GAZETECİLERİN İSYANI...!
Basın çalışanlarına önemli sosyal haklar ve iş güvencesi sağlayan 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girmesinin yıldönümünü her yıl Basın Bayramı olarak kutlamak istesek de artık dayanışma günü olarak anmanın hüznünü yaşıyoruz.
Birer birer kapanan gazete işletmeleri, ağır ekonomik koşullarda yayıncılık yapmaya çalışan radyo ve televizyon kanalları, kurtuluş gibi sunulan internet haber sitesi yayıncılığı ne yazık ki ulusal internet siteleri karşısında Anadolu’da yayın yapan internet sitelerini zora sokmakta, haksız rekabete maruz kalmakta, bu da ülkemizde sağlıklı bir basın hayatının varlığını sürdürmesini zorlaştırmaktadır. İşletme boyutunda yaşanan olumsuzluklar ne yazık ki onlarca gazetecinin işsiz kalması ile sonuçlanmaktadır. Özellikle Anadolu şehirlerinde çalışan gazetecilerin çok düşük ücretlerle bile çalışacak yayın kuruluşu bulmakta zorlandığı bir dönemden geçiyoruz.
Varlık yokluk savaşı veren yayın kuruluşları ve basın çalışanları bu zorluklar yetmiyormuş gibi basın ve ifade özgürlüğü alanında her geçen gün haklarını kaybetmektedir. Basın çalışanları artık mesleğini yapmaktan çok adliye koridorlarında çile doldurmaktadır.
Bunun yanı sıra sosyal medya platformlarında ‘gazetecilik’ kisvesi altında yapılanlar basın mesleğinin idam fermanını hazırlamaktadır. Gazeteciliğin usta çırak ilişkisinden gelmeyen, eğitiminden geçmeyen, muhabir- editör - yazı işleri müdürü aşamalarından bihaber kişilerin elinden çıkan, çalakalem yazılan şantaj ve iftira kokan özensiz bilgiler ve görseller sosyal medya ortamında cirit atmaktadır.
Bu yetmezmiş gibi kanuni boşluklardan yararlanarak içinde ‘gazeteci’, ‘basın’, ‘medya’ , ‘internet’ kelimeleri geçen ancak içinde gazeteci olmayan dernekler aracılığı ile gazetecilik mesleğinin itibarı yerle bir edilmektedir.
Basın Meslek Yasası’nın çıkmasında, basın ve ifade özgürlüğü önünde yaşanan engellerin kaldırılmasında ve basın yayın kuruluşlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıların çözümünde TBMM’den çıkacak yasal düzenlemelere duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazladır.
Bütün bu olumsuz koşullar altında dahi gazetecilik mesleğinin onurunu taşıyan, yazdıkları yazılar, yaptıkları yorumlarla kamu yararını gözeten, demokrasinin işlemesine katkı koyan basın çalışanlarının ve basın yayın kuruluşlarının varlığı bizlere umut vermektedir.
Basın sektörü elbet bu zorlukların üstesinden gelecektir. Özlemini duyduğumuz basın ve ifade özgürlüğünü yaşamak gazetecilerin hakkıdır. Bu haktan hiçbir suretle vazgeçilemez.
Bu vesile ile basın ve ifade özgürlüğünün önünde bulunan engellerin kalkmasını ve 10 Ocak günlerini bayram olarak kutlamayı diliyoruz. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’müz kutlu olsun.
Saygılarımızla…
Antalya Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu