FRANSA’DA SOKAKLAR KARIŞTI, HÜKÜMETTEN GECE KISITLAMASI

Fransa’da hayat pahalılığı ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı düzenlenen gösterilerde yaşanan şiddet ve yağma olayları, hükümeti yeni güvenlik önlemleri almaya yöneltti.

19 Eki 2026 - 14:50 YAYINLANMA
19 Eki 2026 - 18:04 GÜNCELLEME
FRANSA’DA SOKAKLAR KARIŞTI, HÜKÜMETTEN GECE KISITLAMASI

Başbakan Sébastien Lecornu, bazı bölgelerde bu akşamdan itibaren kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanması için valilere talimat verdi. Ülke genelinde binlerce kişinin gözaltına alındığı, çok sayıda iş yerinin zarar gördüğü olaylar üzerine güvenlik önlemleri artırılırken, siyasi yönetim ile kolluk kuvvetlerinin müdahalesi de tartışma konusu oldu.

HÜKÜMET KRİZ TOPLANTISI YAPTI

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, hafta sonu düzenlenen gösteriler sırasında yaşanan şiddet ve yağmalama olaylarının ardından başkent Paris’te kabine üyeleriyle kriz toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Lecornu, güvenlik güçlerinin görevlerini yerine getirdiğini savunarak, ülkede kamu düzeninin yeniden sağlanması için kararlı olduklarını belirtti. Gösterilerde yaşanan olayların aşırı sol gruplar tarafından organize edildiğini ileri süren Başbakan, özellikle Marsilya’da güvenlik sorunlarının devam ettiğini söyledi.

Lecornu, valilere bazı bölgelerde 19 Ekim akşamından itibaren kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanması yönünde talimat verdiğini açıkladı. Ancak kısıtlamaların hangi bölgelerde, hangi saatler arasında ve hangi istisnalarla uygulanacağına ilişkin ayrıntılı bir takvim paylaşmadı.

Başbakan, olağanüstü hâl ilan etmek yerine bölgesel ve sınırlı sokağa çıkma yasaklarını tercih ettiğini belirtti.

ESNAFA DESTEK FONU VE İŞSİZLİK YARDIMI GÜNDEMDE

Gösteriler sırasında iş yerleri zarar gören esnafın destekleneceğini açıklayan Lecornu, yaşanan yıkımın ekonomik sonuçlarının da takip edileceğini söyledi. Başbakan, dükkânları tahrip eden kişilerin ortaya çıkan zararın maliyetini üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Hükümetin planı kapsamında zarar gören işletmelere yönelik özel bir destek fonu oluşturulması ve esnafa işsizlik yardımı sağlanması gündeme geldi. Bu adımların, olaylar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremeyen işletmelerin üzerindeki ekonomik baskıyı hafifletmesi hedefleniyor.

Lecornu, kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi konusunda kararlı olduklarını belirterek, güvenlik güçlerinin müdahalesine ilişkin tartışmalara da değindi. Polisin hem eleştirildiğini hem de olaylar sırasında nerede olduğunun sorgulandığını söyleyen Başbakan, güvenlik güçlerinin çalışmalarını savundu.

İÇİŞLERİ BAKANININ İSTİFASI KABUL EDİLMEDİ

Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, gösterilerde yaşanan olayların ardından istifasını sunduğunu açıkladı. France Inter radyosuna konuşan Nunez, ortaya çıkan hasar karşısında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.

Nunez, gösterilere katılımın beklenenin çok üzerine çıktığını söyledi. Yetkililerin yaklaşık 200 bin kişinin katılmasını öngördüğü eylemlerde, kendi açıklamasına göre katılım 550 bini aştı.

Ancak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İçişleri Bakanı’nın istifasını kabul etmedi. Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, mevcut koşullarda kolluk kuvvetlerinin yönetiminde devamlılığın gerekli görüldüğü bildirildi.

Macron’un Nunez’e, şiddet olaylarına karışan kişilere karşı hızlı biçimde yeni önlemler uygulanması talimatı verdiği de aktarıldı. Cumhurbaşkanı ayrıca gösteriler öncesindeki öngörü ve istihbarat süreçlerinde yaşanan eksikliklerin incelenmesini ve bu konuda şeffaflık sağlanmasını istedi.

DENAIN’DE GECE SAATLERİNDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Ülkede yerel düzeyde de kısıtlamalar devreye girmeye başladı. Denain Belediye Başkanı Anne-Lise Dufour-Tonini, kentte 25 Ekim’e kadar yerel saatle 21.00 ile 06.00 arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı.

Karara göre belirtilen saatlerde çalışanlar ve acil işleri bulunan kişiler için istisnalar tanınacak. Yerel yönetimin kararı, hükümetin ülkenin farklı bölgelerinde kamu düzenini sağlamak amacıyla daha sıkı tedbirler alınması yönündeki yaklaşımının bir örneği olarak öne çıktı.

Marsilya’da ise Bouches-du-Rhône Emniyet Müdürlüğü, kent genelinde 19 Ekim günü yerel saatle 12.00 ile 20.00 arasında tüm gösterileri yasakladığını duyurdu. Yetkililer, kentteki güvenlik durumuna karşı önlem alındığını bildirdi.

PARİS’TE YAĞMALAR SÜRÜYOR: 351 KİŞİ GÖZALTINDA

Fransa’nın başkenti Paris’te hafta sonu başlayan olayların gece saatlerinde de devam ettiği bildirildi. Paris Emniyet Müdürlüğü, gençlerden oluşan grupların bazı iş yerlerini yağmalamaya ve dükkânlara zarar vermeye çalıştığını açıkladı.

Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre, Paris’te olaylarla bağlantılı olarak bir günde 351 kişi gözaltına alındı. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire ise gece boyunca kentte 30 iş yerinin daha yağmalandığını ve bazı binalara izinsiz girilmeye çalışıldığını belirtti.

Başkentte yaşananlar, gösterilerin yalnızca meydanlardaki protestolarla sınırlı kalmadığını, ticari alanların ve günlük yaşamın da doğrudan etkilendiğini ortaya koydu.

Gösteriler sırasında Louvre Müzesi’nin girişlerinin de öğrenciler tarafından kapatıldığı bildirildi. Öğrenci eylemi nedeniyle müzenin ziyarete kapatıldığı açıklanırken, eylemcilerin eğitim politikaları, kemer sıkma uygulamaları ve polis müdahalelerine yönelik sloganlar attığı aktarıldı.

1500’DEN FAZLA İŞ YERİ ZARAR GÖRDÜ

Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Ağı Başkanı Alain Di Crescenzo, hafta sonundaki şiddet olaylarının yaklaşık 1500 iş yerini etkilediğini açıkladı. Bazı kentlerdeki hasarların henüz tam olarak hesaplanmadığını belirten Di Crescenzo, etkilenen işletmelerin toplam sayısının 2 bini aşabileceğini ifade etti.

İş yerlerinde meydana gelen zararın ekonomik boyutunun yüz milyonlarca avroya ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, olayların yalnızca güvenlik alanında değil, ticaret, istihdam ve yerel ekonomi açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.

Gösterilerde polis, jandarma ve itfaiye personelinin de yaralandığı bildirildi. Paylaşılan verilere göre ülke genelinde yaklaşık 1000 güvenlik görevlisi ve itfaiyeci yaralandı. Ayrıca Paris’te bir göstericinin hayatını kaybettiği, Saint-Étienne kentinde ise bir göstericinin elinin koptuğu aktarıldı.

SARI YELEKLİLERİN EYLEMLERİ HAYAT PAHALILIĞIYLA BAŞLADI

Olayların arka planında, hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı 17 Ekim’de ülke genelinde düzenlenen gösteriler bulunuyor. Öğrencilerin de destek verdiği eylemler, kısa sürede farklı kentlere yayıldı.

Ancak protestolar sırasında yaşanan yağma, tahribat ve polisle göstericiler arasındaki çatışmalar, eylemlerin niteliğine ilişkin tartışmaları büyüttü. Hükümet kamu düzeninin korunmasını öncelikli mesele olarak değerlendirirken, protestocuların talepleri ve güvenlik güçlerinin müdahale yöntemleri de gündemdeki yerini koruyor.

Fransız makamlarının paylaştığı bilgilere göre, ülke genelindeki gösteriler kapsamında yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı. Paris’te ise olayların sonraki günlerde de devam etmesi, güvenlik önlemlerinin artırılmasına yol açtı.

AB’DEN UYARI: BARIŞÇIL PROTESTO TEMEL HAKTIR

Avrupa Birliği Komisyonu sözcüleri, Fransa’daki olaylara ilişkin değerlendirmelerinde iki temel noktaya dikkat çekti: Şiddet ve yağma kabul edilemez; barışçıl gösteri ise demokratik toplumlarda korunması gereken temel bir haktır.

Komisyon sözcüsü Markus Lammert, kişilere, kamu binalarına ve özel mülklere yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini belirtirken, barışçıl protestolara katılanlarla şiddet eylemlerine karışanların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

AB Komisyonu sözcüsü Thomas Regnier de çevrim içi platformların şiddetin yayılmasını ve şiddete teşviki önleme konusunda sorumluluk taşıdığına dikkat çekti. Platformların kendi kullanım kurallarını uygulaması ve gerektiğinde ulusal makamlarla iş birliği yapması gerektiğini ifade etti.

FRANSA’DA GÖZLER YENİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİNDE

Başbakan Lecornu’nun kısmi sokağa çıkma yasağı talimatı, İçişleri Bakanı Nunez’in istifasının kabul edilmemesi ve farklı kentlerde gösterilere getirilen kısıtlamalar, Fransa’da krizin henüz sona ermediğini gösteriyor.

Önümüzdeki günlerde güvenlik güçlerinin sayısının artırılması, yerel yasakların kapsamı ve zarar gören işletmelere yönelik desteklerin nasıl uygulanacağı yakından izlenecek. Yetkililer kamu düzenini sağlamayı hedeflerken, protestoların temelindeki hayat pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarına ilişkin tepkilerin nasıl karşılanacağı da önem taşıyor.

Fransa’da önümüzdeki süreçte en kritik başlık, güvenliği sağlamak için alınacak önlemlerle barışçıl gösteri hakkının korunması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı olacak.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: