HAL YASASI DEĞİŞİYOR, ANTALYALI UZMANDAN ÜRETİCİ UYARISI!

ebze ve meyve fiyatlarının düşürülmesi, ticaretin kayıt altına alınması ve tedarik zincirinin daha şeffaf hâle getirilmesi amacıyla hazırlanan yeni Hal Yasası taslağı, tarım sektöründe beklentileri artırdı.

26 Eki 2026 - 11:02 YAYINLANMA
26 Eki 2026 - 11:52 GÜNCELLEME
HAL YASASI DEĞİŞİYOR, ANTALYALI UZMANDAN ÜRETİCİ UYARISI!

Dört bakanlığın ortak çalışmasıyla hazırlanan ve TBMM’ye sunulması beklenen düzenlemeyi değerlendiren Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, reformun yalnızca mevzuat değişikliğiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Metin’e göre asıl başarı, üreticiden tüketiciye uzanan zincirin sahada nasıl işlediğiyle belirlenecek.

Ticaret, Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının hazırladığı taslakta; zincir marketlerin yerli ürün satışına ilişkin yükümlülükleri, tarımsal kooperatiflerin güçlendirilmesi, toptancı hallerinin dijital takibi ve kayıt dışı ticaretle mücadele gibi başlıklar öne çıkıyor.

Antalya tarımı açısından da önem taşıyan düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu yedek üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, yeni sistemin üretimden satışa kadar bütün aşamaları kapsaması gerektiğini belirtti.

DÖRT BAKANLIKTAN ORTAK HAL YASASI HAZIRLIĞI

Yeni Hal Yasası taslağının temel hedefleri arasında sebze ve meyve fiyatlarının daha yakından izlenmesi, ürün hareketlerinin kayıt altına alınması ve tüketicinin ürüne daha uygun koşullarda ulaşması bulunuyor.

Taslakta zincir marketlere yerli sebze ve meyve satışı konusunda yükümlülük getirilmesi ve bu uygulamanın vergi teşvikleriyle desteklenmesi öngörülüyor. Muz, sarımsak ve limon ithalatında kota uygulanması da gündeme gelen düzenlemeler arasında yer alıyor.

Toptancı hallerindeki işlemlerin dijital ortamda takip edilmesi, stok hareketlerinin izlenmesi ve denetimlerin güçlendirilmesiyle kayıt dışı ticaretin önüne geçilmesi ve fiyat oluşumunun daha şeffaf hâle getirilmesi amaçlanıyor.

Ancak düzenlemenin nasıl uygulanacağı ve üretici üzerindeki etkilerinin ne olacağı, taslağın nihai hâli ve uygulama esaslarıyla daha net ortaya çıkacak.

KOOPERATİFLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR

Taslakta dikkat çeken başlıklardan biri de tarımsal kooperatiflerin sayısının ve etkinliğinin artırılması. Türkiye’deki 8 bin 933 tarımsal amaçlı kooperatifin kısa vadede iki katına çıkarılması hedefleniyor.

Kooperatiflerin güçlendirilmesiyle üreticilerin ürünlerini daha örgütlü biçimde pazarlaması, pazara erişim olanaklarının geliştirilmesi ve üretici ile tüketici arasındaki aracı sayısının azaltılması amaçlanıyor.

Bununla birlikte, kooperatif sayısının artırılmasının tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekiliyor. Üreticilerin pazarlama, lojistik, depolama ve ürünlerin satışında etkin bir yapıya kavuşması, beklenen sonuçların alınması açısından önem taşıyor.

AYŞE METİN: TEDARİK ZİNCİRİ BAŞTAN SONA YENİLENMELİ

Yeni Hal Yasası’nın orijinal taslak metnini merakla beklediğini belirten Ziraat Mühendisi Ayşe Metin, beklentisinin yalnızca yeni bir yasa çıkarılması olmadığını ifade etti.

Metin, tarımsal tedarik zincirinin üretim aşamasından tüketiciye ulaşana kadar bütüncül bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Üretim, kullanılan tarımsal girdiler, iş gücü, ticaret ve ürün hareketlerinin birbirinden bağımsız sistemler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Metin, şeffaf ve izlenebilir bir yapının bütün aşamaları birbirine bağlaması gerektiğini vurguladı.

“EN BÜYÜK SANCIYI ÜRETİCİ YAŞAYACAK”

Yeni düzenlemelerin sahadaki etkilerine dikkat çeken Metin, özellikle üreticilerin karşılaşabileceği yeni yükümlülükler konusunda uyarıda bulundu.

Metin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“ÇKS’den B-Reçete’ye, oradan Hal Kayıt Sistemi’ne uzanan; üretimi, kullanılan girdileri, ticareti ve ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar tüm süreçleri birbirine bağlayan entegre, şeffaf ve izlenebilir bir sistem kurulmalı.

Bu dönüşümün en büyük sancısının üretici tarafında yaşanacağını şimdiden öngörüyorum. Yeni yükümlülükler, kayıt süreçleri ve dijital uyum, sahadaki gerçekler dikkate alınmadan yönetilemez.”

Metin’in değerlendirmesine göre, dijitalleşme ve kayıt sistemleri tarımsal ticaretin izlenebilirliğini artırabilir. Ancak bu süreçte üreticilerin teknik altyapısı, bilgiye erişimi ve uygulamaya uyum kapasitesi de dikkate alınmalı.

Özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin yeni sisteme uyum sağlaması için gerekli desteklerin sunulması, düzenlemenin sahada karşılık bulması açısından belirleyici olabilir.

TEK BİR EKSİK KAYIT TÜM SİSTEMİ ETKİLEYEBİLİR

Hal Yasası taslağının başarısında veri güvenilirliğinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Metin, sistemin tüm paydaşlar tarafından doğru ve zamanında bilgi girilmesine bağlı olduğunu ifade etti.

Metin, zincirin herhangi bir aşamasındaki eksik veya hatalı kaydın sistemin bütününe ilişkin güvenilirliği etkileyebileceğine dikkat çekti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da düzenleme sürecinde yer almasının tarımsal iş gücünün kayıtlılığı açısından önemli olduğunu belirten Metin, iş gücü hareketlerinin ve ürün süreçlerinin de izlenebilir yapıya dâhil edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım, yalnızca ürünün nerede üretildiğinin veya hangi aşamalardan geçtiğinin değil, üretim sürecinde kullanılan girdilerin ve iş gücünün de daha kapsamlı biçimde takip edilmesini öngörüyor.

BAŞARIYI MASA BAŞI DEĞİL, SAHA BELİRLEYECEK

Ayşe Metin, yeni Hal Yasası’na ilişkin en önemli beklentisinin yalnızca ticari hareketleri kayıt altına alan bir sistem kurulması olmadığını belirtti. Üretimin, kullanılan girdilerin, iş gücünün ve ürün hareketlerinin birbirleriyle doğrulanabildiği bütüncül bir yapı oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Metin, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Sadece ticari hareketlerin kayıt altına alındığı değil, üretimin, kullanılan girdilerin, iş gücünün ve ürün hareketlerinin birbiriyle doğrulanabildiği bütüncül bir yapı kurulması. Bu dönüşümün başarısını masa başında hazırlanan düzenlemeler değil, sahadaki uygulanabilirliği belirleyecek. Yeni taslağı bu gözle değerlendireceğim. Çünkü asıl reform, kanunun değişmesi değil, sahadaki işleyişin gerçekten değişmesidir.”

YENİ YASADA GÖZLER UYGULAMA DETAYLARINDA

Hal Yasası taslağının TBMM’ye sunulması ve yasama sürecinde şekillenmesiyle birlikte, düzenlemenin üreticiler, kooperatifler, toptancı halleri, zincir marketler ve tüketiciler üzerindeki etkileri daha somut biçimde değerlendirilebilecek.

Antalya gibi yaş sebze ve meyve üretimi ile ticaretinin önemli olduğu kentlerde, yeni düzenlemenin sahaya nasıl yansıyacağı ayrıca önem taşıyor.

Üreticinin kayıt ve dijitalleşme süreçlerine uyumunun desteklenmesi, ticarette şeffaflığın sağlanması ve tüketicinin fiyat avantajından yararlanması, düzenlemenin başarısını belirleyecek temel unsurlar arasında bulunuyor.

Ayşe Metin’in değerlendirmesi de tartışmanın merkezindeki noktayı ortaya koyuyor: Kalıcı bir reform için yalnızca kanunların değişmesi değil, üreticiden tüketiciye uzanan sistemin uygulamada da değişmesi gerekiyor.

Kaynak :
https://www.antalyagundem.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: