ŞAHİN: SERALARIMIZI YENİLEMEK ZORUNDAYIZ

ntalya Su Zirvesi, kentin giderek artan su ihtiyacı, azalan su kaynakları ve tarımda suyun daha verimli kullanılması başlıklarıyla gerçekleştirildi. Zirvede konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, özellikle tarımsal üretimde kullanılan mevcut yöntemlerin değişmesi gerektiğini belirterek, Antalya’daki seraların ortalama yaşının 29 olduğunu açıkladı.

23 Eyl 2026 - 14:52 YAYINLANMA
23 Eyl 2026 - 16:24 GÜNCELLEME
ŞAHİN: SERALARIMIZI YENİLEMEK ZORUNDAYIZ

Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından COP31 öncesinde “Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” başlığıyla düzenlenen toplantı, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ile çok sayıda kurum ve sektör temsilcisi katıldı.

SU ANTALYA’NIN GELECEĞİ İÇİN MASAYA YATIRILDI

Zirvenin açılışında konuşan Ali Çandır, suyun artık yalnızca çevre veya tarım başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Suyun üretim, gıda, turizm, sanayi, kent yaşamı ve ekonomiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Çandır, Antalya’nın nüfus, turizm ve ekonomik faaliyetler açısından büyürken iklim ve yağış rejimindeki değişimlerin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

Çandır, Antalya’nın sahip olduğu su kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığının ölçülmesi gerektiğini belirterek, artık yalnızca sorunların konuşulması yerine somut eylemlere geçilmesi gerektiğini vurguladı.

“ÖLÇMEDEN YÖNETEMEYİZ”

Su yönetiminde ölçümün önemine dikkat çeken Çandır, tarım, turizm ve sanayide kullanılan suyun ekonomik karşılığının ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Tarımda bir metreküp suyla ne kadar ürün ve ekonomik değer üretildiğinin, turizmde bir ziyaretçi için ne kadar su tüketildiğinin ve sanayide bir birim üretim için ne kadar su kullanıldığının belirlenmesi gerektiğini ifade eden Çandır, her sektör için ayrı su verimliliği hedefleri oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Çandır ayrıca arıtılmış suyun yeniden kullanılması, yağmur suyunun toplanması, sera çatılarından yağmur suyu hasadı yapılması ve yeraltı sularının korunması gerektiğine dikkat çekti.

COP31 ANTALYA İÇİN FIRSAT

Antalya’nın COP31 sürecini yalnızca ev sahipliği açısından değerlendirmemesi gerektiğini belirten Çandır, kentin sahip olduğu sorunları ve verileri ortaya koyan, çözüm önerilerini ortak akılla geliştiren ve sonuçlarını paylaşan bir şehir olması gerektiğini söyledi.

Çandır, su konusunda merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, üreticiler, turizmciler, sanayiciler, meslek kuruluşları ve vatandaşların ortak sorumluluk taşıdığını vurguladı.

ÖZKAN: MODERN HAYAT SUYA BAĞLI

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise su krizinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, doğrudan insanlığın geleceğini ilgilendirdiğini söyledi.

Modern yaşamın temelinde güvenli su ve gıda tedarikinin bulunduğunu belirten Özkan, suya erişimde yaşanabilecek sorunların toplumsal hayat üzerinde ciddi sonuçlar oluşturabileceğine dikkat çekti.

Akdeniz havzasının iklim değişikliğinden yoğun şekilde etkilenecek bölgeler arasında bulunduğunu ifade eden Özkan, Antalya’da bazı göl ve su kaynaklarının da baskı altında olduğunu söyledi.

Özkan, Avlan Gölü’nün kuruması, Doyran Gölü’ndeki su seviyesinin gerilemesi ve Kırkgöz gibi stratejik kaynakların tehdit altında bulunması üzerinden su yönetiminin önemine dikkat çekti.

“SORUN BÜYÜMEDEN TEDBİR ALMALIYIZ”

Tarımda su kullanımının azaltılmasının üretimden vazgeçmek anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Özkan, bilim ve teknolojinin imkanlarından yararlanılarak daha az suyla daha verimli üretim yapılabileceğini söyledi.

Turizm tesisleri, toplu yaşam alanları, havuzlar ve peyzaj uygulamalarında da su kullanımının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özkan, özellikle yeraltı sularının kontrolsüz kullanımının önlenmesi gerektiğini vurguladı.

BÜŞRA ÖZDEMİR: SUYA DAHA DERİNDEN ULAŞIYORUZ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın içme suyu kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığını söyledi.

Antalya’nın içme suyunun yüzde 98’inin yeraltı sularından karşılandığını belirten Özdemir, bu kaynaklara ulaşmak için giderek daha derin seviyelere inilmek zorunda kalındığını ifade etti.

İklim değişikliği, uzun ve sıcak yazlar, değişen yağış rejimi, nüfus artışı ve ziyaretçi sayısındaki yükselişin su ihtiyacını artırdığını belirten Özdemir, suyun gelecek kuşakların da hakkı olan bir kaynak olduğunu vurguladı.

Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında şebekenin SCADA sistemiyle anlık olarak takip edildiğini, kayıp ve kaçakların tespit edilerek müdahale edildiğini söyledi.

VALİ ŞAHİN: “YENİ YÖNTEMLER BULMAK ZORUNDAYIZ”

Zirvenin dikkat çeken açıklamalarından biri ise Antalya Valisi Hulusi Şahin tarafından yapıldı.

Su konusunda artık sorunun da çözüm başlıklarının da büyük ölçüde bilindiğini belirten Şahin, iklim değişikliği ve nüfus artışıyla birlikte temiz ve tatlı su kaynaklarının giderek azaldığını söyledi.

Tarımda kullanılan sulama yöntemlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirten Şahin, geleneksel yöntemlerden basınçlı ve damla sulamaya geçişin su tüketiminde önemli düşüş sağladığını, ancak mevcut yöntemlerin de gelecekte yeterli olmayabileceğini ifade etti.

Şahin, bu nedenle tarımda daha yeni ve su tasarrufu sağlayan teknolojilerin devreye alınması gerektiğini söyledi.

“SERALARIMIZI DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Vali Şahin’in konuşmasında Antalya’daki seraların mevcut durumu da önemli bir başlık olarak öne çıktı.

Antalya’daki seraların ortalama yaşının 29 olduğunu belirten Şahin, tarımsal üretimin geleceği açısından sera altyapısının yenilenmesi gerektiğini ifade etti.

Şahin, “Seralarımızı değiştireceğiz. Seralarımızı yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız” sözleriyle yeni nesil sera sistemlerine geçiş mesajı verdi.

Yeni sera sistemlerinde yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da kullanılabileceğini belirten Şahin, yeraltı suyu kullanımının daha sıkı şekilde takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

“KURAKLIK KİMSEYE İLTİMAS ETMEZ”

Su tasarrufunun yalnızca teknik tedbirlerle değil, aynı zamanda toplumsal bir kültür haline gelmesi gerektiğini belirten Şahin, suyun israf edilmemesi konusunda toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Antalya’nın su kaynaklarını koruyabilmesi için verimli kullanım, sürdürülebilir yönetim, yeni tarım teknolojileri, yağmur suyu hasadı ve yeraltı suyu denetimi gibi başlıkların birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çeken Şahin, kuraklığın hiçbir bölge veya kesim için ayrıcalık tanımayacağını ifade etti.

Vali Şahin, konuşmasını “Kuraklık kimseye iltimas etmez” mesajıyla tamamladı.

Antalya Su Zirvesi’nde ortaya konulan değerlendirmeler, COP31 Antalya sürecinde su yönetimi, tarım, turizm ve kent yaşamının birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: