GAZETECİLİKTE DÜN BUGÜN FARKI..!

1991 yılı, Türkiye ve dünya tarihi açısından olduğu kadar Türk basını ve siyasi tarihi için de son derece hareketli, kırılma noktalarıyla dolu bir dönemdi...
Bu kritik yılda, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın elinden "Yılın Gazetesi" ödülünü almış olmak, mesleki kariyerimde gurur verici, son derece kıymetli ve tarihi bir anı olarak yer almıştır...
ÖZAL'IN MEDYA İLİŞKİSİ
Turgut Özal, basına mesafeli duran klasik devlet adamı profilinden farklı olarak gazetecilerle birebir diyalog kurmaktan çekinmeyen, muhabirlerin sorularını doğrudan yanıtlayan ve medya ile ilişkileri (bazen çatışmalı bazen samimi ama her zaman) çok yoğun olan bir liderdi...
Özal’ın elinden bir medya ödülü almak, o dönemde hem iktidarla hem de Türk basınının nabzını tutan merkezle kurulan profesyonel ilişkinin en üst düzey tesciliydi...

ÖDÜLÜN SİMGESEL VE MANEVİ DEĞERİ
Zirvedeki Bir Dönem:
1991 yılı, Özal’ın başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığı makamına geçtiği ve Türkiye'nin dönüşüm süreçlerinin hızlandığı yıllara denk gelir...
Böylesi hareketli bir siyasi iklimde, yılın gazetesi seçilmek ve ödülü doğrudan devletin en tepesindeki isimden bizzat almak, mesleki emeğin o dönemin şartlarında ne denli büyük bir yankı uyandırdığının göstergesidir...
Tarihsel Bir Hatıra:
Aradan geçen onca yıla rağmen bu anı, sadece kişisel kariyerimle ilgili değil, aynı zamanda Türk basınının o döneme ait çalışma koşulları, habercilik refleksleri ve gazeteci-siyasetçi ilişkileri açısından da yaşayan bir tarih belgesidir...
Bu ödül, Türk medyasının çok sesli ve rekabetçi olduğu, gazeteciliğin toplumsal etkisinin en üst seviyede hissedildiği bir dönemin taçlandırılmasıdır...
Dün böyle bir Türkiye vardı...
Basın - siyasetçi ilişkilerinde yaşadığımız...
Bugün ise bunların zerresi kalmadı gazetecilik adına güzel ülkemizde...
Ülkeyi soyup soğana çeviren; kul hakkı tanımaz, kamu malını kendine hak sayan ahlaksızlara karşı mücadele eden...
Asrın vurguncularının ipliğini pazara çıkaran gazetecilere teşekkür etmek yerine, hapisle ödüllendirilmesi ne yaman bir çelişki!
İşte bu baskıcı duruma karşı, tepkilerini ortaya koymak adına ülke çapında protesto eylemleri için meydanlara çıkıyor gazeteciler ve sivil toplum kuruluşları...
‘SANSÜRE HAYIR’ YÜRÜYÜŞÜBasın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve ev hapsi kararları ile medya kuruluşlarına kayyum atanması ve erişim engellerine karşı bugün 10 kentte sokağa çıkıyor.
“SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜ” 10 kentte yapılacak ve gazetecilerle halkın haber alma hakkına sahip çıkan herkese açık.
Eylemler İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır’da eş zamanlı düzenlenecek. YENİ Parti, İYİ Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) de katılacak.
ÖZEL DE YÜRÜYECEKYENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de basın meslek örgütlerinin çağrısıyla “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla düzenlenecek yürüyüşe katılacak.
Madenciler, gaziler, öğretmenler ve emeklilerin yanı sıra eğitim sendikaları da dayanışma çağrısında bulunarak, eyleme destek vereceklerini açıkladı.
Bağımsız Maden İş Sendikası, Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası, Eğitim-İş ve Eğitim Sen eyleme destek veren örgütlerden bazıları.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın raporuna göre 1 Nisan 2025-1 Nisan 2026 arasında 19 gazeteci tutuklandı.
- gazetecilik
- medya özgürlüğü
- Türk Basını
- Turgut Özal
- Yılın Gazetesi Ödülü
- Basın Tarihi
- Gazeteci-Siyasetçi İlişkileri
- Türk Medyası
- Gazetecilik Mesleği
- Basında Dün ve Bugün