KONYAALTI’NDA DENİZE GİRENLERE HAYATİ UYARI
Antalya’nın dünyaca tanınan Konyaaltı Sahili’nde yaz yoğunluğu devam ederken, görev yapan cankurtaranlar denize giren vatandaşları olası tehlikelere karşı uyardı. Özellikle yüzme bilmeyenlerin açılmaması, çocukların denizde yalnız bırakılmaması ve dalgalı havalarda suya girilmemesi gerektiği vurgulandı.
Sahilde gün boyunca kulelerinden denizi kontrol eden cankurtaranlar, vatandaşların güvenli bir şekilde denize girebilmesi için riskli durumları yakından takip ediyor. Uzmanlar ise denizde yaşanan acil durumlarda yardım etmek isteyen kişilerin bilinçsiz müdahaleyle ikinci bir kazazede haline gelmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
AKINTI VE DALGA RİSKİ ARTIRIYOR
Türkiye Sualtı Federasyonu yetkili cankurtaran eğitmeni ve Konyaaltı Sahili Cankurtaran Müdürü Ahmet Gül, yaklaşık 6 yıldır görev yaptığı sahilde özellikle hazırlıksız şekilde denize girenlerin çeşitli risklerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Rüzgarın yön değiştirmesiyle birlikte denizdeki akıntı ve dalga hareketlerinin de değişebildiğine dikkat çeken Gül, vatandaşların denize girmeden önce hava ve deniz koşullarını mutlaka değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle poyrazlı havalarda akıntının insanları açığa doğru sürükleyebildiğini belirten Gül, lodosla birlikte oluşan yüksek dalgaların da kıyıda yüzme mücadelesini zorlaştırdığını ifade etti.
Yüzme bilmeyen kişilerin kolluk, simit gibi yardımcı ekipmanlar olmadan denize girmesinin ciddi risk oluşturduğunu belirten Gül, kişilerin kendi yüzme seviyelerini doğru değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı.
BOĞULMA HER ZAMAN SESLE ANLAŞILMIYOR
Cankurtaranların dikkat çektiği önemli noktalardan biri de boğulma tehlikesinin dışarıdan her zaman kolay fark edilememesi.
Ahmet Gül, tehlike yaşayan kişinin yardım istemek için bağırmayabileceğini, çünkü boğulma sırasında kişinin önceliğinin nefes almak olduğunu belirtti. Düzensiz çırpınma, yüzme hareketlerinde ani değişiklik ve kişinin su üzerinde kalmakta zorlanması, dikkat edilmesi gereken işaretler arasında bulunuyor.
Ritmik şekilde yüzmeye devam eden bir kişinin yanlış yüzüyor olsa bile her zaman boğulma tehlikesi yaşamadığını belirten Gül, asıl önemli olanın kişinin hareketlerindeki ani ve olağandışı değişimleri fark etmek olduğunu ifade etti.
KURTARMAK İSTERKEN İKİNCİ KAZAZEDE OLMAYIN
Denizde yaşanan acil durumlarda en sık yapılan hatalardan birinin, boğulma tehlikesi yaşayan kişiye doğrudan ve bilinçsiz şekilde yaklaşmak olduğu belirtildi.
Cankurtaranlar, eğitim ve uygun ekipman olmadan suya girerek kurtarma girişiminde bulunulmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Panik halindeki kişi, kendisine yardım etmeye çalışan kişiye tutunarak onu da suyun altına çekebiliyor.
Ahmet Gül, müdahale edilmesi gereken durumlarda kazazede ile kurtarıcı arasına mutlaka yüzer bir materyal konulmasının önemine dikkat çekti. Can simidi, kolluk veya uygun başka bir yüzdürme ekipmanı bu noktada hayati önem taşıyor.
Bu nedenle vatandaşların öncelikle cankurtaranlara haber vermesi ve profesyonel müdahaleyi beklemesi en güvenli yöntem olarak öne çıkıyor.
PANİK ANINDA BAŞ SUYUN ÜZERİNDE KALMALI
Denizde kramp, aşırı yorgunluk, ayağa yosun dolanması ya da başka bir nedenle panik yaşayan kişilerin öncelikle sakin kalmaya çalışması gerekiyor.
Cankurtaran Müdürü Gül, böyle durumlarda kişinin başını geriye doğru kaldırarak solunum yollarını suyun üzerinde tutmasının önemli olduğunu belirtti. Bu pozisyonun kişinin nefes almasını kolaylaştırabileceği ve yardım istemesine zaman kazandırabileceği ifade edildi.
Panik sırasında kontrolsüz şekilde çırpınmak yerine nefes almayı sürdürmek ve yardım istemek, hayati önem taşıyor.
Uzmanlar ayrıca yüzme bilmeyen vatandaşların güvenli yüzme eğitimi almasını öneriyor. Çocukların ve yetişkinlerin yüzme kurslarından yararlanarak temel yüzme becerilerini geliştirmesinin, deniz kazalarının önlenmesine katkı sağlayacağı belirtiliyor.
ÇOCUKLAR GÖZDEN UZAKLAŞTIRILMAMALI
Konyaaltı Sahili’nde görev yapan cankurtaranlardan Ayşe Şahin Uluk da özellikle çocukların denizde sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini söyledi.
Çocukların hareketli yapıları nedeniyle birkaç saniyelik dikkatsizlik bile risk oluşturabiliyor. Cankurtaranlar, düdük ve sesli uyarılarla çocukları kıyıdan fazla uzaklaşmamaları konusunda yönlendiriyor.
Sahilin bazı noktalarında derinliğin kısa mesafede değişebildiğine dikkat çeken Uluk, yüzme bilen kişilerin dahi belirlenen güvenli alanların dışına çıkmaması gerektiğini belirtti.
BAYRAKLARIN RENGİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Sahilde kullanılan bayrakların anlamlarının bilinmesi de denize girenlerin güvenliği açısından büyük önem taşıyor.
Cankurtaranlardan Ayşe Şahin Uluk’un verdiği bilgilere göre, sarı-kırmızı bayrak cankurtaranın görev başında olduğunu gösterirken, kırmızı bayrak cankurtaran bulunmadığı anlamına geliyor.
Vatandaşların denize girmeden önce bayrakları kontrol etmesi ve cankurtaranların uyarılarını dikkate alması, olası kazaların önüne geçilmesinde önemli rol oynuyor.
TATLI SULARDA DA RİSK VAR
Deniz dışında göl ve akarsularda yüzmenin de kendine özgü riskleri bulunuyor. Cankurtaranlar, tatlı suların kaldırma kuvvetinin deniz suyuna göre daha düşük olabileceğine dikkat çekerek bu alanlarda da tedbirli olunması gerektiğini belirtiyor.
Yüzme konusunda yeterli olmayan kişilerin uygun yüzdürme ekipmanları olmadan suya girmemesi, çocukların ise mutlaka yetişkin gözetiminde bulunması gerekiyor.
Konyaaltı Sahili’nde görev yapan cankurtaranların uyarıları, yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde denize giren vatandaşlar için önemli bir hatırlatma niteliğinde. Denizin keyfini güvenli şekilde çıkarmanın ilk şartı ise sınırları bilmek, uyarıları dikkate almak ve riskli durumlarda profesyonel yardımı beklemek.
- Antalya
- yüzme
- Antalya Haber
- YAZ SEZONU
- Konyaaltı Sahili
- cankurtaran
- sahil güvenliği
- Denizde Güvenlik
- Boğulma Tehlikesi
- Deniz Kazaları