TÜRKİYE DONARKEN, HABER SİSTEMİ DE DONDU
2026 yılı Türkiye’ye aşırı soğuklar ve ülke genelinde etkili kar yağışlarıyla girdi. Birçok şehirde hayat durdu, ulaşım aksadı, kriz manşetleri peş peşe geldi.
Ancak özellikle turizmin başkenti Antalya’da ve benzeri büyükşehirlerde farklı bir sessizlik hâkim.
Ne olağanüstü bir gündem varmış gibi davranılıyor ne de sahadan güçlü haberler geliyor.
Daha doğrusu haber var ama üretilmiyor.
Kamu kurumları, belediyeler ve bağlı birimler;
çoğu zaman eski haberleri başlığını değiştirerek yeniden servis ediyor.
Gazeteciler ise açık açık şunu söylüyor:
“Girecek haber bulamıyoruz.”
Bu durum sizce de ilginç değil mi?
BASILI GAZETE GERÇEĞİ: TÜRKİYE GENELİNDE ALIŞKANLIK BİTTİ
Bu tablo yalnızca Antalya’ya özgü değil.
Türkiye genelinde:
-
Basılı gazete sayısı hızla azalıyor
-
Yerel gazeteler kapanıyor ya da sembolik tirajla çıkıyor
-
Okur alışkanlığı fiilen bitmiş durumda
Kimse yüksek sesle söylemek istemese de gerçek şu:
Gazete okunmuyor.
Basılı gazeteler bugün:
-
Okur için değil
-
Resmî ilan sistemi için
-
Alışkanlık için
-
“Varlığını sürdürme” refleksiyle
yayın hayatına devam ediyor.
HABERİN ZAMANI DEĞİŞTİ, GAZETE GERİDE KALDI
Günün gerçeği çok net:
-
Bir haber bugün geliyor
-
İnternet haber sitesinde anında yayınlanıyor
-
Sosyal medyada dolaşıma giriyor
-
Kamuoyu oluşuyor
Aynı haber gazetede ertesi gün basılıyor.
Bu durumda o haber:
Gazetede çıktığı anda eski, bayat ve tüketilmiş oluyor.
Bu bir eleştiri değil, zamanın ruhu.
DİJİTAL ÖNDE AMA GÖRÜNMEYEN BİR DRAM VAR
İşin asıl çarpıcı kısmı burada başlıyor.
Evet;
-
Gündemi internet haber siteleri belirliyor
-
Hız orada
-
Etki orada
-
Okur orada
Ama kimsenin konuşmak istemediği bir gerçek var:
İnternet haber siteleri neredeyse hiçbir düzenli gelir olmadan yayın yapıyor.
Türkiye genelinde:
-
Yerel dijital medyada reklam yok denecek kadar az
-
Destek mekanizmaları yetersiz
-
Resmî ilan sistemi dijitali kapsamıyor
-
Sürdürülebilirlik tamamen fedakârlığa dayanıyor
Buna rağmen:
-
7/24 yayın yapılıyor
-
Sahaya çıkılıyor
-
Kriz anlarında ilk bilgi oradan geliyor
Ve ne yazık ki:
Bunu da kimse görmüyor.
HERKES DİJİTAL OKUYOR, KİMSE DİJİTALİ SAHİPLENMİYOR
Türkiye’de büyük bir çelişki yaşanıyor:
-
Herkes haberi internetten okuyor
-
Herkes link paylaşıyor
-
Herkes sosyal medyadan gündemi takip ediyor
Ama konu:
-
Reklam desteğine
-
Kurumsal iş birliklerine
-
Yasal tanınırlığa
gelince sessizlik.
Basılı gazete okunmuyor ama sistem ona göre kurulmuş.
İnternet haber sitesi okunuyor ama yok sayılıyor.
Bu sizce de tuhaf değil mi?
HABER YOKLUĞU DA BİR HABERDİR
Bugün Türkiye genelinde:
-
Tarımda don riski
-
Turizmde 2026 beklentileri
-
Sosyal yardımlar
-
İşsizlik
-
Gençlik ve eğitim
-
Yerel yönetimlerin performansı
gibi sayısız güçlü haber başlığı var.
Ama bunlar:
-
Emek ister
-
Sahaya çıkmayı gerektirir
-
Risk almayı gerektirir
Kolay olan tercih ediliyor:
Eski haber, yeni başlık.
SON SÖZ
Gerçek şu:
Basılı gazete çağını tamamladı ama bunu kabul etmiyor.
İnternet haber siteleri çağın merkezinde ama ayakta kalmaya çalışıyor.
Bir tarafta:
-
Okunmayan ama desteklenen bir mecra
Diğer tarafta:
-
Okunan ama görmezden gelinen bir emek
Asıl mesele de tam olarak bu.
Ve artık şu soruyu sormak gerekiyor:
Herkesin okuduğu ama kimsenin sahip çıkmadığı dijital gazetecilik, Türkiye’de ne kadar daha ayakta kalabilir?
- RTÜK
- basınözgürlüğü
- #TürkiyeGündemi
- Gazetecilik
- DijitalMedya
- İnternetHaberSiteleri
- YerelMedya
- BasılıGazete
- MedyaKriz
- AntalyaBasını
- DijitalGazetecilik
- CumhurbaşkanlığıİletişimBaşkanlığı
- BasınİlanKurumu
- TürkiyeGazetecilerCemiyeti
- TürkiyeGazetecilerSendikası
- YerelMedyaDernekleri
- DijitalMedyaYayıncıları