ANTALYA EKONOMİSİ 15 GÜNE SIKIŞTI
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya ekonomisinin yarıyıl tatili nedeniyle 15 güne sıkıştığını açıkladı. Hacısüleyman, 2025 yılı ekonomik değerlendirmesi, turizm, tarım, sanayi, enflasyon ve kur başlıklarında önemli bilgiler paylaşırken, 2026 için çözüm ve öneriler sundu.
ATSO Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yusuf Hacısüleyman, Antalya ekonomisinin mevcut durumunu detaylı şekilde değerlendirdi. Hacısüleyman, 2025 yılının ekonomik olarak zorluklarla geçtiğini, küresel ve bölgesel gelişmelerin Antalya ekonomisini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Hacısüleyman, yarıyıl tatilinin başlamasıyla birlikte 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmenin aynı anda hareket ettiğini belirterek, bunun ekonomiyi 15 güne sıkıştırdığını söyledi. Okulların tatil takviminin bölgesel ve iklim şartlarına göre yayılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca yaklaşan bayram tatilleri ve idari izinlerin iş dünyasını etkileyen belirsizlikler yarattığını ifade etti ve 2026 tatil takviminin önceden açıklanmasının önemine dikkat çekti.
Enflasyon ve faiz konularına da değinen Hacısüleyman, 2025’te TÜFE’nin %30,89, ÜFE’nin %20,07 seviyelerinde olduğunu, 2026’da Merkez Bankası hedeflerine ulaşılmasını arzu ettiklerini söyledi. Antalya ekonomisi için kurun büyük önem taşıdığını, kur artışlarının enflasyon seviyesinde seyretmesinin beklendiğini belirterek, “Kurdan değil üretimden kazanmak istiyoruz” dedi.
Antalya’nın Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, tarımda 2’nci, hizmetlerde 4’üncü, sanayide ise 15’inci sırada olduğunu söyledi. Sanayi ve inşaat sektöründe istenen seviyeye ulaşılamadığını ifade eden Hacısüleyman, yeni fikirler, inovasyon ve doğru kararlarla 2026’yı şekillendirme çağrısında bulundu.
Turizm verilerini de değerlendiren Hacısüleyman, 2025 yılında Antalya’ya gelen ziyaretçi sayısının 2024 ile neredeyse aynı seviyede kaldığını belirtti. Rusya ve Almanya’nın toplamda %46-47 pay ile ana pazar olduğunu vurguladı ve pazar çeşitliliğinin artırılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Günübirlik ziyaretçi hareketliliğinin ve önemli turistik merkezlerin, özellikle Phaselis Antik Kenti gibi noktaların ekonomiyi doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Hacısüleyman, Kaleiçi ve Vakıf mülklerindeki sorunlara dikkat çekti. Yetki karmaşası nedeniyle bölgede ciddi yapısal sorunlar yaşandığını, yüksek kira artışlarının küçük esnaf üzerinde baskı oluşturduğunu ve korunma ile ticari sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Tarım sektöründe ise girdi maliyetleri, fiyat dalgalanmaları ve pazarlama sorunları nedeniyle küçük çiftçinin zorlandığını belirten Hacısüleyman, su yönetimi ve iklim değişikliği konularına özellikle dikkat çekti. Antalya’nın su kaynaklarının etkin ve uzun vadeli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı, bilimsel ve stratejik bir su yönetimi anlayışının hayata geçirilmesini önerdi.
Son olarak Hacısüleyman, Antalya’nın dünyaya açılan önemli bir kapı olduğunu ve kentte 6 binden fazla yabancı sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, ekonomik çeşitliliğin ve sürdürülebilir büyümenin önemine dikkat çekti.
- Antalya
- Ekonomi
- turizm
- tarım
- atso
- kaleiçi
- #SuYönetimi
- sanayi
- enflasyon
- YarıyılTatil
- Kur
- HizmetSektörü
- KiraSorunları
- Hacısüleyman