HAVZADAKİ KİRLİLİK İÇİN KRİTİK UYARI

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Antalya Nehir Havzası Yönetim Planı, yüzey ve yeraltı sularına yönelik önemli çevresel risklere dikkat çekti. Raporda, tarımsal faaliyetler, atık sular ve endüstriyel kaynaklı kirliliğin havza genelinde su kalitesini etkilediği belirtilirken, uzmanlar kalıcı çözüm için kaynağında önlem alınması gerektiğini vurguluyor.

05 Ağu 2026 - 09:57 YAYINLANMA
05 Ağu 2026 - 10:36 GÜNCELLEME
HAVZADAKİ KİRLİLİK İÇİN KRİTİK UYARI

Antalya'nın su kaynaklarına ilişkin hazırlanan kapsamlı çevresel değerlendirme raporu, havzada su kalitesini etkileyen riskleri yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında hazırlanan ve 2025 yılında tamamlanan Antalya Nehir Havzası Yönetim Planı'nda, tarımsal faaliyetler, endüstriyel deşarjlar ve yetersiz atık su yönetiminin yüzey ile yeraltı suları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi.

42 aylık çalışma sonucunda hazırlanan rapor; Antalya'nın yanı sıra Afyonkarahisar, Burdur, Isparta ve Konya'yı kapsayan yaklaşık 20 bin kilometrekarelik havzada gerçekleştirilen incelemelere dayanıyor. Raporda, havzada belirlenen nitrata hassas bölgelerden kaynaklanan tarımsal kirliliğin Düden Çayı, Aksu Çayı ve Boğaçay gibi su yolları üzerinden kıyı ekosistemine ulaştığına dikkat çekiliyor.

Su kalitesi açısından riskli alanlar arasında Eğirdir Gölü, Kovada Gölü, Karacaören Barajları ile Düden Çayı öne çıkarken, Antalya, Kırkgöz, Boğaçay ve Aksu-Serik hattındaki yeraltı su kaynaklarının da kalite ve miktar açısından baskı altında olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca aşırı yeraltı suyu çekimi, iklim değişikliği ve artan su talebinin gelecekte su yönetimini daha kritik hale getirebileceği ifade ediliyor.

Rapor, kirliliğin yalnızca plastik atıklardan ibaret olmadığını; pestisitler, azot ve fosfor yükü, ağır metaller ile arıtılmamış evsel ve endüstriyel atık suların da su ekosistemi üzerinde önemli risk oluşturduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu kirleticilerin yalnızca nehir ağızlarında kurulacak bariyerlerle engellenemeyeceğini, esas çözümün kirlenmenin kaynağında önlenmesi olduğunu belirtiyor.

Değerlendirmelerde, atık su arıtma tesislerinin artan nüfus ve turizm hareketliliğine göre modernize edilmesi, tarımda su verimliliğini artıracak uygulamaların yaygınlaştırılması, sanayi deşarjlarının etkin şekilde denetlenmesi ve havza genelinde entegre su yönetiminin güçlendirilmesi öneriliyor.

Raporda, hazırlanan yönetim planının uygulanmasına yönelik tedbir programının hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanırken, su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, halk sağlığı, tarımsal üretim ve turizm açısından da stratejik öneme sahip olduğu ifade ediliyor.

Kaynak :
https://www.antalyakorfez.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: