ARKADAŞ LİSTENİZİ GÖZDEN GEÇİRİN
RKADAŞ LİSTENİZİ GÖZDEN GEÇİRİN
Evet, insanoğlu bencil ve bunu sen değiştiremezsin. O zaman değiştirmeye çalışmanın da bir anlamı yok. Neden böyle başarısız olacağını bildiğin bir mücadeleye giresin ki? Kendini yıpratmaktan başka bir şey değil. Senin derdin zaten sana yetiyor. Yetmiyor mu yoksa…? İyi o zaman kendine zarar vermeye, dertlerini arttırmaya çalışmaya devam et. Elin oğlunun umurunda değil bunu bilesin.
Yapmaya çalıştığım şeylerden bir tanesi de çevremi azaltmaya çalışmak. Şöyle oturup bir bakın. Tek tek ve objektif olarak. Çevrenizde ne kadar çok gereksiz insan var. Bu cümlem yanlış anlaşılmasın. Hiç kimseyi sevmek zorunda değiliz ama herkese saygı duymak zorundayız. Gereksiz derken saygısızlık olarak söylemiyorum. Size gerekmeyen her şey gereksizdir işte. Ben de; sadece kendini düşünen, bana zarar verdiğine inandığım, negatif enerji aldığım insanları çevremden uzaklaştırmaya çalıştım ve halende çalışıyorum. Bazıları koyu renk ceketinize yapışan beyaz bir iplik gibidir. Ne kadar fiske vursanız da o iplik düşmez, illa tutup çekmeniz lazımdır. Tutup çekilmeyi isteyenlere de öyle yapıverin. Ne yapalım anlamıyorlar işte. Hayatımdaki arkadaş listemi temizlemeden önce listede olan kişilerden birisinden bahsedeyim size…
Adam acayip karamsar ve bu karamsarlığını sürekli karşısındakine kusarak rahatlıyor. Hava güneşli olsa güneşten, yağmurlu olsa yağmurdan şikâyetini size öyle bir anlatıyordu ki bütün yaşama sevinciniz ve isteğinizi yok ediyordu. Tamam, bizim rahatsızlığımız da ne aşırı sıcağı ne de nemli havayı seviyor ama bunu ortalıkta dolaşıp da dünyanın en büyük sorunu olan küresel ısınmanın sorumlusu karşındakiymiş gibi anlatmanın anlamı da yok. Mümkün olduğunca ortalıkta gözükmezsin geçer, gider. Birkaç sefer belki benden sıkılır diye ufak laf sokmalarla kendimden uzaklaştırmaya çalıştım ama bunalım seanslarımız devam etti. Aman kırılmasın, üzülmesin mantığıyla dinlemeye çalıştım, kendimi alkole veririm diye korktum. Dinliyor gibi gözüktüm; susmadı, işlerim aksamaya başladı. İmalar falan derken baktım olacak gibi değil;
“Bu bahsettiğin, sana göre olumsuz olan şeylerin sebebi ben miyim?” dedim
“Yok canım sen ne yapabilirsin ki?”
“Haklısın keşke bir şeyler yapabilseydim. Peki, benim konuyla ilgili yapabileceğim bir şey olmadığını bildiğin halde neden bunları bana anlatıp tüm yaşama isteğimi somuruyorsun?”
“Anlatınca rahatlıyorum.”
“Anlıyorum. Yani karşındakini huzursuz edince huzur buluyorsun.”
“Yok canım öyle değil de….”
Ondan sonra gerçekten çok sıkıcı ve bunaltıcı bir şeyler uydurdum ve anlattım. Sıkıldığını ve bunaldığını izleyebiliyordum. Bir sonraki ziyaretinde gene uydurdum ve anlattım, böyle böyle ziyaretleri azaldı. Ben de kırmadan uzaklaştırabildiğime inanıyorum. Çünkü o artık benden sıkılmış ve uzaklaşmıştı. Ben de onun bunalımlarından kurtulmuştum
Hakan ALGAN
(Maçın Sonunu Sen Belirle)