ANTALYA MÜZESİNDE RAPOR ORTAYA ÇIKTI: KAYGILAR DAHA DA ARTTI
İnşaat Mühendisleri Odası, deprem performans raporunun bilimsel esaslara dayanmadığını savundu
Antalya’da 53 yıl önce hizmete açılan Arkeoloji Müzesi, geçtiğimiz aylarda yıkım kararı alınmasının ardından bu kez “deprem performans raporu” üzerinden yeni bir tartışmanın odağı haline geldi.
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, müzenin kapatılmasına gerekçe gösterilen raporun bilimsel esaslara dayanmadığını belirtti. Şube yönetimi, raporun uzun süre kendilerinden saklandığını ve nihayet ulaştıklarında ciddi eksiklikler tespit ettiklerini açıkladı.
“Rapor bizden saklandı”
İMO Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, önceki günlerde yaptığı açıklamada, raporun paylaşılmamasını eleştirerek, “Biz istemezükçü değiliz. Deprem analiz raporu ne zaman hazırlandı? Neden bizimle paylaşılmadı? Binanın kötü olması mı ziyaretçi sayısının az olmasının nedeni? Burada bir yönetim beceriksizliği söz konusu” demişti.
Rapor ortaya çıktı
20 Mart 2025 tarihinde yapılan toplantıda, müzenin depreme dayanıklı olmadığı ve depolama alanlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle yeni bir müze yapılacağı kamuoyuna duyurulmuştu. İMO, raporun paylaşılması için defalarca talepte bulunmuş ancak uzun süre yanıt alamamıştı.
Nihayet, 5 Eylül 2025 itibarıyla Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından rapor İMO’ya iletildi. İMO yaptığı açıklamada, raporun incelenmesiyle birlikte çekincelerinin ne kadar haklı olduğunu gördüklerini belirtti. Raporda saha çalışmalarının 7 Temmuz 2025’te başladığı ve analizlerin 23 Temmuz’da yapıldığı kaydedildi.
“Rapor aceleyle hazırlanmış”
İMO, 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki ve 11 bloktan oluşan müze yapısının sadece 15 gün içinde deprem performans analizinin sağlıklı şekilde yapılmasının mümkün olmadığını savundu. Açıklamada, raporun eksiklikleri ve aceleyle hazırlanmasının, belgenin 7 Ağustos 2025’te yapılan toplantıya yetiştirilmeye çalışıldığını gösterdiği vurgulandı.
“Kaygılarımız haklı çıktı”
İMO yönetim kurulu üyeleri, sürecin hem bilimsellikten hem de şeffaflıktan uzak bir anlayışla yürütüldüğünü belirterek, “Sürecin en başından bu yana dile getirdiğimiz kaygılarda haklı çıkmış olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz ve kamuoyunu bir kez daha bilgilendiriyoruz” dedi.