Dünyanın önemli turizm merkezlerinden biri olan ve 640 kilometrelik kıyı şeridine sahip Antalya’da yaz aylarında nüfus 5 milyonu aşıyor. Artan nüfus, turizm ve tarımsal faaliyetlerin denizlere olumsuz etkisini azaltmak amacıyla başlatılan plan, deniz kirliliğinin önlenmesi ve ekosistemin korunmasını hedefliyor.
Eylem planında, deniz çöplerinin yüzde 80’inin karadan, yüzde 20’sinin ise balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve deniz taşımacılığı gibi faaliyetlerden kaynaklandığı vurgulandı. Ayrıca, 5 milimetrenin altındaki mikroplastiklerin deniz canlılarının ve insanların sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğu belirtildi. Cıva, kurşun, kadmiyum gibi ağır metallerin deniz canlıları aracılığıyla insan vücuduna geçtiğinde toksik etkiler yaratabileceği ifade edildi.
Plan kapsamında kamu kurumları, belediyeler ve akademisyenlerden oluşan komisyonlar, deniz çöplerinin kaynağında önlenmesi ve temizlenmesi için çalışmalar yürütecek. Kent merkezi, Alanya, Finike, Kumluca, Beldibi ve Göynük sahilleri yüksek riskli bölgeler, Manavgat, Belek, Aksu, Kemer merkez ve Demre sahilleri ise daha az riskli bölgeler olarak belirlendi.
Eylem planında ayrıca kirliliğin sosyal ve ekonomik etkilerine dikkat çekildi. Deniz çöplerinin önlenememesi halinde deniz ekosisteminin bozulacağı, turizm ve balıkçılık gelirlerinin azalacağı, halk sağlığının olumsuz etkileneceği vurgulandı.
Faaliyet takvimi kapsamında, dere ağızlarına bariyerler yerleştirilecek, kıyı ve deniz dibi temizlikleri yapılacak. Özellikle deniz kaplumbağaları ve kum zambakları gibi hassas türlerin yaşam alanlarına zarar vermeden temizlik çalışmalarının yürütülmesi planlanıyor.
Ayrıca çiftçiler, balıkçılar, tekne sahipleri, öğrenciler ve vatandaşlara yönelik eğitim ve farkındalık programları düzenlenecek. Planın amacı, Antalya kıyılarında deniz çöplerinin oluşumunu en aza indirerek gelecek nesillere daha temiz bir Akdeniz bırakmak.