ERZURUM’UN ALTINDA 60 KİLOMETRELİK DEV KALDERA

Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucusu Jeoloji Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Salih Bayraktutan, Erzurum Havzası’nın jeolojik yapısına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bayraktutan, bölgenin uzun yıllardır “çek-ayır havza” olarak tanımlandığını ancak yaklaşık 60 kilometre çapında volkanik kökenli bir kaldera yapısının varlığının kesinleştiğini söyledi.

12 Şub 2026 - 09:58 YAYINLANMA
ERZURUM’UN ALTINDA 60 KİLOMETRELİK DEV KALDERA

Erzurum Havzası’nın jeolojik kimliğiyle ilgili yeni değerlendirmeler gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Salih Bayraktutan, havzanın bugüne kadar “çek-ayır havza” olarak tanımlandığını ancak mevcut verilerin bu yorumu desteklemediğini belirtti. Bayraktutan, Erzurum Havzası’nın sıkışma-kapanma karakterli ve tamamen volkanik kökenli bir kaldera sistemi olduğunu ifade etti.

“Palandöken Kalderası” adı verilen yapıya ilişkin ilk saha tespitlerinin 1985 yılında merhum Prof. Dr. Aykut Barka ile yapılan arazi çalışmaları sırasında ortaya konulduğunu belirten Bayraktutan, o tarihten bu yana yapılan uydu görüntüleri, uzaktan algılama analizleri ve detaylı arazi incelemeleriyle bulguların netleştiğini söyledi. Yaklaşık 6 milyon yıl yaşında olduğu belirtilen kalderanın dairesel bir yapıya sahip olduğu ve andezitik bazaltların egemen olduğu kaydedildi.

Araştırmalara göre, ilk evrelerde lav katmanlarının havza içine doğru eğimli olduğu, merkezde ise derin bir göl ortamının geliştiği tespit edildi. Havza kenarlarından merkeze doğru kalınlaşan sedimanların biriktiği, volkanik kökenli ince klastik malzemenin yaygın olduğu belirtildi.

Kaldera içinde gelişen sedimanter istifin Gelinkaya Formasyonu olarak adlandırıldığını aktaran Bayraktutan, bu yapının ince konglomera, volkanik arenit, volkan külü, pomza, perlit, obsidiyen mercekleri, gölsel kireçtaşları, fosilli kalker, linyit, diatomit ve marn gibi kayaçlardan oluştuğunu açıkladı.

Kaldera çemberinin güney, doğu, kuzey ve batı kesimlerinde iç bükey yay parçaları halinde izlenebildiğini belirten Bayraktutan, bu parçaların birleştirilmesiyle yaklaşık 60 kilometre çapında tam bir kaldera çemberinin ortaya çıktığını söyledi. Yapının doğu kesiminin Dumlu fayları tarafından kısmen tahrip edildiği, Ilıca faylarının ise havzayı iki alt havzaya ayırdığı ifade edildi. Batı segmentin Daphan Düzü, doğu segmentin ise Karasu Çöküntüsü olarak tanımlandığı aktarıldı.

Batı ve kuzeybatı kesimlerde kaldera duvarının depremlerle büyük ölçüde yıkıldığını belirten Bayraktutan, batıdan taşınan sel malzemesinin Ilıca yönünde göle ulaştığını ve fan-delta ortamlarında birikerek Daphan Düzü’nün altyapısını oluşturduğunu söyledi.

Bayraktutan, Erzurum Havzası’nda 5–6 farklı noktada derin sondaj çalışması yapılmasının bilimsel açıdan önemli veriler sağlayacağını ifade etti.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: