API Hatası: Client error: `POST https://api.groq.com/openai/v1/chat/completions` resulted in a `404 Not Found` response:{"error":{"message":"The model `llama-3.3-70b-versatile` does not exist or you do not have access to it.","type":"invali (truncated...)
Sabancı Holding, Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in elektrifikasyon partneri oldu. Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, COP31’in Antalya’da düzenlenmesinin Türkiye’nin enerji dönüşümündeki uygulamalarını uluslararası platformda ortaya koyabilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Zaimler, iklim değişikliğiyle mücadelede artık yalnızca hedeflerin konuşulmasının yeterli olmadığını, asıl gündemin bu hedeflerin hayata nasıl geçirileceği olması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda elektrifikasyonun; enerji, ulaşım, sanayi, finansman, teknoloji ve rekabetçilik başlıklarını aynı zeminde buluşturan kapsamlı bir dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekildi.
HEDEF 2035: NİHAİ ENERJİ TÜKETİMİNDE ELEKTRİĞİN PAYI YÜZDE 35
Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, New York’ta gerçekleştirilen İklim Haftası'nın Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesindeki son önemli toplantılardan biri olduğunu belirterek, burada iklim hedeflerinin yanı sıra uygulama süreçlerinin ele alındığını ifade etti.
Zaimler’in aktardığı hedefe göre, 2035 yılında elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e çıkarılması öngörülüyor.
Bu hedef doğrultusunda yalnızca elektrik üretiminin artırılması değil, enerji tüketiminin gerçekleştiği alanlarda da dönüşüm sağlanması gerekiyor.
Evlerde doğal gaz yerine elektrikli ısı pompalarının kullanımının yaygınlaştırılması, ulaşımda ve taşımacılıkta petrol türevleri yerine elektrikli sistemlerin artırılması ve sanayide elektrik kullanımının yükseltilmesi, bu dönüşümün temel başlıkları arasında gösteriliyor.
ENERJİ TRİLEMİ: GÜVENLİ, ULAŞILABİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ
Zaimler, enerji sektörünün karşı karşıya olduğu temel sorunu “enerji trilemması” kavramıyla açıkladı.
Buna göre enerji sisteminin aynı anda üç temel ihtiyacı karşılaması gerekiyor: arz güvenliği, tüketiciler açısından karşılanabilir maliyet ve düşük karbonlu sürdürülebilir enerji.
Zaimler, bu üç hedefin aynı anda gerçekleştirilmesinin zor olduğunu ancak elektrifikasyonun bu denklem içerisinde önemli bir çözüm alanı oluşturduğunu ifade etti.
Özellikle yapay zeka ve veri merkezlerinin enerji talebini artırması, dünyada elektrik ihtiyacının daha da yükselmesine neden oluyor. Bu durum, bir taraftan daha fazla elektrik üretimini, diğer taraftan ise üretimde daha temiz kaynakların kullanılmasını gündeme getiriyor.
ELEKTRİFİKASYON SADECE İKLİM DEĞİL, KALKINMA MESELESİ
Sabancı Holding CEO’suna göre elektrifikasyonun etkisi yalnızca karbon emisyonlarının azaltılmasıyla sınırlı değil.
Daha fazla yenilenebilir enerji kullanılması, elektrik altyapısının geliştirilmesi, sanayinin teknoloji altyapısının dönüşmesi ve enerji maliyetlerinin rekabetçiliğe etkisi de bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor.
Zaimler, “konunun sadece iklim değil, rekabetçilik ve kalkınmayı da içerdiğini” vurgularken, Türkiye açısından enerji dönüşümünün sanayi ve teknoloji politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğine işaret etti.
Bu yaklaşımda hedef; daha temiz elektrik üretmek, elektrik kullanımını farklı sektörlere yaymak ve üretimden tüketime kadar bütün sistemi birbirine bağlamak.
İLETİM VE DAĞITIM ŞEBEKELERİ KRİTİK ROL ÜSTLENECEK
Elektrifikasyonun yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasıyla gerçekleşmeyeceğine dikkat çeken Zaimler, iletim ve dağıtım şebekelerinin de bu dönüşümün merkezinde olduğunu belirtti.
Daha fazla yenilenebilir enerji üretimiyle birlikte artacak elektrik arzının, ihtiyaç duyulan bölgelere güvenli ve verimli şekilde ulaştırılması gerekiyor.
Bu noktada önümüzde üç temel başlık bulunuyor: finansman ve regülasyon uyumu, ülkelerin farklı başlangıç noktalarına göre politika geliştirilmesi ve sektör bazında ayrı dönüşüm yol haritalarının oluşturulması.
Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin aynı ekonomik ve teknolojik koşullara sahip olmadığına dikkat çekilirken, enerji dönüşümünde her ülke için aynı modelin uygulanamayacağı ifade edildi.
SANAYİDE HER SEKTÖRÜN İHTİYACI FARKLI
Elektrifikasyonun sanayide uygulanması da sektörlere göre farklılık gösteriyor.
Demir-çelik, çimento ve diğer enerji yoğun sektörlerin dönüşüm ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğuna işaret edilirken, bu nedenle sanayinin tamamı için tek bir reçete yerine sektör bazlı yol haritalarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
Ulaşım, binalar ve sanayi için farklı teknolojik çözümlerin devreye alınması; finansman, yatırım ortamı ve düzenleyici çerçevenin de bu dönüşümü desteklemesi bekleniyor.
COP31 ANTALYA İÇİN ULUSLARARASI FIRSAT
COP31’in Antalya’da gerçekleştirilecek olması, Türkiye açısından da önemli bir uluslararası buluşma alanı oluşturuyor.
Zaimler, Türkiye’nin güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerji potansiyeline, sanayi altyapısına, özel sektörüne, finansman sistemine ve insan kaynağına dikkat çekti.
Türkiye’nin geçmişte daha çok petrol ve doğal gaz hatları açısından bir geçiş noktası olarak değerlendirildiğini belirten Zaimler, elektrifikasyonla birlikte ülkenin yeni bir enerji merkezine dönüşebileceğini ifade etti.
Bu çerçevede Türkiye’nin temiz elektrik üretimini artırması ve güçlü elektrik altyapısıyla Avrupa’ya yönelik enerji bağlantılarını geliştirmesi; sanayi, teknoloji ve rekabetçilik açısından yeni bir alan olarak değerlendiriliyor.
Zaimler, COP31’in Antalya’da düzenlenmesini, Türkiye’nin bu alandaki uygulamalarını uluslararası kamuoyuna gösterebilmesi açısından bir fırsat olarak nitelendirdi.
SABANCI: “ELEKTRİFİKASYONU UYGULAYAN BİR TOPLULUĞUZ”
Sabancı Holding’in COP31’de elektrifikasyon partneri olması, şirket tarafından yalnızca bir sponsorluk ilişkisi olarak değerlendirilmiyor.
Zaimler, Sabancı Topluluğu'nun elektrik üretimi, dağıtımı, şarj altyapısı, sanayi, finansman, sigorta, dijital teknolojiler ve akademik çalışmalar üzerinden elektrifikasyon dönüşümünün farklı alanlarında faaliyet yürüttüğünü belirtti.
Topluluk şirketlerinden Enerjisa ve Eşarj elektrik üretimi, dağıtımı ve şarj altyapısında; Temsa elektrikli ulaşımda; Çimsa, Brisa ve Kordsa ise sanayide dönüşüm çalışmalarında öne çıkıyor.
Akbank finansman tarafında dönüşümü desteklerken, Sabancı Üniversitesi ve İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi (IICEC) ise bilim, araştırma ve politika geliştirme alanlarında çalışmalar yürütüyor.
Zaimler, bu geniş yapı nedeniyle Sabancı'nın elektrifikasyon partnerliğinin yalnızca bir etkinlik desteği olmadığını, uygulama tecrübesi bulunan bir topluluğun COP31 sürecine katkısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE YENİ DÖNEM
Elektrifikasyonun Türkiye açısından yalnızca çevresel hedeflerle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Zaimler, dönüşümün aynı zamanda teknoloji, sanayi ve üretim kapasitesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de üretilen elektriğin daha fazla temiz kaynaktan sağlanması, elektrik altyapısının güçlendirilmesi ve bu enerjinin evlerden ulaşıma, sanayiden teknoloji sektörüne kadar daha geniş bir alanda kullanılması; enerji dönüşümünün temel unsurları arasında yer alıyor.
Bu süreçte enerji maliyetlerinin azaltılması ve üretimde karbon yoğunluğunun düşürülmesinin, Türkiye’nin uluslararası rekabetçiliği açısından da önem taşıdığı vurgulanıyor.
“ELEKTRİFİKASYON TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT”
Zaimler, elektrifikasyonun Türkiye açısından bir maliyet kalemi olarak değil, aynı zamanda teknolojik ve sanayi dönüşümü fırsatı olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Temiz kaynaklardan daha fazla elektrik üretilmesi, bu elektriğin güvenli şekilde iletilmesi ve dağıtılması, sanayide ve günlük yaşamda elektrik kullanımının artırılmasıyla Türkiye'nin enerji sisteminde kapsamlı bir dönüşüm yaşanabileceği belirtiliyor.
COP31’in Antalya’da düzenlenecek olması ise bu dönüşümün uluslararası ölçekte anlatılması ve Türkiye’nin enerji alanındaki kapasitesinin farklı ülkelerden paydaşlarla paylaşılması için önemli bir platform oluşturacak.
Antalya, Kasım ayında dünyanın iklim gündeminin merkezlerinden biri olurken, Sabancı Holding’in COP31 elektrifikasyon partnerliği de Türkiye’nin enerji dönüşümünü uluslararası platformda gündeme taşıyan başlıklardan biri olacak.
- Antalya
- Türkiye
- teknoloji
- sürdürülebilirlik
- enerji
- iklim değişikliği
- #COP31
- #Sanayi
- yenilenebilir enerji
- temiz enerji
- enerji dönüşümü
- Şehrim Antalya Haber
- COP31 Antalya
- Sabancı Holding
- Kıvanç Zaimler
- elektrifikasyon
- Enerjisa
- Eşarj
- Temsa
- Çimsa
- Brisa
- Kordsa
- Akbank
- rekabetçilik