GÖLÜN İÇİNDEN GEÇEN YOL
Yoğun yağışların ardından sular altında kalan Antalya–Konya yoluna ilişkin ÇED dosyası ve resmi görüşler kamuoyuna yansıdı. Belgelerde güzergâhın sulak alan kapsamında değerlendirilmediği belirtilirken, bölgenin biyolojik çeşitlilik açısından “sıcak nokta” olarak tanımlandığı ortaya çıktı.
ÇED KARARI VE RESMİ GÖRÜŞLER
Antalya’da Eynif ve Gembos ovalarının suyla dolması sonucu ulaşıma kapanan yeni Antalya–Konya yolunun Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine dair detaylar netleşti. Proje için 13 Aralık 2017’de başvuru yapıldığı, 31 Temmuz 2018’de “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildiği öğrenildi.
Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından planlanan ve 67 kilometre uzunluğundaki güzergâh, Manavgat-Taşağıl ayrımından başlayarak Beydiğin, Başlar ve İbradı üzerinden Konya’nın Derebucak ilçesine uzanıyor. Yolun, D-400 bağlantısını güçlendirdiği ve Demirkapı Tüneli ile Akdeniz ile karasal iklimi birbirine bağladığı ifade edildi.
Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yazısında, projenin daha önce “ÇED kapsamı dışı” olarak değerlendirildiği ve faaliyetin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle kararın geçerli olduğu belirtildi.

“SULAK ALAN KAPSAMINDA DEĞİL” GÖRÜŞÜ
ÇED dosyasında yer alan 18 Haziran 2018 tarihli görüşte, Orman ve Su İşleri Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü tarafından proje alanının “Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği” kapsamında kalmadığı bildirildi.
Buna karşın aynı belgede güzergâhın “Hedef Türlerce Zengin Habitat” ve “Özellikli Yaban Hayvanı Alanı” sınırları içerisinde yer aldığı tespiti yer aldı. Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü ise projeye kurum açısından sakınca bulunmadığını bildirdi.

TÜRKİYE’NİN “SICAK NOKTA” ALANLARINDAN BİRİ
ÇED dosyasına göre yolun yaklaşık son 33 kilometrelik bölümü, WWF tarafından Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik açısından en değerli 100 orman alanı arasında gösterilen sahalardan birinin içinde bulunuyor. Türkiye’deki dokuz “sıcak noktadan” biri olarak belirtilen havzada, özellikle Gembos Ovası’nın endemik bitki türleri bakımından önemli olduğu kaydedildi.
Raporda, kurt, bozayı, vaşak ve yaban keçisi gibi türlerin yaşam alanlarının bölünmemesi için 80-100 metre genişliğinde iki ekolojik köprü yapılmasının şart koşulduğu belirtildi. Ayrıca büyük memelilerin yola girişini önleyecek çitler ve diğer türler için yeterli menfez bırakılması gerektiği ifade edildi.
ÇAYIR, MERA VE TARİHİ KAYITLAR
Proje dosyasında yolun bazı kilometreleri arasında çayır ve mera alanlarından geçtiği ya da bu alanlara paralel seyrettiği bilgisi yer aldı. Bugün sular altında kalan Eynif ve Gembos ovalarının da bu kapsamda değerlendirildiği ifade edildi.
Yolun kapanmasının ardından 1988 tarihli bir öğretmen el kitabındaki harita yeniden gündeme geldi. Haritada Eynif ve Gembos ovalarının kış aylarında su altında kaldığı, yazın ise suyun çekildiği alanlar olarak gösterildiği görüldü.
Bölge sakinlerinden Bayram Ali Adıgüzel, geçmişte Gembos Ovası’nın nisan ayına kadar su tuttuğunu belirtirken, Akdeniz Üniversitesi’nden Serkan Gedik ise tarihi kaynaklarda güzergâhın “göl” olarak geçtiğini ifade etti. Yolun ne zaman yeniden ulaşıma açılacağı ise henüz netlik kazanmadı.
- İbradı
- biyolojik çeşitlilik
- ÇED raporu
- Antalya-Konya Yolu
- Demirkapı Tüneli
- Eynif Ovası
- Gembos Ovası
- sulak alan
- ekolojik köprü