BERKAY BAHAR ARADI..!

Berkay Bahar'dan Saat 22.00 Telefonu: Eleştirdim, Aradı!

26 Eki 2026 - 23:33 YAYINLANMA
1144 GÖSTERİM

“ATSO Seçimlerine Kadınca Bakış” başlıklı bir yazı yazdım. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini değerlendirdim, yeni yönetimde tek bir kadının bile bulunmamasına itiraz ettim.

Yazıyı yayımladım. İçim rahat, akşamı kapattım.

Saat 22.00 sularında telefonum çaldı.
Arayan ATSO Başkanı Berkay Bahar!
İnsan böyle bir saatte eleştirdiği kurumun başkanından telefon alınca ister istemez düşünüyor:

Acaba hangi cümlede frene basmayı unuttum?

Neyse ki frenlik bir durum yokmuş.
Berkay Bahar, kadınların yönetimde yer almamasından kendisinin de son derece rahatsız olduğunu söyledi.

“Ben de bu durumdan çok muzdaribim” dedi.
Nedenini de şöyle iza etti...

Kadın adaylarının bulunduğu gruplarda seçimi kazanamadıklarını, kazandıkları gruplardaki kadınların ise yönetimde görev almak istemediklerini anlattı.

Bu sonuçtan kendisinin de üzüntü duyduğunu özellikle belirtti.
Bahar'ın verdiği önemli bir bilgi daha vardı.

ATSO'DA YENİ BİR UYGULAMA

Kadın Girişimciler Kurulu'nun (KGK) ATSO Meclis toplantılarına katılacağını söyledi. Bunun ATSO'da daha önce uygulanmamış bir yaklaşım olduğunu da özellikle vurguladı.

Kadınlar yönetim kurulunda yer alamamıştı ama en azından meclis salonunda olacaklardı.

Şimdilik salona girdik. Darısı yönetim kurulu masasının başına!

Gelelim işin iletişim tarafına...

Ben bir iletişimci olarak buna özellikle dikkat ederim.
Bir kurumun ne söylediği kadar, nasıl söylediği de önemlidir. Hatta bazen nasıl söylediği, söylediğinin önüne geçer.

Berkay Bahar'ın akşam saat 22.00'de eleştirel bir yazıyı okuyup telefon açması, benim açımdan yalnızca iyi bir iletişim örneği değil, aynı zamanda bir özgüven göstergesiydi.

Çünkü eleştirildiğinizde susmak kolaydır. Savunmaya geçmek de öyle. Ama telefonu kaldırıp eleştirinin sahibiyle doğrudan konuşmak, kendinden emin olmayı gerektirir.

Açıkçası bu özgüven hoşuma gitti.
Üstelik iletişim dediğimiz şey de biraz budur.

Yalnızca basın bülteni göndermek, toplantı düzenlemek ya da açıklama yapmak değil; gerektiğinde telefonu kaldırıp “Yazınızı okudum, konuşalım” diyebilmek.
Hele ki yazıda eleştirilen kişi sizseniz...

Berkay Bahar'ın bu tavrını basınla kurduğu sağlıklı iletişim ve eleştiriye açık yaklaşımı açısından değerli buldum.

Bir de şu var: İletişim dünyasında bazen bir mesajı doğru yere ulaştırmak için haftalarca çalışır, stratejiler geliştirir, toplantılar yaparsınız.
Bazen de saat 22.00'de bir telefon açarsınız.

Ne medya planı var, ne kampanya bütçesi. Üstelik erişim garantili: Hedef kitle tam bir kişi, mesaj doğrudan yerine ulaşıyor!

Dileğim, kadınların yalnızca toplantılara katılan değil, kararları alan isimler arasında da bulunmaları.

Berkay Bahar'a açıklamaları ve doğrudan iletişim kurmayı tercih ettiği için teşekkür ederim.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: