SAĞLIK TURİZMİNDE HASTA BAŞINA GELİR YÜKSELDİ

Türkiye sağlık turizminde 2026’nın ilk yarısında hasta sayısı geçen yılın aynı dönemine göre gerilerken, hasta başına elde edilen ortalama gelir arttı. 2025’te yaklaşık 2 bin 200 dolar olan kişi başı gelir, 2026’nın ilk altı ayında 2 bin 600 dolar seviyesine çıktı. Antalya ise özellikle diş sağlığı hizmetleri ve yaklaşan COP31 organizasyonuyla sağlık turizminde büyüme fırsatlarını değerlendirmeye hazırlanıyor.

18 Eki 2026 - 12:20 YAYINLANMA
18 Eki 2026 - 23:47 GÜNCELLEME
SAĞLIK TURİZMİNDE HASTA BAŞINA GELİR YÜKSELDİ

Türkiye, sağlık hizmeti almak amacıyla yurt dışından gelen ziyaretçilerden elde ettiği gelirle sektördeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak 2026’nın ilk yarısında ortaya çıkan veriler, toplam gelirdeki artış potansiyelinin yanında hasta sayısının da yakından takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.

HASTA SAYISI GERİLEDİ, GELİR 1,58 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

2025 yılında Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için gelen kişi sayısı yaklaşık 1 milyon 399 bin olarak açıklanırken, sağlık turizminden elde edilen toplam gelir 3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

2026 yılının ilk altı ayında ise 563 bin 327 sağlık turisti Türkiye’de hizmet aldı ve yaklaşık 1,58 milyar dolar gelir elde edildi. Böylece yılın ilk yarısında, 2025 yılının tamamında kaydedilen gelirin yaklaşık yüzde 52’sine ulaşıldı.

Hasta sayısındaki gerilemeye rağmen gelir seviyesinin korunması ve kişi başına düşen kazancın artması, sektörün ekonomik performansında öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı.

KİŞİ BAŞINA GELİR 2 BİN 600 DOLARA ÇIKTI

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı Elif Ural, 2025 yılının sağlık turizmi açısından iyi geçtiğini, ancak sektörün gelecek dönem hedeflerinin daha yüksek olduğunu belirtti.

Ural’ın paylaştığı verilere göre, 2025 yılında hasta başına ortalama gelir yaklaşık 2 bin 200 dolar düzeyindeyken, 2026’nın ilk altı ayında bu rakam 2 bin 600 dolara ulaştı.
Hasta başına ortalama gelirdeki 400 dolarlık artış, yaklaşık yüzde 18’lik yükselişe karşılık geliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde yalnızca hasta sayısını artırmaya değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer oluşturmaya da odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, kişi başına gelirin yükselmesi tek başına sektörün bütün alanlarında büyüme yaşandığını göstermiyor. Hasta sayısı, hizmet türleri, maliyetler ve toplam gelir birlikte değerlendirildiğinde daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkıyor.

YILIN KALAN DÖNEMİ İÇİN BEKLENTİ YÜKSEK

Sağlık turizminde yılın ikinci yarısının önemine dikkat çeken Elif Ural, özellikle yaz döneminde gelirlerde düşüş yaşanabildiğini söyledi.

Türkiye’nin aynı zamanda güçlü bir tatil destinasyonu olması, yaz aylarında uçak ve konaklama fiyatlarının yükselmesi, sağlık hizmeti almak için ülkeye gelen ziyaretçilerin seyahat planlarını ve maliyetlerini etkileyebiliyor.

Ural, sağlık hizmetlerine yönelik talebin özellikle eylül ve aralık dönemlerinde hareketlendiğini belirterek yılın kalan aylarının sektör açısından belirleyici olacağını ifade etti.
Özellikle yıl sonuna doğru beklenen talep artışının gerçekleşmesi, 2026 yılı toplam gelirinin şekillenmesinde etkili olacak. Ancak bu beklentinin gerçekleşmesi, uluslararası hasta talebinin yanı sıra ulaşım maliyetlerine, hizmet fiyatlarına ve Türkiye’nin tanıtım çalışmalarına da bağlı olacak.

ANTALYA İÇİN COP31 FIRSATI

Antalya’nın COP31’e ev sahipliği yapacak olması, sağlık turizmi açısından da yeni bir tanıtım fırsatı olarak değerlendiriliyor.

Elif Ural, farklı ülkelerden çok sayıda temsilcinin Antalya’yı ziyaret edecek olmasının kentin uluslararası görünürlüğünü artırabileceğini belirtti. Bu organizasyonun yalnızca çevre ve iklim gündemiyle sınırlı kalmaması, Antalya’nın sağlık hizmetleri alanındaki kapasitesinin de tanıtılması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Antalya, İstanbul’un ardından Türkiye’de sağlık turizmi açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olarak gösteriliyor. Kentte özellikle diş sağlığı hizmetleri yabancı hastaların ilgisini çekiyor.

COP31 kapsamında oluşacak uluslararası temasların sağlık turizmine kalıcı katkı sağlaması için tanıtım çalışmalarının planlı yürütülmesi önem taşıyor. Organizasyon süresince kurulacak ilişkilerin, kongre sonrasında da sağlık kuruluşları, turizm işletmeleri ve uluslararası sağlık sektörü temsilcileri arasında iş birliklerine dönüşmesi hedeflenebilir.

ANTALYA’DA DİŞ SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR

Antalya’da tatil turizmi ile sağlık hizmetlerinin bir arada sunulması, kentin uluslararası hasta pazarındaki avantajlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Ural, kentteki diş kliniklerinde yabancı hasta oranının yüzde 90 seviyelerine ulaştığını belirtti. Bu oran, diş sağlığı alanının Antalya sağlık turizmindeki ağırlığını ortaya koyuyor.

Özellikle diş tedavisi için gelen ziyaretçilerin konaklama ve tatil planlarını da seyahatlerine dahil edebilmesi, Antalya’nın turizm altyapısıyla sağlık hizmetlerini bir araya getirmesine imkân sağlıyor.

Bununla birlikte, sağlık turizminin yalnızca diş tedavileriyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Diğer tıbbi branşların uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirilmesi, Antalya’nın sağlık turizmindeki hizmet çeşitliliğini artırabilir.

Kentteki sağlık kuruluşlarının uluslararası tanıtım kapasitesinin geliştirilmesi, yabancı hastaların hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve tedavi sonrası takip süreçlerinin güçlendirilmesi de sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından önem taşıyor.

KASIM VE ARALIK AYLARINDA HAREKETLİLİK BEKLENİYOR

2026 turizm sezonunun uzaması ve ulaşım maliyetlerindeki yükseliş, sağlık turizmi fiyatlarına da yansıyor. Ural, fiyat artışlarının kasım ayına kadar devam ettiğini belirterek 15 Kasım-30 Aralık döneminde sağlık turizminde daha hızlı bir hareketlilik beklediğini ifade etti.

Yılın son bölümünde oluşabilecek talep artışı, sağlık kuruluşları ve sağlık turizmi acenteleri açısından yeni bir dönem anlamına geliyor. Ancak fiyatların yükselmesi, Türkiye’yi tercih eden hastaların toplam maliyetini de artırabileceğinden rekabet gücünün korunması önem taşıyor.

2027’DE REHABİLİTASYON VE SAĞLIKLI YAŞAM ÖNE ÇIKACAK

Sağlık turizminin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde, yalnızca tedavi amaçlı seyahatlerin değil, sağlıklı yaşamı destekleyen hizmetlerin de öne çıkması bekleniyor.
Elif Ural, 2027 yılında rehabilitasyon hizmetleri, longevity olarak adlandırılan sağlıklı ve uzun yaşam uygulamaları ile esenlik merkezlerinin daha fazla önem kazanabileceğini belirtti.

Bu alanlar, sağlık turizminin hizmet çeşitliliğini artırabilecek başlıklar arasında yer alıyor. Rehabilitasyon programları, sağlıklı yaşlanmaya yönelik uygulamalar ve esenlik hizmetleri, uluslararası ziyaretçilerin farklı ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeni iş alanları oluşturabilir.

Türkiye’nin bu alanlarda uluslararası standartlara uygun hizmet sunması, nitelikli insan kaynağını geliştirmesi ve güvenilir sağlık hizmeti algısını güçlendirmesi, uzun vadeli gelir hedefleri bakımından belirleyici olacak.

SAĞLIK TURİZMİNDE YENİ HEDEF, DAHA NİTELİKLİ BÜYÜME

2026’nın ilk yarısında ortaya çıkan tablo, Türkiye sağlık turizminde hasta başına gelir artışının dikkat çektiğini gösteriyor. Buna karşılık hasta sayısındaki gerileme, sektörün yalnızca gelir rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini de ortaya koyuyor.

Antalya açısından COP31, diş sağlığındaki mevcut gücü daha geniş sağlık hizmetleriyle desteklemek ve kentin uluslararası tanıtımını güçlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor.

Önümüzdeki dönemde başarının ölçüsü, yalnızca daha fazla gelir elde etmek değil; daha fazla uluslararası hastaya güvenilir, nitelikli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunabilmek olacak.

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: