NEVZAT ÇEVİK’TEN GEÇMİŞE “ZAMANA NOTLAR”
Arkeolog ve yazar Prof. Dr. Nevzat Çevik’in yeni kitabı “Zamana Notlar”, Antalya Kültür Sanat’ta düzenlenen lansman ve imza töreniyle okurlarla buluştu.
Çevik, söyleşide arkeolojiye uzanan meslek serüvenini, kazılarda yaşadığı heyecanı ve binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan buluntuların insan hikâyelerine açılan yönünü anlattı.

Antalya’nın kültür ve sanat hayatının önemli buluşma noktalarından Antalya Kültür Sanat’ta, arkeolog ve yazar Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Zamana Notlar” adlı kitabı için özel bir etkinlik gerçekleştirildi.
Kitabın lansmanı öncesinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman yaptı. Söyleşide Çevik; arkeolojiye nasıl yöneldiğini, meslek yaşamı boyunca gerçekleştirdiği kazı çalışmalarını, kendisini etkileyen keşifleri ve arkeolojinin insanla geçmiş arasında kurduğu güçlü bağı anlattı.
Söyleşinin ardından gerçekleştirilen “Zamana Notlar” lansmanı ve imza töreninde Prof. Dr. Nevzat Çevik, kitabını okurları için imzalayarak okuyucularıyla bir araya geldi.

“BİZ OBJELERİN DEĞİL, İNSANIN PEŞİNDEYİZ”
Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri, arkeolojinin yalnızca geçmişten kalan eserleri ortaya çıkarmaktan ibaret olmadığı yönündeki değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Nevzat Çevik, arkeologların asıl amacının ortaya çıkarılan eserlerin arkasındaki insanı ve toplumu anlamak olduğunu belirtti.

Bir arkeolojik buluntunun yalnızca maddi özelliklerine bakılarak değerlendirilmemesi gerektiğini anlatan Çevik, bir eşyanın geçmişte nasıl ve kim tarafından kullanıldığına ilişkin soruların arkeolojinin temel çalışma alanlarından birini oluşturduğunu ifade etti.
Çevik, arkeolojik buluntuların değerinin taşıdığı bilgiyle bağlantılı olduğunu belirterek, daha önce ortaya konulmamış yeni bir bilgi taşıyan bir objenin arkeoloji açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bu yaklaşım, Çevik’in arkeolojiyi yalnızca kazı alanlarından çıkarılan eserler üzerinden değil, insanların yaşam biçimlerini, alışkanlıklarını ve toplumsal ilişkilerini anlamaya yönelik bir araştırma alanı olarak ele aldığını ortaya koydu.
BİR DUVARIN DÖNMESİ BİLE HEYECAN VERİYOR
Uzun yıllardır farklı antik kentlerde kazı ve araştırmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Nevzat Çevik, arkeolojide heyecan duygusunun bazen oldukça sıradan görünen bir keşifle ortaya çıkabildiğini anlattı.
Kazı çalışmalarından bir örnek veren Çevik, bir duvarın kazı sırasında beklenmedik şekilde yön değiştirmesinin bile arkeologlar için heyecan verici olabildiğini söyledi.
Her duvarın bir noktada dönüş yapabileceğinin bilinmesine rağmen, kazı sırasında bu dönüşün ortaya çıkmasının merak duygusunu yeniden harekete geçirdiğini belirten Çevik, arkeolojinin en önemli motivasyonlarından birinin de bu merak olduğunu ifade etti.
PATARA’DAN MYRA’YA UZANAN ARKEOLOJİ SERÜVENİ
Prof. Dr. Nevzat Çevik, meslek yaşamı boyunca Patara, Arykanda, Myra ve Andriake başta olmak üzere çok sayıda önemli arkeolojik merkezde çalışma yürüttü.
Bu alanlarda gerçekleştirilen kazı ve araştırmaların, geçmiş toplumların yaşamına ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılmasına katkı sunduğunu belirten Çevik, her buluntunun geçmişle bugün arasında yeni bir bağlantı oluşturduğuna dikkat çekti.
Arkeolojik çalışmaların yalnızca toprağın altından bir eseri çıkarmaktan ibaret olmadığını ifade eden Çevik, ortaya çıkarılan her buluntunun geçmişte yaşamış insanların hayatlarına ilişkin yeni soruların kapısını açtığını anlattı.
“ZAMANIN NE KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU ÖĞRENİYORSUNUZ”
Söyleşide arkeolojinin insanın zaman algısı üzerindeki etkisine de değinen Çevik, geçmişte yaşamış insanların kendi dönemlerinin koşulları içerisinde ortaya koyduğu eserlerin ve gerçekleştirdiği çalışmaların, zamanın değerini daha iyi anlamayı sağladığını söyledi.
Zamanın kıymetli olduğunu vurgulayan Çevik, geçmişe bakıldığında insanların sahip oldukları zamanı nasıl değerlendirdiklerinin görülebildiğini ifade etti.
Arkeolojinin bu yönüyle yalnızca geçmişe ilişkin bilgi vermediğini, aynı zamanda günümüzde yaşayan insanların kendi zamanlarını nasıl değerlendirecekleri konusunda da düşünmelerine vesile olduğunu belirtti.
BİNLERCE YIL SONRA GELEN BULUŞMA
Çevik’in söyleşide anlattığı en dikkat çekici noktalardan biri ise arkeolojik buluntular üzerinden geçmişte yaşamış insanlarla kurulan bağ oldu.
Binlerce yıl önce yaşamış bir insanın kullandığı bir eşyanın günümüzde yeniden ortaya çıkarılmasının, arkeolog açısından geçmişle doğrudan bir temas anlamına geldiğini belirten Çevik, 2000 ya da 3000 yıl önce o eşyaya dokunan insanla bugün araştırmayı yapan kişi arasında sembolik bir buluşma yaşandığını ifade etti.
Çevik’e göre arkeolojinin en etkileyici yönlerinden biri de tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor: Binlerce yıllık zaman aralığı, bir arkeolojik buluntu üzerinden bir anda anlamını yitiriyor ve geçmiş insan hayatıyla bugün arasında güçlü bir bağ kuruluyor.
ARKEOLOJİYİ BİLEREK SEÇTİ
Söyleşide kendi eğitim ve meslek serüvenine de değinen Prof. Dr. Nevzat Çevik, arkeolojiye yönelişinin lise yıllarına uzandığını anlattı.
Lise döneminde farklı kaynaklardan çok sayıda eser okuduğunu belirten Çevik, bu süreçte edebiyat ve şiire de ilgi duyduğunu ifade etti.
Üniversite tercihi sırasında arkeolojiyi bilinçli bir şekilde seçtiğini anlatan Çevik, başlangıçta bu alanın kendisi için heyecan verici ve ilginç bir dünya olduğunu düşündüğünü, eğitim sürecinde ise arkeolojiye olan ilgisinin daha da arttığını söyledi.
Özellikle yüksek lisans ve doktora döneminde arkeolojinin kendisi açısından çok daha derin bir anlam kazandığını belirten Çevik, akademik çalışmalar ilerledikçe mesleğin sunduğu araştırma ve keşif boyutunun kendisini daha fazla içine çektiğini ifade etti.
GEÇMİŞİ ANLAMAK BUGÜNÜ ANLAMAYA KATKI SAĞLIYOR
Söyleşinin bir diğer önemli konusu ise arkeolojinin günümüz insanı açısından taşıdığı anlam oldu.
Prof. Dr. Nevzat Çevik, geçmiş toplumların yaşam biçimlerini, üretimlerini, kullandıkları eşyaları ve geride bıraktıkları izleri incelemenin yalnızca tarihsel bilgi edinmek anlamına gelmediğini belirtti.
Geçmişi anlamanın, bugünü değerlendirmek ve insanlığın geçirdiği değişimleri daha iyi kavramak açısından da önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Çevik, arkeolojinin bu yönüyle geçmiş ile bugün arasında köprü kurduğunu ifade etti.
“ZAMANA NOTLAR” OKURLA BULUŞTU
Antalya Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen etkinlik, söyleşinin ardından düzenlenen “Zamana Notlar” kitabının lansmanı ve imza töreniyle devam etti.
Prof. Dr. Nevzat Çevik, etkinliğe katılan okurlarıyla bir araya gelerek kitabını imzaladı.
Arkeoloji, tarih ve insanın geçmişle kurduğu ilişki üzerine düşünmeye davet eden “Zamana Notlar”, kitabın yazarı Çevik’in yıllara yayılan arkeoloji deneyiminden süzülen gözlemleri ve değerlendirmeleriyle okurla buluştu.
Antalya’daki etkinlik, hem arkeolojiye ilgi duyanları hem de Prof. Dr. Nevzat Çevik’in çalışmalarını takip eden okurları bir araya getirirken, söyleşi ve imza programının ardından sona erdi.
- Antalya
- tarih
- yusuf hacısüleyman
- kültür sanat
- Antalya Kültür Sanat
- Arkeoloji
- nevzat çevik
- antalya ticaret ve sanayi odası
- Patara
- Myra
- antik kentler
- Andriake
- Prof. Dr. Nevzat Çevik
- Zamana Notlar
- Arykanda
- arkeolojik kazılar
- kitap lansmanı
- imza günü