TAŞLARA İŞLENEN TARİH KAYIT ALTINDA

Türk-İslam medeniyetinin yüzyıllara uzanan izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeler, ulusal envanter çalışmasıyla kayıt altına alınıyor.

12 Eki 2026 - 17:34 YAYINLANMA
TAŞLARA İŞLENEN TARİH KAYIT ALTINDA

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2024 yılında başlatılan Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgelendiğini açıkladı. İlk saha çalışmalarının 2025 yılında dört ilde yürütüldüğü proje, 2026’da 18 ile genişletildi.

TARİHİ MİRAS İÇİN KAPSAMLI ENVANTER

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı açıklamada, Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde bilimsel yöntemlerle kayıt altına alındığını belirtti. 2024’te hayata geçirilen proje kapsamında 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır’da başlatılan saha çalışmalarının bu yıl daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını bildirdi.

Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerinin tamamlandığını aktaran Ersoy, çalışmaların yıl boyunca devam edeceğini ifade etti. Projeyle, farklı bölgelerde bulunan tarihi mezar taşlarının ve kitabelerin tespit edilmesi, özelliklerinin kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

MEZAR TAŞLARI GEÇMİŞİN YAŞAYAN BELGELERİ

Mezar taşları ve kitabeler, yalnızca kişilerin adlarını ve yaşam tarihlerine ilişkin bilgileri içeren taş eserler olarak değerlendirilmiyor. Üzerlerindeki yazılar, süslemeler, semboller ve mimari ayrıntılar; ait oldukları dönemin sosyal yapısı, inanç dünyası, sanat anlayışı ve gündelik yaşamı hakkında da önemli veriler sunuyor.

Bakan Ersoy, her bir eserin yaşadığı dönemin dilini, sanatını, inancını ve toplumsal hayatını yansıtan tarihî bir belge niteliği taşıdığına dikkat çekti. Bu nedenle çalışmaların yalnızca eserleri saymakla sınırlı kalmadığını, kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle tanımlanmasını ve korunmasını da kapsadığını belirtti.

Taş üzerine işlenen yazılar ve motifler, geçmiş dönemlerin dil özelliklerinden sanat anlayışına kadar farklı alanlarda araştırma yapılmasına imkân sağlıyor. Bu kayıtların düzenli bir sistem içinde toplanması, eserlerin bilimsel açıdan incelenmesini ve farklı bölgelerdeki örneklerin karşılaştırılmasını kolaylaştırabilecek.

İLK SAHA ÇALIŞMALARINDA 859 ESER KAYDEDİLDİ

Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre projenin ilk saha uygulamaları, 2025 yılında akademisyenlerin yürütücülüğünde dört ilde gerçekleştirildi. Çalışmalar sırasında mezarlık alanları ve tarihî yapıların hazirelerinde bulunan mezar taşları tek tek incelenerek envantere alındı.

İlk uygulama yılında belgelendiği açıklanan eserlerin dağılımı şöyle oldu:

  • Denizli: Acıpayam ilçesi Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı’nda 243 mezar taşı.

  • İstanbul: Şeyh Mustafa Devati Haziresi’nde 504 mezar taşı.

  • Tokat: Mahmutpaşa Camii Haziresi’nde 13 mezar taşı.

  • Diyarbakır: Fatih Paşa Camisi Haziresi’nde 99 mezar taşı.

Bu dört ilde toplam 859 eser kayıt altına alındı. İlk yılın saha uygulamalarıyla başlayan çalışma, 2026’da kapsamını genişleterek 18 ile ulaştı. Bakanlığın açıklamasına göre bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemleri veri sistemine aktarıldı.

ULUSAL DİJİTAL HAFIZA OLUŞTURULACAK

Projenin temel hedeflerinden biri, farklı şehirlerde bulunan mezar taşları ve kitabelere ilişkin bilgileri ortak bir dijital veri tabanında bir araya getirmek. Böylece eserlerin yalnızca bulundukları yerde korunması değil, aynı zamanda araştırmacılar tarafından erişilebilir ve incelenebilir hâle gelmesi amaçlanıyor.

Envanter kapsamında kayıt altına alınan eserlerin dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi başlıklarda sınıflandırılması planlanıyor. Bu bilgiler, Türk-İslam sanatının ve tarihî mirasının farklı yönlerinin daha ayrıntılı araştırılmasına katkı sağlayabilecek.

Ortak veri tabanı, eserlerin konumları ve özellikleri hakkında düzenli bilgi sunarak bilimsel araştırmalar için kapsamlı bir kaynak oluşturma hedefi taşıyor. Çalışmaların ilerleyen yıllarda ülke genelini kapsayacak şekilde sürdürülmesi ve biriken verilerin uzun vadede geniş bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi öngörülüyor.

KÜLTÜREL MİRAS GELECEK KUŞAKLARA AKTARILACAK

Anadolu’nun farklı şehirlerinde bulunan tarihî mezarlıklar ve hazireler, geçmişten günümüze ulaşan önemli kültürel miras alanları arasında yer alıyor. Bu alanlardaki taş eserlerin belgelenmesi; yazıların, süslemelerin ve tarihî bilgilerin zaman içinde kaybolmasının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

Bakan Ersoy, projenin hedefini ülkenin dört bir yanındaki bu mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zamanla kapsamlı bir bilimsel kaynağa dönüştürmek olarak açıkladı. Yaklaşık 7 bin eserin belgelendiği çalışma, Türk-İslam döneminin tarihî ve kültürel izlerinin sistemli biçimde kayıt altına alınmasına yönelik önemli bir envanter girişimi olarak sürdürülüyor.

Yıl sonuna kadar devam etmesi planlanan saha çalışmalarıyla envanterin genişletilmesi hedefleniyor. Böylece taşlara işlenen tarihî bilgiler, yalnızca bulundukları mezarlık ve hazirelerde değil, bilimsel araştırmaların ve kültürel miras çalışmalarının da bir parçası olarak gelecek kuşaklara aktarılabilecek. 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: