ANTALYA’DAN PLASTİK KİRLİLİĞİNE NET UYARI !

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı kapsamında düzenlenen Valiler Oturumu’nda Antalya’nın plastik atık yönetimi ve turizm açısından karşı karşıya olduğu riskler kapsamlı şekilde ele alındı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, özellikle deniz ve kıyı kirliliğinin kentin turizm ekonomisi üzerindeki etkisine dikkat çekerek çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.

31 Ağu 2026 - 16:49 YAYINLANMA
31 Ağu 2026 - 18:09 GÜNCELLEME
ANTALYA’DAN PLASTİK KİRLİLİĞİNE NET UYARI !

Sıfır Atık Vakfı tarafından gerçekleştirilen çalıştay, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini plastik kirliliğiyle mücadele konusunda ortak bir zeminde buluşturdu.

ANTALYA’NIN TURİZM GELİRİ KİRLİLİK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA

Valiler Oturumu’nda Antalya’nın plastik atık sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Hulusi Şahin, kentin ekonomisinde turizmin taşıdığı kritik role dikkat çekti.

Antalya’nın özellikle deniz-güneş turizmiyle öne çıkan bir destinasyon olduğunu belirten Şahin, kıyılarda meydana gelebilecek plastik kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, doğrudan turizm algısını ve rezervasyonları etkileyebileceğini ifade etti.

Şahin, geçmişte Manavgat’ta yaşanan bir atık boşalımının uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulduğunu belirterek, olayın Türkiye'nin yanı sıra Rusya, Almanya ve İngiltere gibi önemli turizm pazarlarında haber olduğunu aktardı.

“YÜZDE 1’LİK REZERVASYON KAYBI 300 MİLYON DOLAR”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, plastik ve diğer atıkların denizlere ulaşmasının turizm açısından oluşturabileceği ekonomik kayba ilişkin dikkat çekici bir rakam paylaştı.

Şahin, Antalya’da yalnızca yüzde 1 oranındaki rezervasyon kaybının yaklaşık 300 milyon dolarlık maliyet oluşturabileceğini belirterek, geri dönüşüm sektörünün toplam ekonomik büyüklüğüyle karşılaştırıldığında bu kaybın boyutunun çok daha büyük olduğuna dikkat çekti.

Bu değerlendirmeyle plastik kirliliğinin yalnızca çevre politikalarının konusu olmadığı, Antalya gibi turizm merkezlerinde ekonomik sürdürülebilirliğin de doğrudan bir parçası olduğu mesajı verildi.

ADANA’DAN GÜÇLÜ ALTYAPI VE VERİ VURGUSU

Oturumda farklı kentlerin plastik atık yönetimi konusundaki deneyimleri de paylaşıldı.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, kentte plastik kirliliğinin toprak, su, gıda, insan sağlığı ve Akdeniz arasında birbirine bağlı bir çevresel zincir olarak ele alındığını belirtti.

Tarım ve sanayi kenti olan Adana’da plastik atıkların yönetiminin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yavuz, kalıcı çözüm için güçlü altyapı, güvenilir veri ve sürekli izlemenin önemine işaret etti.

Adana’da bu kapsamda teknik ekip oluşturulduğu ve İl Eylem Planı hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.

MERSİN’DE TARIMSAL PLASTİKLER GÜNDEMDE

Mersin Vali Yardımcısı Faik Arıcan ise plastik kullanımının kentte özellikle tarımsal üretim nedeniyle önemli bir hacme ulaştığına dikkat çekti.

Sera örtüleri, sulama sistemleri ve tarımsal ambalajların oluşturduğu plastik atıkların yönetiminin kent açısından önemli bir başlık olduğunu belirten Arıcan, mikroplastik sorununa yalnızca il sınırları içerisinde değil, bölgesel ölçekte yaklaşılması gerektiğini vurguladı.

Arıcan ayrıca Mersin'de plastik atıkların yönetimine yönelik kapsamlı bir yönerge çalışması yürütüldüğünü açıkladı.

MUĞLA’DAN ORTAK ÇATI ÖNERİSİ

Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ise kentte çevre çalışmalarının belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütüldüğünü aktardı.

Okullarda çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalar ile tek kullanımlık plastik şişelerin azaltılmasına yönelik uygulamalara değinen Akbıyık, doğal alanların korunmasına yönelik projeler hakkında da bilgi verdi.

Akbıyık, atık yönetiminin daha etkin yürütülmesi amacıyla sürecin tek merkezden koordine edilmesini sağlayacak ortak bir çatı yapı veya Katı Atık Yönetimi Genel Müdürlüğü kurulması önerisini gündeme getirdi.

ANTALYA, MUĞLA, ADANA VE MERSİN’İN ORTAK SORUNLARI

Çalıştaydaki Valiler Oturumu'nda dört kentin farklı ekonomik ve coğrafi özelliklerinin plastik atık yönetimine etkileri değerlendirildi.

Turizm, tarım, sanayi, liman ve lojistik faaliyetleri ile kıyı kullanımı, illerin plastik atık üretiminde ve yönetiminde farklı ihtiyaçlar ortaya çıkarmasına neden oluyor.

Özellikle Antalya ve diğer kıyı kentlerinde turizm sezonunda nüfus hareketliliğinin artmasıyla birlikte oluşan atık yükü, plastik kirliliğiyle mücadelede önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.

Tarımsal üretimde kullanılan plastikler, sera atıkları, liman ve lojistik faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar ile kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması da toplantıda ele alınan konular arasında yer aldı.

KAYNAĞINDA AYRI TOPLAMA ÖNE ÇIKIYOR

Valiler oturumunda plastik atıkların azaltılması için kaynağında ayrı toplama sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği konusunda ortak değerlendirmeler yapıldı.

Bunun yanı sıra toplama ve geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi, geri kazanım kapasitesinin artırılması ve elde edilen ikincil ham maddelerin kullanımının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.

Plastik atıkların nereden çıktığının ve hangi süreçlerden geçerek geri dönüşüme ulaştığının daha etkin şekilde takip edilmesi için veri altyapısının güçlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının geliştirilmesi de gündeme geldi.

PLASTİK KİRLİLİĞİ SADECE ÇEVRE SORUNU DEĞİL

Çalıştayda plastik kirliliğinin yalnızca atık yönetimi başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiği ortaya konuldu.

Plastik atıkların çevre, ekonomi, tarım, turizm, gıda güvenliği, insan sağlığı ve doğal yaşamla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.

Özellikle plastiklerin akarsular, su havzaları ve kıyı ekosistemleri üzerinden denizlere ulaşmasının önlenmesi için yerel uygulamaların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

MERKEZİ VE YEREL YÖNETİMLER İÇİN KOORDİNASYON ÇAĞRISI

İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyon da değerlendirildi.

Kamu kurumları, belediyeler, özel sektör, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların plastik döngüsündeki sorumluluklarının artırılması gerektiği ifade edildi.

Mevzuat, finansman, teşvik, denetim ve kurumsal kapasite alanlarında yerel yönetimleri destekleyecek mekanizmaların geliştirilmesi de çözüm önerileri arasında yer aldı.

SAHA DENEYİMLERİ ULUSAL POLİTİKALARA TAŞINACAK

Valiler Oturumu’nda paylaşılan görüş ve saha deneyimlerinin çalıştayın sonuç çalışmalarına aktarılması planlanıyor.

Farklı kentlerde uygulanan başarılı çalışmaların uygun koşullara sahip diğer illere örnek olması ve yerel deneyimlerin ulusal plastik atık politikalarına daha güçlü şekilde yansıtılması hedefleniyor.

Çalıştay kapsamında ortaya çıkacak değerlendirmelerin Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve Sonuç Bildirisi'ne de katkı sağlaması bekleniyor.

Antalya açısından ise verilen mesaj oldukça net: Plastik kirliliğiyle mücadele yalnızca çevreyi korumak anlamına gelmiyor; kentin turizm itibarını, ekonomisini, kıyılarını ve gelecek nesillere bırakacağı doğal mirası korumak anlamına da geliyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: