ATIK SUDAN ENERJİ HAMLESİ

Akdeniz Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bilimsel çalışma, atık sulardan enerji geri kazanımının turizm tesislerinde güçlü bir alternatif sunduğunu ortaya koydu.

10 Nis 2026 - 10:29 YAYINLANMA
10 Nis 2026 - 21:43 GÜNCELLEME
ATIK SUDAN ENERJİ HAMLESİ

Araştırma, hem maliyet avantajı hem de karbon emisyonlarının azaltılması açısından dikkat çekici sonuçlar içeriyor. COP31 öncesinde geliştirilen bu model, uygulanabilir bir mühendislik çözümü olarak öne çıkıyor.

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca koordinasyonunda yürütülen bilimsel çalışmada, atık sulardan enerji geri kazanımının büyük ölçekli yapılarda önemli kazanımlar sağlayabileceği ortaya kondu. Çalışma, Antalya Bilim Üniversitesi akademisyenlerinin katkılarıyla uluslararası saygın bir dergide yayımlandı.

Araştırmada, turizm tesislerinde sıcak su üretimi için atık su kaynaklı ısı pompalarının teknik, ekonomik ve çevresel performansı bütüncül şekilde incelendi. Duş ve lavabolardan çıkan sıcak suyun önemli bir ısı enerjisi taşıdığı ve bu enerjinin büyük ölçüde atık olarak kaybedildiği tespit edildi. Gri su niteliğindeki bu kaynakların, uygun mühendislik tasarımıyla yeniden sisteme kazandırılabileceği vurgulandı.

200 yataklı bir otel ölçeğinde yapılan analizler, sistemin geleneksel doğalgazlı kazanlara göre belirgin üstünlükler sunduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 190 bin dolarlık yatırım maliyetine rağmen, sistemin kendini ortalama 3,5 yılda amorti edebildiği hesaplandı. Doğalgazlı sistemlerin yaklaşık 63 bin dolarlık yatırım maliyetine kıyasla daha yüksek başlangıç maliyetine sahip olan bu model, yüksek verimlilik sayesinde kısa sürede fark yaratıyor.

Hijyen ve güvenlik açısından atık suyun doğrudan sisteme verilmediği, ara ısı eşanjörü kullanılan bir tasarım tercih edildi. Ayrıca düşük küresel ısınma potansiyeline sahip propan (R290) kullanımıyla sistemin çevresel etkisinin daha da azaltıldığı belirtildi. Araştırma sonuçlarına göre bu teknoloji, doğalgazlı sistemlere kıyasla 1,6 ila 2,2 kat daha düşük karbon emisyonu sağlıyor.

Çalışmada bina sektörünün enerji tüketimindeki payına da dikkat çekildi. Türkiye’de konutların toplam elektriğin yaklaşık yüzde 25’ini, hizmet binalarının ise yüzde 27’sini tükettiği belirtilirken, verimlilik odaklı çözümlerin hem ekonomik hem çevresel açıdan kritik olduğu vurgulandı. Isı pompalarının bu noktada en umut verici teknolojiler arasında yer aldığı ifade edildi.

Türkiye genelinde günlük yaklaşık 16 milyon metreküp atık su oluştuğuna işaret edilen araştırma, bu potansiyelin özellikle turizm sektöründe değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Sistemlerin yalnızca otellerde değil; hastaneler, öğrenci yurtları ve benzeri büyük ölçekli yapılarda da uygulanabilir olduğu belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen COP toplantılarına atıf yapan Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecinin bu tür somut mühendislik çözümlerinin değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Enerji yoğun sektörlerde uygulanabilir ve ölçeklenebilir çözümlerin yaygınlaşmasının, iklim hedeflerinin sahada karşılık bulması için kritik olduğu vurgulandı.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: