COP31 ANTALYA’DA SONBAHAR SEZONUNU HAREKETLENDİRECEK
Antalya, kasım ayında yalnızca dünyanın iklim gündemine değil, turizm hareketliliğine de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 kapsamında 60’tan fazla ülkeden üst düzey katılım beklenirken, Antalya’nın otelleri, turizm tesisleri ve kent merkezi zirve öncesinde hareketlenmeye başladı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilecek 31’inci Taraflar Konferansı, Antalya’nın uluslararası organizasyon kapasitesini dünyaya göstermesi açısından da önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

EXPO ALANI COP31 İÇİN YENİDEN HAZIRLANIYOR
COP31’in ana etkinlik alanı, 2016 yılında EXPO için inşa edilen Antalya EXPO alanı olacak. Organizasyon hazırlıkları kapsamında alandaki altyapı ve üstyapı çalışmaları devam ederken, bölgenin adı da “COP31 Alanı” olarak değiştirildi.
Zirvenin gerçekleştirileceği alanın yanı sıra ulaşım güzergâhlarında da hazırlıklar sürüyor. Özellikle organizasyona ev sahipliği yapacak bölgelerde yolların ve çevre düzenlemelerinin uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.
Bu hazırlıklar, Antalya’nın yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda büyük ölçekli uluslararası toplantılara ev sahipliği yapabilen bir merkez olduğunu ortaya koyması açısından önem taşıyor.
KALEİÇİ’NDE REZERVASYON HAREKETLİLİĞİ
COP31’in turizme etkisinin yalnızca Belek, Kundu ve Lara hattıyla sınırlı kalması beklenmiyor.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Çek, zirve kapsamında 80 bin ila 100 binin üzerinde ziyaretçi ve yabancı heyetin Antalya’ya gelmesinin mümkün olduğunu belirterek, özellikle Kaleiçi bölgesinde şimdiden ciddi bir rezervasyon hareketliliği yaşandığını ifade etti.
Çek’e göre zirve için Antalya’ya gelecek konukların önemli bir bölümü toplantılar dışında kenti ve bölgeyi tanımak isteyecek. Bu nedenle kent merkezindeki tesislerde de hareketlilik yaşanıyor.
Kaleiçi’nde bazı tesislerin şimdiden dolmaya başlaması, COP31’in turizme kent geneline yayılan bir katkı sağlayabileceğinin ilk işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
LİDERLER ZİRVESİ BELEK’TE YAPILACAK
COP31’in en dikkat çeken bölümlerinden biri ise liderler zirvesi olacak.
Zirvenin yaklaşık üç günlük liderler bölümünün Belek’te gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda bölgedeki en üst segment tesisler arasından yaklaşık 15 otel seçildi.
Söz konusu tesislerde devlet başkanları, hükümet temsilcileri, bakanlar ve üst düzey heyetlerin ağırlanması için hazırlıklar yürütülüyor.
Ercan Çek, liderler zirvesinin Antalya açısından yalnızca turizm geliri anlamına gelmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin turizm altyapısı ve uluslararası organizasyon kapasitesi açısından güçlü bir tanıtım fırsatı oluşturacağını belirtti.
ANTALYA’DA 100 BİNE YAKIN ZİYARETÇİ HESABI
COP31’in 9-20 Kasım tarihleri arasında uzun soluklu bir organizasyon olması, Antalya turizmi açısından ayrı bir önem taşıyor.
Ercan Çek, dünyanın farklı destinasyonlarında gerçekleştirilen benzer iklim zirvelerindeki ziyaretçi sayılarına dikkat çekerek Antalya’nın da 80 bin, 100 bin ve hatta 100 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.
Bu hareketlilik, özellikle yaz sezonunun ardından turizm tesislerinin doluluk oranlarının korunmasına katkı sağlayabilir.
Antalya’nın güçlü otel altyapısı, havalimanı bağlantıları, kongre kapasitesi ve uluslararası destinasyon kimliği, COP31 döneminde önemli avantajlar arasında gösteriliyor.
TRUMP VE DÜNYA LİDERLERİ İÇİN HAZIRLIK
Liderler zirvesine dünyanın farklı bölgelerinden devlet ve hükümet başkanlarının katılması bekleniyor.
POYD Başkan Yardımcısı Ercan Çek, ABD Başkanı Donald Trump’ın da zirveye katılımının onaylandığı yönünde bilgi bulunduğunu belirterek, Avrupa ülkelerinden çok sayıda liderin de Antalya’da olmasının beklendiğini söyledi.
Bu düzeyde bir katılım gerçekleşmesi halinde Antalya, birkaç gün boyunca dünya siyasetinin ve iklim diplomasisinin önemli merkezlerinden biri haline gelecek.
Özellikle liderlerin Belek’te ağırlanacak olması, bölgedeki turizm tesislerinin hizmet standartlarının uluslararası ölçekte görünür hale gelmesini sağlayacak.
OTELLERDE REZERVASYONLAR YENİDEN PLANLANDI
COP31’in kesinleşmesinin ardından bölgedeki otellerin rezervasyon politikalarında da değişiklik yaşandı.
Belek, Kundu ve Lara bölgesindeki bazı tesisler, zirve tarihlerini dikkate alarak mevcut rezervasyonlarını yeniden değerlendirmeye ve belirli kapasiteyi COP31 için ayırmaya başladı.
Ercan Çek, bazı tesislerin kapasitelerinin yaklaşık yarısını organizasyona ayırdığını belirtti. Bununla birlikte daha önce kesinleşmiş gruplar ve özellikle golf turizmine yönelik rezervasyonlar da tesislerin doluluklarında etkili oluyor.
Antalya’nın mevcut konaklama altyapısının, COP31 kapsamında gelecek 80-100 bin kişilik ziyaretçi ve heyet trafiğini karşılayabilecek kapasitede olduğu ifade ediliyor.
TURİZMCİLERDE ÇİFTE ORGANİZASYON HEYECANI
COP31, Antalya’nın sonbahar döneminde ev sahipliği yapacağı tek büyük uluslararası organizasyon değil.
Kent, aynı dönemde önemli bir uzay kongresine de ev sahipliği yapacak. Turizmciler, iki büyük organizasyonun peş peşe gelmesinin sezon sonundaki hareketliliği ciddi şekilde artırmasını bekliyor.
Kundu’daki 5 yıldızlı bir otelin işletme müdürü İsmail Çağlar, uluslararası, akademik ve bürokratik heyetlerin çok sayıda otelde rezervasyon yaptırdığını belirterek, bu organizasyonların Antalya açısından hem gelir hem de tanıtım bakımından büyük fırsat oluşturduğunu söyledi.
“NORMAL BİR SEZON SONU OLMAYACAK”
Turizm sektörü açısından kasım ayının genellikle sezonun yavaşladığı dönemlerden biri olduğunu belirten Çağlar, bu yıl tablonun farklı olacağına dikkat çekti.
Devlet başkanlarından bilim insanlarına, bürokratlardan uluslararası heyetlere kadar çok farklı profillerden konukların Antalya’da ağırlanacak olması, otellerin hizmet hazırlıklarını da üst seviyeye taşıyor.
Konaklama, yeme-içme, toplantı organizasyonları, güvenlik ve transfer hizmetleri dahil olmak üzere birçok alanda uluslararası standartlara uygun hazırlık yapılıyor.
Çağlar, özellikle normalde “düşük sezon” olarak değerlendirilen dönemde iki büyük organizasyonun Antalya’ya gelmesinin turizm sektörü açısından önemli bir moral ve ekonomik katkı sağlayacağını belirtti.
ANTALYA İÇİN SADECE TURİZM DEĞİL, KÜRESEL TANITIM FIRSATI
COP31’in Antalya’ya ekonomik katkısının otel doluluklarıyla sınırlı kalması beklenmiyor.
On binlerce uluslararası ziyaretçinin Antalya’da bulunması; ulaşım, yeme-içme, alışveriş, kültür, eğlence ve şehir ekonomisinin farklı alanlarında ek hareketlilik oluşturabilir.
Daha önemlisi, dünyanın dört bir yanından gelecek devlet temsilcileri, diplomatlar, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve medya mensupları Antalya’yı doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak.
Bu nedenle COP31, Antalya açısından yüksek sezon dışında turizm gelirlerini destekleyecek büyük bir organizasyon olmanın ötesinde, kentin küresel marka değerini güçlendirebilecek bir vitrin niteliği taşıyor.
Kasım ayında dünyanın iklim gündemi Antalya’da şekillenirken, kent turizmi de yaz sezonunun ardından yeni bir uluslararası hareketlilik dalgasına hazırlanıyor.
- Antalya
- turizm
- Ercan Çek
- Türkiye turizmi
- belek
- #POYD
- #COP31
- Antalya turizmi
- Kaleiçi
- Lara
- otelcilik
- uluslararası organizasyon
- Birleşmiş Milletler
- dünya liderleri
- Kundu
- iklim zirvesi
- #UNFCCC
- liderler zirvesi
- Antalya kongre turizmi