TÜRKİYE YAPAY ZEKÂDA DİREKSİYONA GEÇECEK

TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekânın hızlı gelişiminin beraberinde getirdiği güvenlik, hukuk, etik ve denetim başlıklarına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu alanda yalnızca teknolojiyi kullanan değil, kendi kapasitesini geliştiren ve teknolojinin yönünü belirleyen ülkeler arasında yer alması gerektiğini söyledi.

16 Eyl 2026 - 10:32 YAYINLANMA
TÜRKİYE YAPAY ZEKÂDA DİREKSİYONA GEÇECEK

Yapay zekâ teknolojilerinin hayatın her alanında daha fazla kullanılmaya başladığı bir dönemde değerlendirmelerde bulunan Fatih Dönmez, teknolojik gelişmenin önüne engel koymak yerine, bu gelişmeyi güvenli ve sorumlu biçimde yönetecek bir altyapının oluşturulmasının önemine işaret etti.

“Mesele yapay zekâyı durdurmak değil” diyen Dönmez, insan merkezli ve güvenliği esas alan bir yapay zekâ ekosisteminin oluşturulması gerektiğini vurguladı.

YAPAY ZEKÂDA RİSKLER BÜYÜYOR

Dönmez, yapay zekâ şirketlerinin üst düzey yöneticileri tarafından yapılan güvenlik uyarılarının, teknolojinin beraberinde getirdiği risklerin daha ciddi biçimde ele alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Özellikle yapay zekâ ajanlarının sınırlı insan gözetimiyle hareket edebilmesi, yapay zekâ sistemlerinin gerçek dünyadaki kritik süreçlere daha fazla müdahil olması ve teknolojinin kötüye kullanılma ihtimalinin artması, güvenlik konusunu önemli bir gündem maddesi haline getiriyor.

Dönmez’e göre yapay zekânın gelişim hızına paralel olarak insanlığın bu teknolojiyi yönetme ve denetleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor.

Bu çerçevede güvenlik, hukuk, etik ve denetim mekanizmalarının yalnızca teknolojinin ortaya çıkmasından sonra değil, sistemlerin tasarım aşamasından itibaren dikkate alınması gerektiği ifade ediliyor.

“TEKNOLOJİYE FREN KOYMAK DEĞİL, DOĞRU DÜZENİ KURMAK”

TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı rapora da değinen Dönmez, yaklaşımın teknolojik gelişmeyi yavaşlatmak değil, doğru yerde, doğru zamanda ve doğru ölçüde düzenlemelerle güvenli bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmak olduğunu belirtti.

Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ çağında yalnızca hazır teknolojileri kullanan bir ülke konumunda kalmaması gerektiğine dikkat çekerek, geçmişte sanayi, enerji ve dijitalleşme alanlarında olduğu gibi yapay zekânın güvenlik, hukuk, etik ve yönetişim altyapısının da oluşturulması gerektiğini söyledi.

KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE AKADEMİ İÇİN KOORDİNASYON VURGUSU

Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi için kamu, özel sektör ve akademi arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması oluşturulması gerektiğini belirten Dönmez, rekabetin yalnızca daha güçlü yapay zekâ sistemleri geliştirmek üzerinden şekillenmeyeceğini ifade etti.

Dönmez, önümüzdeki dönemde asıl meselenin yapay zekânın daha güvenli, daha sorumlu ve insan merkezli biçimde yönetilmesi olacağını dile getirdi.

Bu yaklaşımın Türkiye açısından yalnızca teknolojik yatırımlarla sınırlı olmadığı; aynı zamanda hukuki düzenlemeler, etik ilkeler, denetim mekanizmaları ve yönetişim kapasitesinin birlikte ele alınmasını gerektirdiği mesajı verildi.

“TÜRKİYE YALNIZCA TAKİP EDEN ÜLKE OLMAMALI”

Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ çağında kendi teknolojik ve kurumsal kapasitesini geliştirmesi gerektiğini belirterek, hedefin ülkenin bu alanda yalnızca takip eden değil, teknolojinin yönünü belirleyen ülkeler arasında yer almasını sağlamak olduğunu söyledi.

Dönmez’in açıklamalarında öne çıkan temel yaklaşım ise insanı merkeze alan, güvenliği tasarımın merkezine yerleştiren ve gelecekte ortaya çıkabilecek risklere bugünden hazırlanan bir yapay zekâ düzeninin kurulması oldu.

Türkiye açısından önümüzdeki dönemde yapay zekâ alanındaki gelişmelerin; teknoloji üretimi kadar güvenlik, hukuk, etik, denetim ve milli irade ekseninde yönetim kapasitesinin geliştirilmesi başlıklarıyla birlikte ele alınması bekleniyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: