EBRD’DEN TÜRKİYE’YE 2,7 MİLYAR AVROLUK REKOR!

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye’ye yönelik yatırımlarında bu yıl rekor seviyeye ulaşmaya hazırlanıyor.

05 Kas 2026 - 12:19 YAYINLANMA
05 Kas 2026 - 14:22 GÜNCELLEME
EBRD’DEN TÜRKİYE’YE 2,7 MİLYAR AVROLUK REKOR!

Bankanın Başkanı Odile Renaud-Basso, yıl içinde gerçekleştirilen 2,5 milyar avroluk yatırımın yıl sonuna kadar 2,7 milyar avroyu aşmasını beklediklerini açıkladı. Yatırımların önemli bölümünün yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve elektrifikasyon projelerine ayrılması dikkat çekti. Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde gelen açıklama, Türkiye’nin uluslararası iklim finansmanındaki konumunu da gündeme taşıdı.

TÜRKİYE, YEŞİL DÖNÜŞÜMDE YATIRIMLARIN MERKEZİNDE

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkanı Odile Renaud-Basso, bankanın Londra’daki genel merkezinde yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümündeki çalışmalarına ilişkin önemli mesajlar verdi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde açıklamalarda bulunan Renaud-Basso, Türkiye’ye bu yıl şu ana kadar 2,5 milyar avro yatırım gerçekleştirdiklerini, yıl sonuna kadar ise toplam yatırımın 2,7 milyar avroyu aşmasını beklediklerini söyledi.

Bu rakamın gerçekleşmesi halinde Türkiye, EBRD'nin ülkedeki yatırımlarında yeni bir rekora ulaşmış olacak. Geçen yıl 2,7 milyar avro seviyesinde gerçekleşen yatırım hacminin aşılması beklentisi, Türkiye'nin uluslararası yatırım çevreleri açısından önemini ortaya koyuyor.

2,5 MİLYAR AVROLUK YATIRIMIN 1,7 MİLYARI YEŞİL PROJELERE

EBRD Başkanı Renaud-Basso'nun açıklamasında öne çıkan en önemli ayrıntılardan biri, Türkiye'ye yapılan yatırımların çevreci projelerde yoğunlaşması oldu.

Bankanın Türkiye'de gerçekleştirdiği 2,5 milyar avroluk yatırımın 1,7 milyar avrosu şimdiden yeşil projelere yönlendirildi. Bu yatırımların önemli bölümünü enerji verimliliği, elektrifikasyon ve çevre dostu üretim süreçlerini destekleyen çalışmalar oluşturuyor.

Renaud-Basso, Türkiye'nin yeşil dönüşüm gündemini güçlü biçimde benimsediğini belirterek, özel sektörün de bu alandaki yatırımlara giderek daha fazla katıldığını ifade etti.

Bu yaklaşım, sanayiden enerjiye, ulaşımdan üretime kadar birçok sektörde daha düşük karbonlu bir ekonomik yapıya geçişin finansman açısından desteklendiğini gösteriyor.

COP31 ANTALYA ÖNCESİNDEN ÖNEMLİ MESAJLAR

Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliği ve finansman konularının ele alınacağı önemli bir organizasyon olacak.

Renaud-Basso, COP31 sürecinde temel önceliğin ülkelerin daha önce açıkladıkları iklim taahhütlerini uygulamaya geçirmesi olması gerektiğini söyledi.

Paris Anlaşması'nın temel hedeflerinden biri olan küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma çabasının yalnızca açıklamalarla başarılamayacağını belirten Renaud-Basso, bunun için büyük ölçekli yatırımlara, güçlü finansman mekanizmalarına ve ekonomik dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Son yıllarda Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin küresel ekonomide önemli etkiler yarattığını hatırlatan Renaud-Basso, bu gelişmelerin enerji piyasalarını da yeniden şekillendirdiğini dile getirdi.

Özellikle enerji arzında yaşanan sıkıntıların, ülkeleri yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelttiğine dikkat çekti.

ENERJİ GÜVENLİĞİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARA İLGİYİ ARTIRIYOR

Küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler, ülkelerin enerji politikalarını yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik kesintilerinin ardından enerji güvenliği konusu daha fazla önem kazandı.

Renaud-Basso, enerji arzındaki belirsizliklerin yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik ilgiyi artırdığını belirterek, Türkiye'nin bu alandaki çalışmalarını hızlandırdığını söyledi.

Mısır gibi ülkelerde de özel sektörün yenilenebilir enerji yatırımlarını önemli ölçüde artırdığına işaret eden Renaud-Basso, bu dönüşümün gelecekte enerji jeopolitiğini değiştirebileceğini ifade etti.

Fosil yakıt kaynakları bakımından sınırlı imkânlara sahip ülkelerin, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde güçlü üreticilere dönüşebileceğini belirten Renaud-Basso, bazı ülkelerin gelecekte bölgesel enerji merkezleri ve yeşil enerji ihracatçıları haline gelebileceğini kaydetti.

Bu gelişmelerin yalnızca çevre politikaları açısından değil, ülkelerin ekonomik bağımsızlığı ve enerji güvenliği bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

TÜRK SANAYİSİNİN KARBONSUZLAŞMASINA ÖZEL DESTEK

EBRD'nin Türkiye'deki çalışmalarında öne çıkan başlıklardan biri de sanayinin karbonsuzlaştırılması.

Renaud-Basso, Türkiye öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu'nun uluslararası ölçekte önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.

Platform; özel sektör şirketlerini, çok taraflı kalkınma bankalarını, özel sektör yatırımcılarını ve uygun koşullu finansman kaynaklarını bir araya getiriyor.

Temel amaç, özellikle yüksek karbon salımı gerçekleştiren sanayi sektörlerinin daha temiz üretim teknolojilerine geçmesini sağlamak.

Bu kapsamda işletmelerin enerji tüketimini azaltacak, üretim süreçlerini daha verimli hale getirecek ve çevresel etkilerini düşürecek yeni teknolojilere yatırım yapılması hedefleniyor.

Renaud-Basso, Türkiye'nin bu platformu hayata geçiren ilk ülke olduğuna dikkat çekerek, platform kapsamında şimdiden yaklaşık 380 milyon avroluk yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı.

Bu modelin, sanayide yeşil dönüşümün yalnızca kamu kaynaklarıyla değil, özel sektör ve uluslararası finans kuruluşlarının ortaklığıyla da desteklenebileceğini gösterdiğini belirtti.

DEMİRYOLLARINDA ELEKTRİFİKASYON YATIRIMLARI GELİYOR

EBRD'nin Türkiye'deki yatırım planlarında ulaşım sektörü de önemli bir yer tutuyor.

Renaud-Basso, Türkiye'de demiryollarına yönelik yatırımlar gerçekleştireceklerini açıkladı. Bu yatırımların özellikle demiryolu taşımacılığında elektrifikasyonun yaygınlaştırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Demiryollarının elektrikli sistemlerle güçlendirilmesi, ulaşımda enerji verimliliğinin artırılması ve karbon salımının azaltılması açısından önem taşıyor.

Demiryolu altyapısının geliştirilmesiyle birlikte daha sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin desteklenmesi ve ekonomik faaliyetlerin çevresel etkilerinin azaltılması hedefleniyor.

İKLİM FİNANSMANINDA SERMAYE VAR, YATIRIM ENGELLERİ SÜRÜYOR

EBRD Başkanı Renaud-Basso, dünyada temiz enerji dönüşümünü finanse edebilecek yeterli sermayenin bulunduğunu ancak bu kaynakların doğru ülkelere ve projelere yönlendirilmesinde çeşitli sorunlar yaşandığını da dile getirdi.

Özellikle gelişmekte olan piyasalarda yatırımcıların karşılaştığı düzenleyici ve ekonomik engellerin aşılması gerektiğini belirten Renaud-Basso, yatırım ortamının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Bu doğrultuda ülkelerin enerji politikalarını, vergi ve maliye düzenlemelerini, piyasa teşviklerini ve yatırım hedeflerini birbiriyle uyumlu hale getirmesi gerektiğini ifade etti.

Enerji verimliliği, geri dönüşüm, temiz üretim ve yenilenebilir enerji alanlarında öngörülebilir politikaların oluşturulması, uluslararası sermayenin yatırımlara dönüşmesinde belirleyici olacak.

Çok taraflı kalkınma bankalarının da bu süreçte finansman açığının kapatılmasına ve özel sektör yatırımlarının önünün açılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

ANTALYA'DAKİ COP31, TÜRKİYE'NİN YATIRIM GÜNDEMİNİ DE ÖNE ÇIKARIYOR

Antalya'nın 9-20 Kasım tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı COP31, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki hedeflerini ve uluslararası iş birliklerini dünya gündemine taşıyacak.

EBRD'nin Türkiye'ye yönelik yatırım rakamları ve yeşil projelere ayırdığı kaynaklar, bu organizasyon öncesinde dikkat çeken ekonomik gelişmeler arasında yer alıyor.

Yıl sonuna kadar 2,7 milyar avronun aşılması beklenen yatırım hacmi ve yeşil projelere ayrılan 1,7 milyar avro, Türkiye'nin enerji dönüşümü ve sürdürülebilir sanayi hedefleri açısından önemli bir finansman tablosu ortaya koyuyor.

Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in yalnızca iklim müzakereleriyle sınırlı kalmayıp yenilenebilir enerji, sanayide dönüşüm, sürdürülebilir ulaşım ve uluslararası finansman alanlarında da yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.

Türkiye'nin önündeki önemli hedef ise uluslararası finansman desteğini kalıcı yatırımlara, teknolojiye, üretim kapasitesine ve çevresel kazanımlara dönüştürmek olacak.

Kaynak :
AA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: