten daha büyük bir Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ile, iş dünyasının temsil edildiği...
Ülke ekonomisine yılda 15 milyar dolar katkıda bulunan bir Manavgat gerçeği ortada iken...
Değil Türkiye, dünyanın önde gelen marka değeri yüksek bir turizm bölgesinden bahsederken, ülkeyi yönetenler olarak bir değil, bin kere düşünmek zorundasınız...
.jpg)
Evet, düşünüyorlar..!
Ama ilçenin dertlerini, sıkıntılarını, boğuştuğu YOKLUKLARINI değil..
Düşündükleri tek şey, ilçenin göz kamaştıran rantının, (ULUALAN) peşindeler...
Yerleşik nüfusu 300 bine dayanan, turizm sezonunda ( 8 ay turizm yapılıyor) milyonlarca yerli yabancı insana ev sahipliği yapan Manavgat'ta Hastane olmaması hem de uluslararası adına ayıptan da öte çok vahim ve utanç verici bir eksiklik değil de nedir...!
Diğer önemli iki eksiği ise bir başka can sıkıcı yanı...
Sağlık sorunu adına bir hastanesi olmayan ilçenin en çok ihtiyaç duyduğu bir üniversitesi ve organize sanayisi de yok...
MATSO'nun, yöresine sevdalı genç ve idealist başkanı Seydi Tahsin Güngör, ilçenin içinde bulunduğu sorunlarını anlatırken, öfkesinden ve üzüntüsünden kan basıncının tavan yaptığını anlamak zor olmuyor...
.jpg)
Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması için tüm altyapı çalışmalarını hazırladıklarını söyleyen Başkan GÜNGÖR, bürokratik engeller yüzünden bir türlü istedikleti sonucu alamadıklarından yakınıyor...
Kurulacak OSB ile turizm sektörünün tedarik sorunu başta olmak üzere tarım sektürünün imalat dahil pek çok sorununun yanı sıra büyük bir istihdam kapısı olacağının da altını çiziyor MATSO Balkanı...
Bunca sorunu yetmezmiş gibi, ilçenin istikbali bir başka ifadeyle geleceği olan Ulualan bölgesi ile başı dertte Manavgat halkının..
.
İlçenin en kıymetli bölgesinin 3 bin dönümlük bölümünün Ankara Hükümeti tarafından golf turizmi dayatmasıyla ellerinden alınmak istenmesine isyanı büyük yöre halkının...
Manavgat'ın cesur yürekli Belediye Başkanı Şükrü Sözen'in önderliğinde kurulan ULUALANI KORUMA PLATFORMU, 40 STK'yı da arkasına alarak haklı mücadelesini sürdürüyor...
İlçenin bu önemli bölgesini koruma mücadelesi ile ilgili yaptıkları ve yapacakları çalışmaları kamuoyuna duyurmak amacıyla Manavgat Belediyesi’nin başarılı Basın Müşaviri Nalan Yunusoğlu tarafından
.jpg)
Antalya medyasının davet edildiği Manavgat Kültür Merkezi’nde (03.04.023) yerimizi aldık...
Manavgat'ın güzelliklerini ve Ulualan bölgesini tanıtan özenle hazırlanmış film gösterimini salonu dolduran 40 STK Başkanı ve vatandaşlarla birlikte izledik...
Bundan sonrası ise tamamen Ulualan Platformu olarak devam eden proramda önce MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör davetlilere hitap etti...
Başkan Güngör özetle şunları söyledi:
"Manavgat için çok önemli bir konum olan Ulualan Bölgesinin doğru planlaması halinde kentimizin ekonomisi ve gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Kentimizin bütün dinamikleri olarak bir araya gelip, ortak hareket etmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.
.jpg)
Ekonomisi çeşitlenmiş, yaşam kalitesi yükselmiş, güçlü bir Manavgat için dayanışma içinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu sürece katkı koyduğunuz için, geleceğimize sahip çıktığınız için bütün katılımcılara Manavgat Ulualan’ı Koruma Platformu adına teşekkür ediyorum...”
ŞÜKRÜ SÖZEN’DEN DOSTA DÜŞMANA MESAJ
Devamında ise kürsüde yerini alan Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, dosta düşmana mesaj olacak çok çarpıcı bir konuşma yaptı...
"Manavgat’ta yaşamaktan gurur duyuyorum" diyerek başladığı konuşmasında Başkan Sözen şöyle devam etti:
"Bu kenti ilgilendiren özel konularda siyaset ötesi bir araya geliyor olmaktan dolayı da gurur duyuyorum. Bütün kent adına herkese teşekkür ediyorum. Bu ülke olarak acılarda, sevinçte birbirine sahip çıkan bir ülkenin, bir kentin insanlarıyız. Yangını birlikte geçirdik, pandemi atlattık, depremi yaşadık. İnsan olmanın yönetici olmanın temeli, duygularını kaybetmemektir. Neden var olduğunu unutmamaktır.
Temsil ettiği makamların ne olduğunu iyi kavrayarak hareket etmektir. Giydiğimiz ceketler, gömlekler geçici, halkın verdiği apoletler geçicidir.
Yarın icraatlarımızla temsil ettiğimiz makamların yetkisini nasıl kullandığımız sorgulanacak. Bunu unutanlar, 'Ben yaptım oldu' diyenler her zaman toplum tarafından cezalandırılmıştır. Yangının, depremin hala devam eden yaralarını nasıl sararız dediğimiz bir dönemde maalesef ne hikmetse seçime 1 ay kala, önümüze bir emrivaki geldi. Bu kadar aciliyetler varken bu acele niye diye sorguladık. Bunu ben de sorgulayanlardanım.
.jpg)
HALA HASTANEMİZ YOK
Bugün Manavgat’ımızın bir hastanesi hala yok. Turizmin en büyük kentiyiz, 300 bin yatak kapasitesiyle dünyanın en büyük lokasyonuyuz. Ülke ekonomisine en çok katkıyı sağlayan bir kentiz. Böyle bir kentte yaşayan hak eden insanlar neden hala bir hastaneye kavuşmadı.
Hastanemizi beklerken neden önümüze Ulualan geliyor? Bunu sorgulamadan, aciliyetlerinin ne olduğunu dikkate almadan neden 1 ay kala gündeme getiriliyor.
ÜNİVERSİTEMİZ YOK
Çağdaş bir kent olarak hala bir üniversitemiz yok. Bölgemizin gençleri iyi eğitim gördükleri bir Manavgat Üniversitesi’ni hak etmiyor mu...?
Bizi yönetenlerle bunu konuşmamız gerekirken neden Ulualan öncelikte bunu merak ediyorum.
ORGANİZE SANAYİ BÖLGEMİZ YOK
Organize sanayimiz neden yok. 12 ay ekonomik canlılığı sağlayan, tedarikçilere, üreticilere, sanayicilere katkı sağlayacak bir OSB'ye ihtiyacımız var...
Turist ülkesinden en çok 3 saatte geliyor, ama biz, 3 saat saatte oteline transfer yapamıyoruz.. Çevreyolumuz daha acil iken, neden Ulualan önümüze geliyor. 2018' in 11. Ayında kentin hiç fikri alınmadan, halkın evi Manavgat belediyesine sorulmadan, 4 yatırımcıya 3000 dönüm bir alanı vermeyi reva gördüler. 2.5 km. sahil bandına denk geliyor, halkın burada hesap kitap yaptığı, eşi benzeri olmayan güzellikteki bir alan.
.jpg)
Görev sürecimde pek çok Turizm Bakanıyla çalışma fırsatım oldu. Kendimizi belli ölçüde ifade ediyorduk. Daha önce müşterek çalışma ortaya koyduk. Onlar geldi, biz gittik müşterek çalıştık. O planda 1 tane 500 dönümlük golf alanı vardı.
Manavgat’ı 12 ay canlı kılacak, insanlara iş oluşturacak, otellerin kapanmasını engelleyecek aktivite merkezi, uluslararası yarışmaların, konserlerin, etkinliklerin yapıldığı enerji alanı olmalı, ticaret olmalı, konaklama olmalı, sportif faaliyetlerin hayata geçeceği, bütün Antalya coğrafyasının hizmet alacağı bir alan olarak planlanmalı ve üst ölçekte profesyonel ellerden projelendirilmeli dedik. Önceki çalışmamız da buydu. Bunu hayal ettik.
MANAVGAT HALKI YOK SAYILIYOR
'Hayır biz 4 kişiye vereceğiz, size de sorma ihtiyacı duymuyoruz' diyerek plan yapıldı ve Manavgat’ın gündemine oturtuldu. En son otelde yapılan toplantıda sayın bakanlarımızın katılımıyla, 'Kentin geleceğine dair beraber planlayalım' dendi. Bilmenizde fayda var ancak aradan 3 yıl geçmesine rağmen, tek bir bakanlık yetkilisiyle bu konuyla alakalı asla hiç bir araya gelemedik. Hiçbir platform üyesi bakanlık yetkilisiyle bir araya gelemedi.
Ne hikmetse 1.5 ay kala alın bu planı askıya çıkarın dendi. Plana baktığımız zaman planda hiçbir farklılık yok. O günkü planın iptal ediliş gerekçesini tekrar okuyorum. Bölgesel tüm ihtiyaçlar ve talepler dikkate alınarak, ortak bir akılla, bütüncül olarak projelendirip planlanması gerektiği için ve bunlar yapılmadığı için, İdare Mahkemesi planı iptal etti..
İstinaf mahkemesi de planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Kamuoyunu dikkate al demektir bunun anlamı.
PLAN ÜZERİNDE KURNAZLIK YAPILIYOR
Değişen nedir çok net söylüyorum bir aldatmaca vardır. Sahilin İlk 50 metresinde halkın kullanımı olmalıdır. Halk burayı yıllardır bekliyor, koruyor, kolluyor, halka ait kullanılacak günübirlik alanlar olmalıdır dedik. Bunu bertaraf etmek için 1inci 50 metre, ve 2'inci 50 metreyi kıyıda koymuşlar ama kurnazca söylemekte imtina etmiyorum, kurnazca plan notlarıyla o tahsisi alacak şahsa, işletmeciye verecek şekilde dizayn etmişler.
.jpg)
Aşağısı alacak öndeki günübirlik alanı da kendi uhdesinde direk alabilecek olarak altlık oluşturulmuş. Bu şekilde planlamışlar. Bu aldatmacadan başka bir şey değil. Oranın bu şekilde planlanmasını neden istemiyoruz.
Bu toplumun bizi yönetenlerin, bakanlar da dahil olmak üzere sıfatı hiç önemli değil, önceliklerinin olması gerekli. Doğa bize ders verdi, Karadeniz seliyle ders verdi, en son depremle ders verdi. Beni hesaba kat dedi. Geçmişte yaşadıklarımızı önüne koy diye defaatle hatırlattı doğa.
Biz ne yaptık hiç umursamadan, yangında görev yapan ormanın uçak pistini Antalya Orman İl Müdürlüğünün il binasını yapmak karşılığında taahhüt ederek bakanlığa golf sahasının içine dahil etmesi koşuluyla bakanlık olarak verdik. Hakkınız var mıydı? Yangında o pist olmasaydı, yangın helikopterleri, uçakları nasıl nereden hareket edecekti. Yarın ihtiyacımızın olmadığının garantisi var mı. Yoktur.
800 DÖNÜM ÇAMLIK ALANI YOK EDECEKLER
Bizi yönetenler adı bakansa da bunları düşünmek zorundasınız. O ceket sizi şaşırtmasın. Yarın o ceket yok, o kaftan yarın yok. Bizim önceliklerimizi hesaba katmak zorundasınız. Adınız makamınız her ne olursa olsun. Orada 800 dönüm orman var. 1 ağaca gıptayla baktığımız, 70 bin hektar alanın yandığı bir kentte 800 dönüm çam alanını yok farz etmeye kimin ne hakkı var? Makamı ne olursa olsun benim kentimin güzelliklerini yok farz edeni şahıs olarak, kent olarak yargılarım. Ben yaptım oldu diyemezsiniz.
PLANDA OLAN LİMAN KALDIRILMIŞ
Bakın orada yine 12 ay kentin ekonomisine ticari hayatına, istihdamına katkı yapacağını bildiğimiz, yıllardır beklediğimiz, geçmiş süreçte kavgayla ulaştırma bakanlığının planına konan liman da kaldırıldı. Gerekçe ne, bunu bizzat duydum. Golf müşterisi liman marina müşterisinden rahatsız olur gerekçesiyle plandan kaldırılmış. Bunu bu toplum sorgulayacak.
Değerli dostlarım, gerçekten kent olarak rahatsızlıklarımız var. Burası çeşitliliğine rağmen, Sağduyulu, beraber yaşamayı bilen son derece huzurlu bir kent. Hiçbir kimse bizi cezalandırmasın.
.jpg)
Doğrularımızın kavgasını veriyoruz diye bizi cezalandırmak makamı konumu ne olursa olsun kimsenin hakkı da değil, haddi de değil. Ulualan’daki 2018’deki duruş neyse bize neye mal olacaksa aynı duruşu artırarak koyacağız. Burayı duyun, dinleyin, canlı yayınlanıyor.
BİZİ CEZALANDIRAMAZSINIZ
Kentin yüzde 99’unun direndiği, yüz bin imza topladığı, hayır burası çocuklarımızın dediği bir yerde bizim kayıtsız kalmamızı bekleyemezsiniz. Kayıtsız kalmadık diye bizi cezalandıramazsınız. Ama bilmenizde yarar var, Manavgat 2018 den beri Turizm Bakanlığı tarafından cezalandırılıyor arkadaşlar.
Bunca zamandır tek bir bakanlık yetkilisiyle görüşemedik., Yönetici emeğe saygı göstermeli, bencil olmamalı, yönetici halkın kendine verdiği yetkiyi, tehdit unsuru olarak kullanmamalı. Manavgat Belediyesi halkın sesini duyurduğu bir makamdır. Burayı yok farz edemezsin, hiç cezalandıramazsın. Günü geldiğinde halk da seni cezalandırır.
SİDE'DE SORUNSUZ KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPIYORUZ
Side’yi de aynı kapsamda yorumluyorum. Dünyanın izlediği, belediyelerin, üniversitelerin yerinde izlediği devasa bir dönüşüm yapıyoruz. Bundaki en büyük pay, bölgenin mülkiyet sahipleri, esnaflarındır. Özveriyle bir tek kolluk kuvveti kullanmadan, yüzlerce binayı yıkarak, dönüştürdük yeniledik. Bir tek levha koymadık.
Side’ye sezonda iki kere geldi sayın bakan ve Side’yi ilk defa gördüğünü esnafın içinde zikretti. Bu ayıp değil ama ilk defa geldiğin bir yerde Manavgat Belediyesi’nin canhıraş 8-9 yıldır verdiği emeği, mücadeleyi yok farz etmenizi de gerektirmiyor. Televizyona çıkıp da Manavgat’ı yok farz etmişsiniz, Side’deki emeği de yok farz ederek 'bakanlık olarak biz Side’yi dönüştürüyoruz diyemezsin' emeğin üstüne yatamazsınız. Her tarafı çirkince bez afişlerle, brandalarla bakanlık tabelalarıyla donatamazsın.
Bu emeği gölgelemez, buna mutlaka biz izin vermeyiz. Oradaki asıl emek Manavgat belediyesinin yöre halkının, esnafın, yatırımcınındır. İki etapta yollarını, yangın hidrantlarını, yönlendirmeleriyle yönetmeliklerle çalışma sistemini kurgulamışız, herkesi içine dahil ederek bütün binaları dönüştürmüşüz, bir kere bile teşekkür etmek aklınıza gelmiyor, 'bunu biz yaptık' diyorsunuz.
(2).jpg)
Yok öyle bir dünya. Yok öyle dünya. Bunları biz dile getireceğiz, dile getirmeye de devam edeceğiz. Manavgat Side’siyle doğasıyla, ırmağıyla bizim.
PADİŞAH FERMANI GİBİ KARAR VEREMEZSİNİZ
Buranın karar mekanizmasının merkezinde halk vardır, halkın kendi yetiştirdiği evlatları vardır, nereden gelirse gelsin bu kentte emeği olan, burada nefes alan herkesindir. Padişah fermanı gibi karar veremezsiniz. Buna izin vermeyeceğiz.
Side’de aynı turizm bakanlığı, girişte bulunan Zabıta Kulübemiz var. Zabıta kulübesi belediye hizmet alanıdır. Bütün kamera sistemi, jandarma hep oradadır. Ama bizi Ulualan'dan dolayı cezalandırma adına işgalcisin burayı boşalt diye biye yazı gönderdi.
Allahtan reva değil. Çekin dediğimiz zaman Side çöker, turizm çöker. Bizim boğazımıza ip atmaya çalışanlara hatırlatmak istiyorum. Side’deki aktivite alanımız olan Kültür evimizi de almak istiyorlar. Aynı bakanlık ören yeri olan belediyelerin yasal mecburiyetidir KUDEB için olur vermiyorlar. 3 yıldır KUDEB kurduk, bakalıktan olur almaya çalışıyoruz. Ama yasal mecburiyetimize bile olur vermiyorlar.
SİDE'DE HIZIMIZI KESİYORLAR
Side’de hızımızı kesen bakanlıktır. 1.5 yıl planı uygulamamıza engel oldu. 400 m2 bir arsanın 4’de 1 hissesinin bir dilekçesi edeniyle siyaseten dur bakalım dediler. 100 metrekarelik kişinin dilekçesiyle Taş oynatamadık.
ULUALAN KIRMIZI ÇİZGİMİZ
Aynı bakanlık 'Side’de hizmeti ben yapıyorum' diye tabelalar asıyor. SEN yap, sen yapmış ol ama Ulualan’ımıza dokunma. Side’yle ilgili kent halkı herşeyi biliyor, ama Ulualan bizim yumuşak karnımız, kırmızı çizgimiz, hassasiyetimiz. Size orayı yedirme taraftarı asla değiliz. Buna gücünüz yetmez, kafanızdan bunu çıkarın. Yasal boyutta, anayasal hak olan her türlü imkanı kullanarak bunu asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.
.jpg)
Orası çocuklarımızın geleceği arkadaşlar, orayı yok edemeyiz. Orası Manavgat’ta 12 ay turizmin tek ve son şansı. Bir kez daha sözlerimi bitirirken, makamı, mevki, sıfatı, ünvanı her ne olursa olsun, bize eziyet etme, bizi bazı şeylere mecbur kılma, elimize boynumuza pranga vurma hakkını hiç kimseye vermiyoruz.
ÇÜNKÜ BURASI MANAVGAT, MANAVGAT..!!!."
***
SONUÇ OLARAK
Gittik, gördük, dinledik, konuştuk...
Anladığımız o ki, ilçenin istikbali olan ULUALAN Bölgesi için Manavgatlılar tepeden tırnağa kenetlenmiş...
Ne istediklerini konuşmalarında gerek MATSO Başkanı ve gerekse Belediye Başkanı Şükrü Sözen net bir şekilde ortaya koyuyorlar...
Buradan çıkartılacak mesajın ne olduğuna gelince...!
"Burası Manavgat.. Manavgat" diyen Başkan SÖZEN'in bu haykırışı..
Her şeyi çok net bir şekilde ortaya koyuyor...
Özetle; ULUALAN hiç te kolay bir lokma değil...
Benden söylemesi...