BİLETİ İSTERİM, PARAYI ES GEÇERİM

26 Şub 2026 - 22:49 YAYINLANMA
649 GÖSTERİM

Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin basın üzerinden kamuoyuna seslendi:
"Kimse, hiçbir başkan ve iş insanı Fenerbahçe maçına ücretsiz bilet istemesin, vermeyeceğim."

Belli ki o da bıkmış bedava bilet isteyenlerden.

Antalyaspor'umuzun özellikle 4 büyük takımla maç yaptığı dönemlerde stadyumdaki protokol ve VIP tribününe bakıyorum; normal maçlara gelmeyen Belediye Başkanları orada.
Başkan Vekilleri orada.
Oda Başkanları orada.
Meclis üyeleri orada.

Nasıl bir Antalyaspor sevgisi ise bu...
Sadece 4 büyük takım gelince bu sevgi kabarıveriyor.

Protokolde en çok gördüğüm isimlerden biri Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere.

Neden Adlıhan Dere dedim, yazımın ilerleyen bölümünde değineceğim; aslında değinenlerin dediğini ileteceğim.

Başkanlar bir yana; kameramanları, fotoğrafçıları, falanları filanları da toplanmış gelmişler. Başkan: "Gel beni maç izlerken oramdan-buramdan çek" demese gelirler mi?

Başkanlar önemli icraat üretirken 90 dakika, odanın maaşını ödediği çalışanlar da 90 dakika; esnafı, vatandaşı, üyesi, sektörü için hizmet eden başkanı elbet iş başında çekmek, belgelemek zorunda.

Sahi bir başkan neden stadyuma fotoğrafçısını getirir de kendisini çektirir?
Protokolde önemli bir görüşme mi gerçekleştirir?
Neyse…

Peki stadyuma nasıl giriyor bu insanlar?
A- Bilet alıyorlar giriyorlar.
B- Kombine alıyorlar, koltuklarına geçiyorlar.
C- Paraları ile loca kapatıyorlar, keyif çatıyorlar.
D- Protokol tribünü bilete tabi değil, zorla gelmeleri isteniyor.
E- Hiçbiri, biletsiz cümbür cemaat geliyorlar.

Peki başkanlar neden parasını verip bilet ile giriş yapmıyor, Antalyaspor’a katkı sağlamıyor?

Bu söylediklerim sadece oda başkanları için geçerli değil; iş dünyasındaki isimler için de geçerli.

Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin kulübün borcunu ödemek için adeta kapı kapı para toplarken, koca koca başkanlar, iş insanları ve hatırı sayılı kişiler beleş bilet peşinde, araya adam sokma derdinde.

Ne diyeyim…
Çoğu oda başkanına “Cebinden para ver, bilet al” desen stada ayak basmaz. Hele bir de fotoğrafçına, kameramanına, sekreterine de bilet al desen, kırmızı-beyaz renklerin yanından geçmez.

Neden mi bu kadar emin konuşuyorum?

Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin ile basın mensupları olarak basın açıklamasından sonra bir araya geldik.
Başkan net konuştu: "Kayıt almayın ama yazmak istediğinizi yazın."

Samimi toplantının büyük bölümünü, beleş bilet isteyen başkan ve iş insanları meşgul etti.

Ceplerinden bir kuruş harcamayan, yedikleri yemekten içtikleri suya kadar koltuğunda oturduğu kurumlara ödettiren çoğu başkan, herhalde bilete de para verecek hali yok.

Bırakın bileti, bağış yapacak niyetleri yok.

Örnek vermek gerekirse…
07 Gençlik Taraftarlar Derneği Başkanı Serdar Atan aynen şu cümleyi kurdu:

"Adlıhan Dere, mavi koltukta oturup fotoğraf vermek kolay. Antalyaspor Başkanı 100 bin liralık bayrak desteği verin dediğinde, ‘Seçimler bitsin de’ şeklinde geçiştirme mazeretlere sığınıyorsun. Ne bitmez seçimmiş. Seçimler bitmeden bedava maça geliyorsunuz, seçimler bitmeden kulübe zerre destek vermiyorsunuz."

Toplantıda sonra laf Döşemealtı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DÖSİAD) Başkanı Gültekin Gencer’e geliyor.
"Sorun Gültekin Gencer’e, DÖSİAD’tan kaç kişi kombine-loca almış? Lafa gelince herkes konuşuyor."

Sonra gazeteci büyüğüm Vedat Gürhan sazı ele aldı. Kendisinin 2023 yılında Antalyaspor’da altyapıda yöneticilik yaptığını, dönemin süpermarket zinciri hissedarı olan Gültekin Gencer’den kuru bakliyat istediğini, altyapıdaki dokuz gencin yemek yemesi için bu desteği beklediğini, hatta ellerine para geçince parasını da vermeyi taahhüt ettiğini söyledi.

Yani hibe değil; bir anlamda borç bakliyat talebi.

Gazeteci Gürhan’ın anlattığına göre aldığı cevap ise buradan yazılmayacak kadar sinkaflı.
"Ben Fenerbahçe gibi bir takımın kongre üyesiyim. Öperim Antalyaspor’u."

Kulaklarım duyunca dedim ki kendi kendime…

Önüne gelen öpmüş Antalyaspor’u.

Kulüp başkanı önceki yönetimin 7 Mehmet Restoran’a bıraktığı 4 milyon yemek borcunu mu ödesin…
3 aydır biriken personel maaşını mı ödesin…
Haftasonuna kadar personel ve futbolcu alacakları hariç 50 milyon borcu mu ödesin…

Sahi aklıma gelmişken…
Bu 7 Mehmet Restoran’ın ismi son dönemlerde ne kadar çok basına malzeme oluyor.

ATSO’nun yemeğinde bir ton hesap tutarı, Antalyaspor eski yönetiminin bıraktığı milyonluk hesaplar… Hepsinde 7 Mehmet ismi.

Her ne kadar Antalyaspor Başkanı eski yönetimin yemek borcu dese de, “Benim bile gitmediğim restoran” dediği bir marka olduğu için, kulağımla duyduğum borç miktarının yüksekliği nedeniyle bu dip notu geçtim.

Yazımın sonuna gelirken şu notu da ekleyeyim:

Antalyaspor eminim ligde kalacaktır.
Ama ligde kalması için sadece iyi oynamak yetmiyor.
Sadece para da maalesef sorunları çözmüyor.

Şehrin siyasetçileri, Antalyaspor’un aleyhine oluşabilecek olası niyetleri engellesinler yeter.

Çünkü ligde savaş kızışıyor; her takım elinde avucunda ne kadar yetkili ve etkili isim varsa cepheye sürüyor.

Antalyaspor düşerse bunun tek sorumlusu yönetim ya da futbolcular olmayacak.

Takıma sahip çıkmayan Meslek Odası Başkanlarından ATSO Başkanına, iş adamlarından Antalya’nın siyasetçisine kadar herkes sorumlu olacak!..

Demedin demeyin.

Hayata seyirci kalmamanız dileğiyle.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: