KUNDURA MERAKIYLA BAŞLADI, 28 YILDIR AYAKKABILARA HAYAT VERİYOR

Antalya’nın Alanya ilçesinde yalnızca 18 metrekarelik dükkânında 28 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan 44 yaşındaki Bilal Baykara, çocukluk yıllarında başlayan meslek tutkusunu ilk günkü heyecanıyla sürdürüyor.

04 Eki 2026 - 11:43 YAYINLANMA
04 Eki 2026 - 12:35 GÜNCELLEME
KUNDURA MERAKIYLA BAŞLADI, 28 YILDIR AYAKKABILARA HAYAT VERİYOR

İlkokul sıralarında öğretmenlerinin giydiği kunduralara duyduğu merakla ayakkabı tamirciliğine yönelen Baykara, yıllar içerisinde ayakkabıdan çantaya, valizden deri ürünlere kadar çok sayıda eşyayı yeniden kullanılabilir hale getiriyor.

Alanya çarşı merkezindeki küçük dükkânında mesleğini sürdüren Baykara’nın hikâyesi, günümüzde giderek kaybolmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarının önemini de ortaya koyuyor.

ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN KUNDURA MERAKI MESLEĞE DÖNÜŞTÜ

Bilal Baykara’nın ayakkabı tamirciliğine ilgisi henüz ilkokul yıllarında başladı. Küçük yaşlardan itibaren el becerisiyle dikkat çeken Baykara, öğretmenlerinin giydiği kunduralara duyduğu ilgiyi zaman içerisinde meslek tercihine dönüştürdü.

Ailesi ve öğretmenlerinin de el becerisinin güçlü olduğunu fark ederek kendisine bu yönde bir meslek seçmesini tavsiye ettiğini anlatan Baykara, ilkokulu tamamladıktan hemen sonra ayakkabı tamirciliğine adım attı.

Mesleğin ilk yıllarında İstanbul Gedikpaşa’dan gelen bir ustanın yanında 3 yıl çıraklık yapan Baykara, bu süreçte ayakkabı tamirciliğinin inceliklerini öğrendi. Ustasından öğrendiklerini kendi el becerisiyle birleştiren Baykara, kısa sürede meslekte deneyim kazandı.

1998 YILINDA KENDİ DÜKKÂNINI AÇTI

Çıraklık döneminin ardından meslekte kendisini geliştiren Baykara, 1998 yılında Alanya çarşı merkezinde kendi iş yerini açtı.

Aradan geçen 28 yılda dükkânını değiştirmeyen Baykara, aynı yerde mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Küçük dükkânı, yıllar içerisinde yalnızca ayakkabıların değil, farklı deri ürünlerinin de yeniden hayata döndürüldüğü bir atölyeye dönüştü.

Baykara için ayakkabı tamirciliği, yalnızca para kazanılan bir iş değil, aynı zamanda emek, sabır ve el becerisi isteyen bir sanat.

18 METREKAREDE SAYISIZ AYAKKABIYA YENİDEN HAYAT VERDİ

Yıllardır yalnızca 18 metrekarelik dükkânında çalışan Baykara, ayakkabı tamirinin yanı sıra çanta, valiz ve çeşitli deri ürünlerinin bakım ve onarımını da gerçekleştiriyor.

Vatandaşların tamir edilmesini istediği farklı ürünleri de elinden geldiğince onarmaya çalıştığını belirten Baykara, yıllar içerisinde Alanya’da çok sayıda kişinin ayakkabısına dokunduğunu ifade ediyor.

Kimi zaman eskidiği için atılmak üzere olan bir ayakkabının tabanını yenileyen, kimi zaman yıpranan bir çantayı onaran Baykara, tamir kültürünün hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli olduğunu vurguluyor.

“BU İŞ BENİM İÇİN SADECE BİR MESLEK DEĞİL”

Ayakkabı tamirciliğine olan sevgisinin yıllar geçmesine rağmen değişmediğini belirten Baykara, mesleğini hâlâ ilk günkü heyecanla yaptığını söylüyor.

Baykara, “Ayakkabı tamirciliği benim için sadece bir iş değil, sevdiğim ve hâlâ heyecan duyduğum bir sanat” diyerek, mesleğinin hayatındaki yerini anlatıyor.

1998 yılından bu yana aynı dükkânda çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Baykara, insanların yıllar sonra bile kendisine gelerek eski ayakkabılarını, çantalarını veya valizlerini teslim ettiğini ifade ediyor.

EN BÜYÜK SORUN: ÇIRAK BULAMAMAK

Mesleğini severek sürdüren Baykara’nın en büyük endişesi ise kendisinden sonra bu işi devam ettirecek çırak ve genç ustaların yetişmemesi.

Geleneksel mesleklerin önemli bir bölümünde olduğu gibi ayakkabı tamirciliğinde de gençlerin ilgisinin azaldığını belirten Baykara, birçok ustanın yaşlanması veya yorulması nedeniyle mesleği bıraktığını, buna karşılık yeni nesilden yeterli sayıda kişinin bu alana yönelmediğini söylüyor.

“GALİBA BİZ BU İŞİN SON USTALARIYIZ” diyen Baykara, yılların birikiminin yeni nesillere aktarılmaması halinde mesleğin zaman içerisinde yok olmasından endişe ediyor.

“BU SANAT BİZİMLE BİRLİKTE SONA ERMESİN”

Baykara, mesleğin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, ayakkabı tamirciliğinin aynı zamanda geçmişten geleceğe aktarılan bir zanaat olduğunu vurguluyor.

Kendisinin de bildiği her şeyi gençlere öğretmeye hazır olduğunu ifade eden Baykara, ancak bunun için mesleği öğrenmek isteyen gençlerin ortaya çıkması gerektiğini söylüyor.

Baykara, “Biz de bu mesleği öğretmek, bildiklerimizi yeni nesillere aktarmak istiyoruz. Ancak şu anda çıraklık yapmak isteyen kimse yok” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı dile getiriyor.

“BİZİ UNUTMAYIN, BİZ SİZİ UNUTMADIK”

Tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte insanların bozulan veya eskiyen ürünleri tamir ettirmek yerine yenisini satın almayı tercih ettiğini belirten Baykara, bunun da tamircilik mesleğini olumsuz etkilediğini ifade ediyor.

Hazır ürünlerin yaygınlaşmasına rağmen tamir ustalarının hâlâ vatandaşlara hizmet vermeye devam ettiğini söyleyen Baykara, Alanyalılara da çağrıda bulunuyor.

“Bizi unutmayın, biz sizi unutmadık” diyen Baykara, yıllardır olduğu gibi bundan sonra da aynı dükkânda mesleğini sürdürmek istediğini belirtiyor.

GENÇLERE MESLEK VE EL SANATI ÇAĞRISI

Baykara, gençlerin yalnızca akademik alanlara değil, el becerisi ve üretim gerektiren mesleklere de yönelmesinin önemli olduğunu düşünüyor.

Deri işlemeciliği gibi el sanatlarının kişiye hem mesleki beceri hem de farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini belirten Baykara, insanların boş zamanlarını değerlendirecek bir uğraşa sahip olmasının da önemli olduğunu ifade ediyor.

Bir şeyler üretmenin insanın kendisini geliştirmesine katkı sağladığını söyleyen Baykara, gençlerin sevdikleri bir alanda uzmanlaşmalarının hem kendileri hem de toplum açısından değer taşıdığını dile getiriyor.

“BİZE ÇIRAK GÖNDERİN”

28 yıllık meslek hayatının ardından en büyük isteğinin mesleğini bir sonraki kuşağa aktarmak olduğunu söyleyen Baykara, özellikle geleneksel mesleklere ilgi duyan gençlere kapısının açık olduğunu belirtiyor.

Baykara, “Mesleği öğrenmek isteyen, el becerisi olan veya kendisini geliştirmek isteyen herkese bildiklerimizi öğretmeye hazırız” diyerek gençlere çağrıda bulunuyor.

Mesleğin yalnızca bir iş öğrenmekten ibaret olmadığını ifade eden Baykara, çıraklık eğitiminin gençlere aynı zamanda sorumluluk, el becerisi, sabır ve üretme alışkanlığı kazandırabileceğini vurguluyor.

Alanya’da 18 metrekarelik küçük bir dükkânda 28 yıldır çalışan Bilal Baykara’nın hikâyesi, bir çocuğun kunduralara duyduğu merakın yıllar içinde nasıl bir meslek tutkusuna dönüşebileceğini gösteriyor.

Şimdi ise Baykara’nın en büyük dileği, 28 yılda biriktirdiği mesleki deneyimin kendisiyle birlikte kaybolmaması. Bunun için gençlere çağrısını yineliyor:

“BİZE ÇIRAK GÖNDERİN, BİZ DE BİLDİĞİMİZ HER ŞEYİ ONLARA AKTARALIM. BU SANAT BİZİMLE BİRLİKTE BİTMESİN.”

Kaynak :
https://www.lidergazete.com/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: