TL MEVDUATTA YENİ HEDEF: PAY ARTIRILACAK
Yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ekonomi yönetimi, Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmaya ve TL tasarrufların vadesini uzatmaya yönelik politikaları sürdürecek.
Ekonomi yönetiminin yeni dönemdeki temel hedeflerinden biri, yabancı para mevduatın cazibesini azaltırken Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının daha fazla tercih edilmesini sağlamak olacak.
Bu kapsamda para ve kredi politikaları, dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde uygulanmaya devam edecek.
TL MEVDUATIN PAYI YÜZDE 61,5’E YÜKSELDİ
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış süreciyle birlikte mevduat yapısında da önemli bir değişim yaşandı.
Ağustos 2023'te toplam mevduat içerisinde yüzde 26,2 seviyesine kadar çıkan KKM bakiyesi, uygulamadan çıkış adımlarıyla birlikte tamamen tasfiye edildi.
Gerçek kişiler için KKM'de yeni hesap açma ve yenileme işlemleri 23 Ağustos 2025 itibarıyla sona erdirilirken, 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi Ağustos 2026'da sıfırlandı.
Tüzel kişiler için KKM işlemleri ise daha önce sonlandırılmıştı.
KKM bakiyesinin tasfiye edilmesiyle birlikte TL mevduatın toplam mevduat içerisindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldi.
YABANCI PARA KREDİLERİNDE SINIRLAR SIKILAŞTIRILDI
Ekonomi yönetimi, 2026 yılında TL'ye geçişi desteklemek ve kredi büyümesini enflasyonla uyumlu seviyelerde tutmak amacıyla çeşitli makroihtiyati tedbirler uyguladı.
Ocak ayında yabancı para kredilere yönelik büyüme sınırı sıkılaştırılırken, tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitlerine de büyüme sınırı getirildi.
Mart ayında kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisna tutulan kredilerin kapsamı daraltıldı.
Mayıs sonunda ise ihtiyaç ve taşıt kredileri, KMH limitleri ve TL ticari krediler için kredi büyüme sınırları aşağı çekildi.
Bu adımların etkisiyle kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış yabancı para ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi.
KREDİ VE MEVDUAT POLİTİKASINDA YENİ DÖNEM
Yeni OVP döneminde de finansal istikrarı destekleyen uygulamaların sürdürülmesi planlanıyor.
Program kapsamında Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi, kredi büyümesine ilişkin politikaların para politikasıyla uyumlu şekilde yürütülmesi ve yatırım ile ihracata yönelik finansmana erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Yabancı para mevduatın cazibesini azaltmaya yönelik politikalar devam ederken, TL mevduatın toplam içindeki payının artırılması ve mevduatların daha uzun vadeye yönlendirilmesi amaçlanıyor.
Ekonomi yönetimi aynı zamanda iç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak ve cari işlemler dengesini desteklemek amacıyla bireysel krediler ile hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşuyla uyumlu uygulamalarını sürdürecek.
BANKACILIK SEKTÖRÜNDE SERMAYE YAPISI KORUNUYOR
Bankacılık sektörünün takipteki alacak oranı Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 2,2 seviyesinden yüzde 2,9’a yükseldi.
Buna rağmen söz konusu oranın tarihi ortalamaların altında kaldığı belirtildi. Artışta özellikle KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarındaki alacak bakiyelerinin yükselmesi etkili oldu.
Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için yeniden yapılandırma imkanı da getirildi.
Bankaların takipteki alacaklar için yüksek karşılık ayırması ve güçlü sermaye yapısı, finansal istikrar açısından önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.
SERMAYE YETERLİLİĞİ YASAL SINIRIN ÜZERİNDE
Bankacılık sektörünün Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR), 2025 yılı sonunda yüzde 19,7 seviyesindeyken, Ocak 2026'da yüzde 16,8'e geriledi.
Temmuz 2026 itibarıyla ise SYR yüzde 16,6 seviyesinde gerçekleşti.
Bu oran, Basel kriterlerinde yer alan yüzde 8’lik yasal alt sınırın ve BDDK tarafından belirlenen yüzde 12’lik hedef oranın üzerinde bulunuyor.
Ekonomi yönetimi, bankacılık sisteminin sermaye yapısını korurken uluslararası finansal standartlara uyum çalışmalarını da sürdürecek.
BASEL III VE FİNANSAL SEKTÖR DÜZENLEMELERİ
Yeni dönemde finansal sektörün uluslararası standartlara uyumunun güçlendirilmesi de gündemde olacak.
Bu kapsamda Basel III Final olarak da anılan düzenlemelere uyum sağlanması amacıyla bankaların kamuya açıklama yükümlülükleri ve ilgili mevzuatta değişiklikler yapılması planlanıyor.
Ayrıca tasarruf finansman şirketlerinin dengeli şekilde büyümesi, müşterilerin haklarının korunması ve sektördeki faaliyetlerin sağlıklı biçimde yürütülmesi için yeni düzenlemeler yapılacak.
Kalkınma bankacılığının etkinliğinin artırılması amacıyla da mevzuat altyapısının ve organizasyon yapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
HEDEF: DAHA GÜÇLÜ TL TASARRUF YAPISI
Yeni OVP dönemindeki yaklaşımın merkezinde, tasarrufların daha fazla TL cinsinden tutulması ve finansal sistemin uzun vadeli kaynak yapısının güçlendirilmesi bulunuyor.
TL mevduatın payının artırılması, vadenin uzatılması, yabancı para mevduata olan yönelimin azaltılması ve yatırım ile ihracatın daha uygun finansman koşullarıyla desteklenmesi, ekonomi politikalarının önümüzdeki dönemdeki temel başlıkları arasında yer alacak.
Bu politikalarla birlikte ekonomi yönetimi, dezenflasyon sürecini destekleyen, finansal istikrarı gözeten ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen bir finansal yapı oluşturmayı amaçlıyor.
- enflasyon
- ekonomi
- Merkez Bankası
- #Yatırım
- TCMB
- Türk Lirası
- Finans
- bankacılık
- faiz
- #Dolar
- Şehrim Antalya
- kredi
- #OVP
- TL Mevduat
- Mevduat
- Orta Vadeli Program
- KKM
- Kur Korumalı Mevduat
- Basel III
- Finansal İstikrar