MİMARLAR ODASI ANTALYA’DAN KONUT UYARISI: “BARINMA BİR İNSAN HAKKIDIR”
Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla açıklama yapan Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, barınma hakkının yalnızca bir konuta sahip olmak anlamına gelmediğini belirterek, kentlerdeki yapılaşma politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Yalçınkaya, konutun bir yatırım aracı değil, temel bir insan hakkı olduğunu vurgularken, afet riskleri ve iklim krizi dikkate alınmadan gerçekleştirilen yapılaşma kararlarına karşı olduklarını açıkladı.
Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Mimarlık Günü, bu yıl küresel ölçekte giderek derinleşen barınma sorununa dikkat çekmek amacıyla “Barınma Bir İnsan Hakkıdır – Onu Geliştirin” temasıyla ele alınıyor.

“BARINMA HAKKI SADECE BİR KONUTA SAHİP OLMAK DEĞİLDİR”
Mimarlar Odası Antalya Şubesi Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, barınmanın yalnızca konut üretimi veya ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Bir kentte yeterli sayıda konut bulunmasının tek başına barınma hakkının sağlandığı anlamına gelmediğini ifade eden Yalçınkaya, insanların afetlere karşı güvenli, sağlıklı, erişilebilir ve iklim koşullarına uyumlu yaşam alanlarına sahip olması gerektiğini söyledi.
Barınma hakkının aynı zamanda ulaşım, sağlık hizmetleri, yeşil alanlar ve kamusal mekânlara erişimi de kapsadığını belirten Yalçınkaya, Antalya'da yaşanan hızlı kentleşmenin bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ANTALYA’DA YAPILAŞMA BASKISINA DİKKAT ÇEKTİ
Antalya'nın hızla büyüyen kentlerden biri olduğuna işaret eden Yalçınkaya, kentteki konut ihtiyacının yalnızca daha fazla yapı inşa edilerek çözülemeyeceğini savundu.
Kent dokusundaki hızlı değişim, yapılaşma baskısı ve iklim krizinin etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yalçınkaya, planlama kararlarının uzun vadeli kent yaşamını gözetmesi gerektiğini ifade etti.
“KONUT İHTİYACI YENİ AFET RİSKLERİ YARATARAK ÇÖZÜLEMEZ”
Türkiye'nin deprem, sel, taşkın ve diğer doğal afetlerle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Yalçınkaya, bilimsel ve teknik verilerle afet riski taşıdığı ortaya konulan bölgelerde konut ve yerleşim kararları alınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Antalya'daki Konyaaltı Çakırlar bölgesinde planlanan TOKİ konut alanını örnek gösteren Yalçınkaya, bölgedeki taşkın riskine dikkat çekerek, projeye verilen ÇED Olumlu kararına karşı Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak hukuki süreç başlattıklarını açıkladı.
Yalçınkaya, itirazlarının konut üretimine karşı olmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, afet risklerinin ve bilimsel verilerin göz ardı edilmesine karşı çıktıklarını ifade etti.
Başkan Yalçınkaya, konut ihtiyacının karşılanması adına yeni afet riskleri oluşturulmaması gerektiğini belirtti.
ANTALYA’DA İKLİME UYUMLU MİMARİ ÇAĞRISI
Antalya'nın sıcak Akdeniz iklimine sahip bir kent olduğunu hatırlatan Yalçınkaya, mimari tasarımın iklim koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.
Kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yıkılarak yerine yeni binalar yapılması veya yapı yoğunluğunun artırılması şeklinde ele alınmaması gerektiğini belirten Yalçınkaya, pasif iklimlendirme yöntemlerinin mimari tasarımın temel unsurlarından biri olması gerektiğini ifade etti.
İklim koşulları dikkate alınmadan tasarlanan ve sürekli mekanik soğutmaya ihtiyaç duyan yapıların sürdürülebilir olmadığını belirten Yalçınkaya, geleceğin kentlerinde enerji verimliliği ve iklim uyumunun öncelikli olması gerektiğini kaydetti.
“KENTLER RANT ALANI DEĞİL, ORTAK YAŞAM ALANIDIR”
Açıklamasında konutun giderek yatırım aracı olarak görülmesine de tepki gösteren Yalçınkaya, barınma ihtiyacının ekonomik getirinin önüne geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Kentlerin rant alanları değil, toplumun ortak yaşam alanları olduğunu vurgulayan Yalçınkaya, planlama ve yapılaşma kararlarında temel ölçütün kamu yararı olması gerektiğini ifade etti.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi'nin bundan sonra da barınmanın temel bir insan hakkı olduğu anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceğini belirten Yalçınkaya, mimarlığın toplum, kent ve doğa yararına üretildiği bir gelecek temennisinde bulundu.
Yalçınkaya, açıklamasının sonunda tüm meslektaşlarının ve toplumun 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’nü kutladı.
- Antalya
- Konyaaltı
- şehir planlama
- iklim krizi
- TOKİ
- Taşkın Riski
- #Konut
- kentsel dönüşüm
- Fatma Gül Yalçınkaya
- rant
- kamu yararı
- Çakırlar
- Şehrim Antalya Haber
- Mimarlar Odası Antalya Şubesi
- Barınma Hakkı
- afet riski
- Dünya Mimarlık Günü
- konut hakkı
- Antalya mimarlık
- sürdürülebilir mimarlık