TARIMIN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK UYARI: SU VE TOPRAK KORUNMALI

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğiyle hazırlanan Tarım Gündem programında, tarımın geleceğini belirleyen en önemli başlıklar olan su, toprak ve iklim dengesi ele alındı.

06 Tem 2026 - 11:46 YAYINLANMA
06 Tem 2026 - 20:57 GÜNCELLEME
2190 GÖSTERİM
TARIMIN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK UYARI: SU VE TOPRAK KORUNMALI

ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık'ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olan Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı ve Antalya Tarım Konseyi İcra Kurulu Üyesi Ebru Kaçın, iklim değişikliği, tarım arazilerinin korunması ve su yönetimine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

ANTALYA ÖRTÜ ALTI ÜRETİMİN MERKEZİ

Ebru Kaçın, Antalya'nın bitkisel üretimde Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Türkiye'deki örtü altı üretimin yaklaşık yüzde 70'inin Antalya'da gerçekleştirildiğini söyledi.

Yoğun üretimin sürdürülebilir olması için su kaynaklarının korunması, verimli tarım topraklarının kaybedilmemesi ve iklim değişikliğine uyum sağlayacak politikaların birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kaçın, tarımın geleceğinin bu üç unsurun dengesine bağlı olduğunu ifade etti.

"1 SANTİMETRE TOPRAK 500 İLE 1000 YILDA OLUŞUYOR"

Toprağın yenilenebilir bir kaynak olmadığını hatırlatan Kaçın, 1 santimetre kalınlığındaki verimli toprağın oluşmasının 500 ila 1000 yıl sürdüğünü belirtti.

Antalya'da son 20 yılda tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 17'sinin kaybedildiğini, Türkiye genelinde ise son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım toprağının üretim dışına çıktığını söyleyen Kaçın, erozyon, plansız kentleşme ve tarım alanlarının farklı amaçlarla kullanılması nedeniyle verimli arazilerin hızla azaldığına dikkat çekti.

Ayrıca bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımının toprak sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Kaçın, tarımsal uygulamaların mutlaka ziraat mühendislerinin önerileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.

COP31 İÇİN BİLİMSEL PLANLAMA ÇAĞRISI

Programda, COP31 hazırlıkları kapsamında BATEM arazisindeki yaklaşık 300 dekarlık tarım alanının otopark olarak değerlendirilmesi konusu da gündeme geldi.

Ebru Kaçın, tarım arazilerinin korunmasının öncelikli olması gerektiğini belirterek, otopark yerine raylı sistem yatırımlarının artırılmasının daha kalıcı ve sürdürülebilir bir ulaşım çözümü sunacağını ifade etti.

Kaçın, COP31'in Antalya için önemli bir fırsat olduğunu, ancak tüm planlamaların bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğini söyledi.

SU TASARRUFU ARTIK ZORUNLULUK

Türkiye'deki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 80'inin tarımsal sulamada kullanıldığına dikkat çeken Kaçın, su tasarrufunun artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi gerektiğini belirten Kaçın, suyun üretim alanına ulaştıktan sonra damlama ve yağmurlama gibi modern sulama sistemleriyle kullanılması gerektiğini söyledi.

Ayrıca Antalya Ticaret Borsası'nın 2026 yılının temasını "Su" olarak belirlemesini önemli bir adım olarak değerlendiren Kaçın, bu çalışmaların su yönetimi konusunda toplumsal farkındalık oluşturacağını ifade etti.

ÜRETİM SU KAYNAKLARINA GÖRE PLANLANMALI

Kuraklık ve çölleşmenin önümüzdeki yılların en önemli riskleri arasında yer aldığını belirten Kaçın, tarımsal üretimin mevcut su potansiyeline göre planlanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Kuraklığa dayanıklı ürün çeşitlerinin yaygınlaştırılması, bölgesel su kapasitesine uygun ürün desenlerinin oluşturulması ve tarım teknolojilerinin etkin şekilde kullanılması gerektiğini vurgulayan Kaçın, sürdürülebilir üretim için uzun vadeli planlamaların önemine dikkat çekti.

YER ALTI SULARI İÇİN UYARI

Tropikal meyve üretiminin bazı bölgelerde yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Kaçın, Aksu, Kaş ve Fethiye'de deniz suyunun yer altı sularına karışmasının üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

Kontrolsüz ve ruhsatsız açılan kuyuların yer altı su seviyelerini hızla düşürdüğünü belirten Kaçın, su kaynaklarının daha etkin denetlenmesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmasını "Toprağı da suyu da doğru kullanmak zorundayız. Gelecek nesillere üretmeye devam edebilecekleri bir doğa bırakmak hepimizin sorumluluğudur." sözleriyle tamamladı.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: